Paranın gücü ve infak

10 Şubat 2019 Pazar

İnsanın yaratılışı ile başlayan çıkar mücadeleleri, bugüne kadar süregeldi. Bugün şiddetini artırarak devam etmektedir. Bugün bu çıkar mücadelesi iğrençleşmiş ve yeryüzünde baskı unsuru olmuştur. 

Güçlülerin zâlimce uygulama taktiği haline gelmiştir. Yaptırım adı altında sindirme ve yıldırma politikası olarak kullanma aleti olmuştur.

Dün olduğu gibi bugün de dünya üzerinde medeniyetlerin savaşı hız kazanarak devam etmektedir. Bu büyük savaşların esas sebebi hâkimiyettir. Güçlülerin, güç olarak kullanma dayanağı haline gelen para korkunç boyutlarda kullanılmaktadır. Dünyada adaleti ve barışı sağlama yerine parayı silah olarak kullanan güçlüler, parayı esas maksadının dışında kullanma çirkefliğine tevessül etmeye başladılar. Fırsatları kollayarak ve askerî gücün yapamadığı etki yerine de kullanılan para, görünmez robot askerler olarak sahaya sürüldü. 

Onun için tutarlı siyaseti ve yönetimi olmayanın başarı şansı yoktur. 

Ekonomik gücü olmayanın ise başarı şansı hiç yoktur. Bir medeniyetin veya bir devletin para yönetimi dengeli ve tutarlı değilse onun âkibeti ancak felakettir. Dünyada felakete hazırlanan zâlim güçlüler siperdedir.

İnsanlık tarihinde para yönetimi, cilveler yapmış, zikzaklar çizmiş ve ters istikametler seçmiştir. Genelde çıkar ağırlıklı yön izlemiş, fakat çoğu zaman ideolojik yola girmiştir. Yönetimi de kendine benzetmiştir. İdeolojik sahalarda yol alan para materyal halinde zehir olmuştur. 

Materyalist düzende para, bulunduğu sistemi, derdi çekilmez müzmin hasta pozisyonuna sokmuştur. Bu sinsi ve önlenemez virüs faizdir. 

Faiz sisteminde ekonominin dizginleri, para babası baronların elindedir. Baron, güya asalet sahibi olduğu için her artı değer onun olması gerekmektedir. Artı değer para onun istediği gibi kullanmalıdır.

Bugün en büyük baron, ABD olduğu için baron başı başkan Trump söz geçiremediğine yaptırım uyguluyor. Yani aşağıladığı devletleri yaptırımlarla yıkmaya çalışıyor. Dost, stratejik ortak, NATO gibi kavram ve kuruluş dinlemiyor, para gücünü elinden geldiği gibi kullanıyor. 

Bu olay önemli bir gerçeği açıkça gösteriyor. Yerli ve yabancı baron türünde kim varsa parayı zâlimce kullanıyor, çıkarcılığın ve bencilliğin en iğrencini başkalarına reva görüyor. Parayı böylesi tahrip aleti olarak kullanan her materyalist ve pragmatist faizcidir ve zâlimdir. Demek ki bugün zâlimlerin hükümran olduğu dünya, faizi ile kirlenmiş parayı, başkalarının aleyhinde kullanmakta ve bundan hiç taviz vermeden tahribat yapmakta bir beis görmemektedir.

Geçen birkaç aylık süreçte bu zâlim ve para sarhoşu, Türk parasını ve dolayısı ile Türk ekonomisini nasıl çökertmeye yeltenip ne kadar hırpaladığını hep beraber gördük. 

Demek ki faiz materyalist düzenin para politikasıdır, çıkar önceliklidir. Faiz düzeninde muhtaç kabul edilmez ve merhamet akla gelmez. Bu merhamet yoksunu zâlim zihniyet gücünü maddeden alır. Madde boyutunda, mana bağlantılı işleme açık kapı bırakmaz. 

Bu acıma ve merhamet yoksunu faiz düzeninin amansız ve imansız zâlimleri tilki kurnazlığı ile daima mal devşirme peşindedirler. Öylesine çıkarcıdırlar ki bütün dünyayı, doların kuyruğuna takmışlar ve hemen hemen yüz yıl boyunca “ bu kuyruk peşinde sürünmekten canım acıdı” diyen kim varsa hepsine ağır bedeller ödeterek perişan ettiler. Nice onurlu devlet adamını yok ettiler.

