• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Bu savaş ve biz 

05 Mart 2022
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

“Melikler bir ülkeye girdiklerinde, oranın altını üstüne getirirler. Azizlerini zelil yaparlar. Bunlar da öyle yapacaklardır” (Neml, 34) 

Belkıs, savaşın doğasını işte bu veciz cümlelerle anlatır. Bir ülkeye savaş girdi mi oranın altını üstüne getirir. Bütün insani değerleri boğar, öldürür, yok eder. 

Hele günümüzde, söz konusu tahribin sonuçları korkunçtur. Masumların, sivillerin, kadınların, yaşlıların, çocukların hukuku bugünkü savaşlarda baştan bitiktir. Teknolojinin verdiği imkanlar sebebiyle bir anda bütün dünyanın savaş alanına çevrilmesi, dünyanın bir ucundaki kıvılcımın kısa zamanda bütün dünyayı sarması her an mümkündür ve her iki dünya savaşının tanıklığı ile de vakidir. 

Ekonomik, siyasi, stratejik gerekçe ne olursa olsun, günümüzde savaşı başlatan taraf haksızdır, zalimdir, suçludur. Çünkü global dünyada bu savaşın hiç ilgisiz yerleri de vuracağı tartışmasızdır. Durum böyle olunca, savaş başlatan tarafın bu tartışmasız gerçeği düşünmesi, problemlerini sıcak savaşa tevessül etmeden çözmesi gerekir. Bunu yapmayan kim olursa olsun ve hangi gerekçeyle savaş başlatmış bulunursa bulunsun, insanlık suçu işlemiş bir zalimdir. 

Küfür devam eder; fakat zulüm devam etmez. Zalimlerin akıbetleri her zaman hüsran olmuştur, bundan sonra da öyle olmaya devam edecektir. 

Ukrayna- Rusya savaşında da değişen bir şey yoktur. Rusya savaşı başlattığı için çok açık bir şekilde zalimlik kimliğini sahiplenmiştir. Batılılar, Saddam Hüseyin’e oynadıkları oyunu Putin üzerinde de denemişler ve maalesef yine muhataplarını yanlışa sürüklemede muvaffak olmuşlardır. Saddam, Kuveyt’i işgal etmekle nasıl bir tarihi yanılgıya düştüyse, Putin de Ukrayna’yı işgal ile aynı hataya düşmüştür. 

Batıların Ukrayna hassasiyetleri elbette Kuveyt hassasiyeti gibi olmayacaktır. Yani neticede Putin’in karşılaşacağı yaptırım ve cezalandırmalar Saddam’a uygulananlardan daha fazla ve daha şiddetli olacaktır.  

Türkiye’nin, ülke değil ilke merkezli duruşu tam yerinde ve isabetlidir. Rusya’nın yaptıklarını tasvip etmeden, Ukrayna’nın tarafında doğrudan  yer alma gibi lüzumsuz bir atraksiyona da girmeden, her iki tarafla da bağlarını devam ettirmek elbette zor bir siyasi manevradır. Fakat Türkiye bu zoru başarmak mecburiyetindedir. Aksi halde, altından kalkılamayacak bedeller ödeme durumunda kalacaktır. Kaldı ki böylesi bir fedakarlığa katlanmanın şu ortamda sonucu etkileme açısından hiçbir yararı yoktur. 

Türkiye’nin tarafsızlığını ihlal etmesi çok yönlü yanlıştır. Türkiye, şu anda her iki tarafla da diyaloğu olan nadir ülkelerden biridir. Neticede bir sulh olacaksa, Türkiye’nin bu konudaki katkısına büyük ihtiyaç duyulacaktır. 

Putin, bu savaşta Rusya ister galip ister mağlup olsun, sosyo-psikolojik açıdan büyük yara almıştır. Putin’in şahsında yükselen Rusya imajı da yerle bir olmuştur. Halbuki çok kutuplu dünya dengeleri açısından böylesi bir lidere, böylesi bir imaja ihtiyaç vardır. Boşalan yeri, Türkiye’nin doldurması gayet mümkündür. Fırsat değerlendirilebilirse,  bu boşluğu Başkan Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye çok rahatlıkla doldurabilir. Görünen o ki, gidiş o istikamettedir. İç ve dış muhalifler istemese de kader-denk  hemgeçidinde okunanlar böyledir.  

Konuyu biraz daha özele indirgeyecek olursak, Bediüzzaman Hazretlerinin İkinci Dünya Savaşı ile ilgili mülahazaları aynen bu savaş için de geçerlidir. Savaşın teferruat haberleriyle meşgul olmak aklımızı geveze, ruhumuzu sersem hale getirmekten başka işe yaramaz. Hele gereksiz taraftarlık her iki tarafın işleyeceği zulümlere bizi de ortak eder. Bu sebeple de birinci elden konuyla ilgilenmesi gerekenler dışındakilerin meselenin teferruatıyla  zaman öldürmelerine lüzum yoktur. Ruhi, akli ve kalbi selametimizi koruyalım, yapabiliyorsak bu savaş fitnesinin bir an önce söndürülmesi için dua edelim.   

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

İkinci dünya savaşında İnönü'nün tavrını (tarafsız kalma dirayetini) niye eleştiriyoruz o zaman Sayın yazar,hani mazlumun yanında idik hani ezilenler tarafında idik..

ABD b,u

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23