Kur’an’ı gölgeleme manevraları

06 Ocak 2019 Pazar

Biz, sosyal medyanın bilgi kirliliğinin zararını düşünürken onlardan daha baskın teşebbüsü bazı ilahiyatçı akademik kariyer sahiplerinde gördükçe hayrete düşüyoruz.

Bundan dolayı yüz sene sonra gelecek nesillere nasıl cevap hazırlamamız gerektiğini de düşünmek zorundayız. Onlar bizi sorgulayacak ve belki de yargılayacaklardır. Diyecekler ki, “bizden yüz sene önce gelmiş insanların çoğu çok konuşmuş, çok laf etmiş, çok konuyu dile getirmiş ve nice meseleleri çarpıtarak yazmışlar, fakat neyi anlattıklarını kendilerinin de anlamadıklarını, araştırıp farkına varıyoruz. Onlar ne yaptıklarını hiç düşünmemişler.

Evet, konuşmacılarımız din ile ilgili bir şeyler konuşuyorlar, fakat günümüz insanımızın derdine derman olacak Kur’an beyanlarını anlatmıyorlar ve problemlerine çözüm sağlayacak meseleleri dile getirmiyorlar. Kur’an’ı anlattıklarını iddia ediyorlar. Ellerinden geldiği kadar Kur’an dışı toplama ya da proje kaynaklı söylemlerle milletin arasına fitne ve fesat tohumu ekiyorlar. Millet din bilgilerinden dertlerine çare üretecek proje bekliyor. Kimi konuşmacımız zihinleri karıştıracak meseleleri gündeme getiriyor ve hiç de tedirgin olmuyor.

Biri kalkıyor, İslam’da duanın peşinden söylenen “Âmin,” kavramının Yahudilikten gelen kavram olduğunu anlatıyor. Ve “âmen” kelimesinden dönüştürüldüğünü ileri sürüyor ve mesaj vermeye yelteniyor. Hem de “âmin”  kavramının orijinal olmadığını ileri sürüyor. Hele bir bakar mısınız? “Âmin” niçin orijinal olmuyormuş? Kendince İslam’ı, toplama bilgilerden ibaret olduğu zannını yaymaya çalışıyor. Ne demek istediğini kendinin de anlamadığı anlaşılıyor. Artık ağzını açmışken daha nice meseleyi çarpıtmaya özenle devam ediyor.

Bir başkası, Hazreti Âdem aleyhisselamın ilk insan olmadığı, Onun da babasının olduğunu iddia ediyor. Bunları anlatırken de bilge kişiliğine bürünüyor. Bunu ballandıra ballandıra anlatıyor. Kur’an hakkında bilgisi olduğu izlenimi veren bu zât en azından şu ayeti doğru anlaması gerekir; Şüphesiz, Allah’ın nezdinde İsâ›nın hali, Âdem’in hali gibidir ki, O’nu topraktan yarattı, sonra O’na “Ol!” dedi, O da oluverdi. (Âli İmran: 3/59) Bu zatın bu ayeti ve içeriğini bildiği bir gerçek olarak kabul edilebilir. Ancak iddiasında doğru ise Hazreti Îsâ aleyhisselamın babasının kim olduğunu açıklaması gerekir. Buradaki benzetme her ikisinin de babasız olmalarıdır. Bundan farklı tarafı, Hazreti Âdem aleyhisselamı direkt topraktan yaratmış olmasıdır. Bu, ayet doğru anlaşılmalıdır.

Bir diğer akademisyen “Ğılman” kavramına takılmış ve diyor ki, aslında “ğılman” şehvetten duvara tırmanmak demektir. Böyle diyor ve jest ve mimikleri ile sanki Kur’an ile alay edercesine dinleyenlerini güldürüyor. Zeyd ve Zeynep hadisesini anlatıyor ve tefsirlerde geçen rivayetlerle âdeta Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i sorgulama yapar gibi şeametini sergiliyor; Allah’ın nimet verdiği; senin de kendisine nimet verip hürriyete kavuşturduğun kimseye: “Eşini yanında tut, Allah’tan ittika et” diyordun. Fakat Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun, insanlardan çekiniyordun; oysa asıl çekinmene lâyık olan, Allah’dır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları, kadınlarıyla ilişkilerini kestikleri zaman o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın buyruğu yerine getirilmiştir. (Ahzab:33/37)

Bir başka zât kitap yazıyor ve kitabının adını, “Kur’an bugün inseydi muhtevası ne olurdu” koyuyor. Kitabının seksen beşinci sayfasında şöyle bir cümlesi vardır. “Bilindiği gibi Kur’an bugün elimizde olduğu şekliyle gökten indirilmiş bir kitap değildir.”(!) Ee yazar beyefendi!  Sen böyle diyor ve devam ediyorsun. Çeşitli sayfalarında buna benzer tuhaf ifadelerle bir şeyler dile getirmeye çalışıyorsun. Güya bilimsel bir çalışma yapmış havasına giriyorsun. Şimdi şöyle düşünelim; Ya sen doğru veya Allah Teâlâ doğru söylüyor. Keşke Bakara suresinin ilk iki ayetini anlayarak okuyup bunu söyleseydin. “Elif, Lâm, Mîm. İşte bu Kitap; kendinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için hidayet sistemidir.” (Bakara:2/1)

Evet, Ya sen doğrusun ya da Allah Teâlâ’nın dediği doğrudur. Kaynak gösterdiğiniz üç kişi bir de siz, ne aradığınızı anlamak isteriz. İrşat ihtiyaç iken, ifrattan öte ifsat ne kötüdür.

Öze dönüş, özde diriliş, özle yürüyüş beklentisi ile Esselamu aleykum.     