Bunlar her türlü şirretliklerini para gücü ile icra ettiler. Dünya çapında faiz ahtapotunu her yerde hâkim güç olarak kullanan zâlim materyalistler yine para gücünü kullandılar ve geri kalmış özellikle İslam ülkelerini çılgınca sömürdüler. İslam ülkelerinin petrol zengini devlet yöneticileri paralarına sahip çıkamadılar. Götürüp Avrupa ve Amerika bankalarına bloke ettiler. Bütün bu gerçekler karşısında Müslümanlar “infak” gibi bir sermayeyi kullanamadılar.

İnfak gibi büyük güç ve büyük sermayeyi hovardaca heder ettiler. “Biz varız ve bizim infak sermayemiz, dünyayı ihya edecek değerdedir” diyememe çaresizliğini sergilediler. 

İnfak, fâkir, muhtaç, yoksul, borçlu, yolcu, küçük esnaf ve benzeri çaresizlerin atardamarıdır. Bugün nice hacının ve nice hocanın oturup banka müdürleri ile faiz pazarlığı yapmaları, “iman etmemiş Müslümanların” çöküş fotoğrafını sergilemektedir. 

İnfak sisteminde para, bankada bloke edilmez, toplum arasında piyasada dolaşır. Bunu anlayacak iz’an, akıl ve yürek müminlerde vardır, da!? Esselamu aleykum. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ALİALİ4 ay önce
    Evet paranın gücü çok dinlisi,dinsizi hacısı ,hocası işin içine menfaat para girince sınıfta kaldı, pek azı istisna.
  • Rüstem ErolRüstem Erol4 ay önce
    Cuma infak günüdür amamulümanlar akın akın camilere giderler bedava olan ibadeti yapmak için. Paralı ibadet olan infak etmeyi ise akıllarına bile getirmezler.
  • Rüstem ErolRüstem Erol4 ay önce
    Ama o müminler de de para yok.
  • Ahmet ÖzAhmet Öz4 ay önce
    İhsan Bey;Sözleriniz o kadar gerçek ki,sözünüzün üstüne söz söylemek yanlış olur.İnsan egosu baskın olunca,bahsettiğiniz umdeler sadece satırları süsler.17 yıldır ülke yönetiminde inançlı yönetim erki var.Geçmiş iktidarların ülkemizi soktuğu borçlara ilaveten o kadar çok dış borç alındı ki,bu borçların faizlerini devletimiz ödeyemez hale düştü.Yazınızda belirttiğiniz faiz'in zararlarını,bizim yönetim erkimiz bilmiyor mu?Hayatın gerçekleri başka,yazınızın gerçekliği ve güzelliği bambaşka.Acaba ülkemizin içinde bulunduğu faiz sarmalından kurtulabilmemiz için,yönetim erklerimizin neleri yapması gerektiğine dair bir çalışmanız var mı?Mesela pazarda,marketlerde sebze meyva fiyatları astronomik olarak artıyor.Bunun sebebi sadece Antalya'daki hortum ve kötü hava şartları değildir elbet.Köprü geçiş ücretleri,petrol ve türevlerine yapılan yüksek zamlar,gübre ve tarım girdileri,yem fiyatlarının yüksekliği,sürekli ithalatla sürdürülen ekonomik hayatı,lütfen bu faiz sarmalı içinde değerlendiriniz.İlaveten lüks ve çok pahalı makam araçları,makamların pahalı donanımı,belli yerlerde istihdam fazlası çalışma,TL'nin sürekli düşen değeri.Bunlar durup dururken olmuyor.Demem o ki,inanç ve akidelerimizi yaşayabilmemiz için,egolarımızdan,MASİVA illetinden kurtulmamız gerekiyor.İnfak sistemini kuruyorum bana şu kadar para verin diye çok zengin birinden para isteyin,bakalım size infak sistemi kurmanız için kılını kıpırdatacak mı?Kıpırdatmaz.Niçin?Yurt dışındaki gurbetçilerden,isimleri malum şirketler,paralarınızı faize bulaştırmayın,bize verin,helal yollarla paranızı değerlendirelim,diye,belki de sizin infak sisteminizi çağrıştıran davetlerde bulundular.Sonrasında mağdur olan gurbetçilerimiz oldu.Hala davaları sürüyor.Yeni bir İslami sistem kurmak yerine kurulu düzeni,insanımızın menfaatine olacak şekilde işler hale getirebilsek,köprü yapımında yüklenici firmalara o geçiş garantilerini vermesek,köprü geçişlerini,mazotu,gübreyi,ulaşımı ucuzlatsak,sizce nasıl bir fayda sağlamış oluruz?Saygılarımla.

Günün Özeti