Siyaset yerine tevhid 

07 Nisan 2019 Pazar

Birkaç asırdan beridir özellikle İslam coğrafyası fitne, fesat, tefrika, ihanet, işgal, saldırı, sömürü, faiz, cehalet ve benzeri kirlilik yığınları çöplüğü görünümündedir. Siyonist, ehli salip ve benzeri ihanet şebekelerinin ajanları tarafından işgali altında inletilmektedir.

Dışarıda hain ve düşmanca baskılar, içeride vesayet dayatmaları, ülkemizin zenginliklerini, insanımızın huzurunu ve halkımızın ahlâkını allak bullak etmektedir. Kendileriyle inanç alanında kan bağı olan İslam ülkeleri ile münasebetlerimizi bombalamaya çalışan Amerika ve Avrupa Birliği yanında İslam ülkelerinden mızıkçılık yapıp, düşmanların ekmeğine yağ süren hainlerin tahribatı daha çok sıkıntı vermektedir. İçerde siyasî partiler birbirlerini ötekileştirmeleri tahribatı tehlikeyi daha da tetiklemektedir. Milletimizin ortak aklı, dayanıp direnmesine rağmen, yıkıcı mikrop kaynakları birliğimizi, dirliğimizi yıkma peşindedirler. Ne ilginçtir ki buna siyasî yalpalamalar tuz biber olmaktadır. “Kerameti kendinden menkul” “siyaset Donkişotları” her şeyi karıştırıp, çıkmaza sokuyorlar.

Tarihî misyonu ile milletimiz buna layık değildir. Sakarya’da, Çanakkale’de, Kahraman Maraş’ta, Kafkasya’da yan yana şehadet şerbetini beraberce içmek için savaşan şanlı şehitlerimizin torunları şimdi “makam şerbeti” içmek için birbirlerini dirsekleyip, hırpalayıp koltuk hasreti ile yanıp tutuşmaktadırlar. “Ben önde olayım da işin sonu ne olursa olsun” mücadelesi vermektedirler. Liyakat ve ehliyet kimsenin aklına takılmıyor. Siyaset alanında karşıt şartlanma hastalığı müptelası radikalistlerden, hümanistlere ve moderin İslamcılardan liberalistlere varıncaya kadar her ideoloji sözcüsünün açıklamaları vadileri dolduracak çöplük ve atık maddeler molozları halinde patlama noktasına dayanmıştır.

Acaba bunların savundukları iddianın hangisi doğrudur? İşte bu, çözümü olmayan siyasî yalpalamadır. Hele ayni ideolojik siyasî kuruluşun bireylerinin de çıkar beklentileri, küskünlük marazları depreşirse seyreyleyin curcunayı. Hangi siyasî oluşum olursa olsun tasfiyeci ve reddiyeci olması, itikadî değerlerimize, sosyal olgumuza, millet olma bilincimize, ekonomik yapımıza, vatan bütünlüğümüze, kardeşliğimize, dostluk ilişkilerimize aykırıdır.

Bunca derdimiz ve sıkıntımız vardır. Amma “ölümden başka her derdin ilacı vardır” anlayışından hareket edilirse bütün bunların hepsinin çareleri de vardır. Enfal suresi altmışıncı ayetinde üç çeşit düşmandan bahsedilip, bunlara dikkat çekilmektedir. Birincisi Allah’ın düşmanları, ikincisi müminlerin düşmanları ve üçüncüsü ise Allah’ın bildiği müslümanların bilmediği düşman türüdür. Bu tür düşmanları bile korkutup caydıracak kuvvet olduğu ve müslümanların bunları kullanması gerektiği emri verildiği görülmektedir.

Zihnimizi zorlayalım ve derinlemesine düşünelim. Allah’ın bildiği, müslümanların bilmediği düşmanı caydıracak güç ve kuvvet ne olabilir? Bunu bilmeden, düşmanı tanımadan nasıl hazırlık yapacağız? Düşmanın ekonomik ve moral değerlerini bilmeden neye göre ne ölçüde hazırlık yapacağız? Bu olmadan “kör döğüşü” yapmaya teşebbüs etmek saçmalık olmaz mı? Yalanı, yanlışı, eğrisi, büğrüsü olmayan Allah Teâlâ güçlü ve büyük düşmanlardan bahsederken infak meselesini devreye sokmaktan maksadı ne olabilir? Hem müslümanların bilmedikleri ve tanımadıkları düşmanı caydırmaları teklifi, Allah’ın sistemine ters düşmez mi? İşte işin çözümünü sağlayacak şifre burada sinyal vermeye başlar.

Üç büyük ve etkin düşmanı korkutup caydıracak güç ve kuvvetten bahsederek müslümanların hazırlık yapmalarını emreden Cenab-ı Hak, ayetin sonuna, açıkça ilgisi görülmeyen bir cümle yerleştiriyor. “ Her neyi ki, Allah yolunda infak edersiniz, onun karşılığı size tamamen verilir ve siz haksızlığa maruz kalmazsınız.” Haksızlığa maruz kalmazsınız, ifadesinin verdiği güven dikkate değerdir. Cenab-ı Hak, faiz gibi şeytan ürününden arınıp, İslam ilkelerinden infak gibi birleştirici, maddî ve manevî birliği sağlayıcı ve âdilâne paylaşım ile aşılmaz bir potansiyel gücü devreye sokar. Bu gücü tesis etmiş tevhidi gerçekleştirmiş bir toplum, yenilmez bir toplumdur. Bu da her müslümanın, mümin olmasına bağlıdır. Bizim, siyasî yalpalama yerine tevhid mücadelesi fedaileri olmalıyız. Dava budur.

Allah davasının gönüllülerinin yolu, Allah yoludur! Esselamu aleykum.  

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HalukHaluk2 ay önce
    Hocam guzel bir yazi olmus yazdiklariniz dogru ama esas tehlikeli olan toplum tam ikiye ayrildinasil ortak hedeflere odaklanacagiz yeni sistemin hemen gozden gecirilmesi lazim
  • memetmemet2 ay önce
    yayınlanmayan yoruma ne yazalım bu nasıl gazetecilik yorumumda hakaret yok küfür yok sadece eleştri var o da yayınlanmadıktan sonra ne yazalımki yolunuz açık olsun
  • Midhat GülerMidhat Güler2 ay önce
    Düşmanların çizdiği harekat alanımızda islami düşüncede olanda olmayanda bu harekat alanında daha iyi hizmet vereceğim diyor. Etkin olan siyasilerde bu harekat alanı bize uymuyor, değiştirelim diyemiyor bu sistem içerisinde kaldığımız sürece işimiz zor tedavide zor vessalam. Halen ABD de den yardım beklememiz yokmu İNSANIN AH ÇEKESİ GELİYOR ANCAK NE FAYDA
  • engineerengineer2 ay önce
    aleykema yestehak budur bize müstehak, biz kendimizi düzeltmedikçe bize Allah bile yardım etmez, Erzincan'da Terzi Baba derler bir zat varmış, Allah cc onu amellerinden dolayı severmiş, ama bunu kendide bilmezmiş, Horasanlı bir alim bunu keşfetmiş yanına varmış, Terzi Baba'ya sormuş ,neyin sohbetini yaparsın ki insanlar senin sohbetine dolar taşar?TERZİ BABA DEMİŞ; BEN DÜNYALIK İÇİN ALLAH BİLE DEMEM demiş, şimdi ise din iman para, ahlak ve maneviyat sıfır soran yok, helaket ve felaket devridir şimdi, ne yazıkki bu topraklarda artık o dediğiniz faydalı otlardan bitmiyor, her yanı ayrık otu sarmış, şöyle garip bencileyin yani.
  • Mustafa Mustafa 2 ay önce
    Size anlatılan tevhid mi kuran dapeyganberlere anlatılan ve peyganberlerin yaşadığı tevhid mi.
  • FerhatFerhat2 ay önce
    Allah sizden razı olsun hocam. Allah cc sizin gibi bize yol gösteren büyüklerimizi başımızdan eksik kılmasın hocam. Allah kaleminize güç, sözlerinizr nur versin hocam. Tüm müminleri ve milletimizi tevhid şuuru ile hidayete kavuşturan kullarından eylesin.

Günün Özeti