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • SafaSafa5 ay önce
    Malatyalım keşke şu hurafecilerede itiraz edip uydurma rivayetçilere karşı olduğunu söylesen.!Zorla müslüman yapma diye bişey olmaz. İlla bütün müslümanlar senin gibi düşünemez, farklı düşünenlere saygı göstermelisin. İkide bir İngiliz ajanı falan laflar bağıladı artık. Lakin bir ajanlık var var olmasına bu neden bizi bu hale getiren Kuransız müslümanlık anlayışı olmasın. Baksana inandığımız din ne kendimizi mutlu ediyor ne çocuklarımızı. Nedeni belli uydurulmuş dini çocuklar niye kabul etsin ki. Hurafe , keramet,menkıbe, keşif uydurma hadis, rüya üzerinden tarikat aklıylaanlatılan dine kim neden inansın. " Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir / Müslümanlık bilmem amma galiba göklerdedir" M. Akif Ersoy
  • SafaSafa5 ay önce
    Mhmt kardeş seni anladım tek sorum: 1996 yılında Ayasofya neden açılmadıysa şu ana kadar onun için açılamamıştır.Anlayabileceğin bir soru.Ayrıca Emekli rumuzlu kardeşime katılıyor selamlar sunuyorum.
  • SafaSafa5 ay önce
    Üstad aliimran 59 son cümlesininmeali doğru mu sizce? " oluverir " değil" olma sürecine girer". Olmalı değil mi? Ayrıca şu uydurma rivayetçilerede birşeyler söyleseydiniz keşke.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer5 ay önce
    Kaleminize..sağlık..şaşkınlar,sapkınlar,fitneciler,fesatlar..maalesef..her..tarafta..salgın..haldeler..
  • MalatyaliMalatyali5 ay önce
    Hadise laf soyluyen kisi bizlere maide 33 bi acikla bakalim. Ayeti nasil anlamaliyiz. Peygamberimizin gectigi ayetleri nasil anlayalim. Hikmet nedir nasil anlayalim. Mevlanaya bediuzzamana imami rabbaniye laf diyen cahil senin safindakiler gibi ayni laflari soyluyorlar ama bu kadar gerisi yok. Beyninizi satmissiniz ingiliz usaklarina bari cahilliginizi fitnenizi okumamis insanlara surtmeyin
  • MalatyaliMalatyali5 ay önce
    Hocam agziniza saglik. Bu insanlar rahatca kitap basip yayinliyorlar. Ve dur diyen yok. Kanallari var yayin yapiyorlar dur diyen yok. Paralari kim veriyor düşünmek lazim. Bunlar israil alimleri ehli kitabi tahrip icin gelmisler. Insanlar evinde tefsir ve hadis okusa bunlar prim alamaz. Bedevi mi cahil bizmi cahiliz biraz degil cok dusunelim. Memlekette hersey serbest oldu namazli evlerin cocuklari ateist oldu. Islamin cocuklari islamsiz oldu. Ilahiyat okuyan cocuk derhizm denilen dine inanir peygamberi sorgular ve onu devre disina iter. Ah hocam ah. Peygamberimiz yahudi cocugun son nefesine yetisemeyince hungur hungur aglamis son nefeste imana getiremedigi icin. Kapitalizim denen din dusmanina yenildik iyi bi is ve maas derdimiz bu oldu kiz ve erkek yetiştirirken hayalimizde meryem as ve yusuf as olmadi... iyi bi is ve cokk maas oldu.
  • AhmetAhmet5 ay önce
    ...iddialarını ortaya koy..
  • Oku mayınOku mayın5 ay önce
    Bakara suresi186 "insan sevdiğini Allah'a denk tutar Allah'ı sever gibi sever." Siz evet sizler bir sürü sapıklık olan( mesnevi )yi din diye bu millete okuttunuz, Turhan tektaş Mesnevi'den erotik hikayeler yalan mı .Mektuba tı İmam rabbani bin yılın müştehidi diye bu millete yedirdiniz . Abdülkadir akçiçek mektubattan otuzdan fazla mektup neşretmemiş edepsizlik diye birinci mektubu neşretmemiş. Dini aslına Kur'an'a döndürmeden iman olmaz . Bol bol amel olur.
  • Kadir taKadir ta5 ay önce
    Şimdi anladınızmı hocam bu ulkede yozlaşma batılılaşma feminizm zina sapık ilişkiler ve hükümetin gaflette oluşu bu gibi hoca gibi görüken aslında nefsine maglup olmus hocalar yüzünden bu toplum dogruyu bulamıyor...bunla dan bir örnekte şu aile bakanı kadın .suret i haktan gibi görünüp ailemize topluma feminizmi aşılayarak sapık in fikirleri yaygınlaştırmak..bunlar ateisten bile tehlikeli .
  • mhmtmhmt5 ay önce
    Allah razı olsun. Dediklerinize aynen katılıyorum. Eğer dosdoğruyu olduğu gibi söyler, uygulamazsanız şeytan ve ahalisi de nefislerimize hoş gelecek uygulamaları da dosdoğru gösterecek ve böylece dini kendimize uyduracağız. Uydurmayı da becerebiliyoruz. Bizim diğerlerinden ne farkımız var. Dini işimize geldiği gibi yorumlarsak onlardan ne farkımız var, olur? La diyemediğimiz yerlerde ala demeyi çok güzel beceriyoruz. Örneğin kısasa kısas diyen Rabbin bilmez biz bilir mişiz gibi haini yıllarca asacağımıza besleyerek cezalandırırıp arkasından ben haini bir gün değil yıllarca besleyerek cezalandırıyorum ayakları yapıyoruz. Yıllarca Ayasofya açılacak derken kiliseleri imar ediyoruz. Faizi tavan yaptık. Milli piyangolarla vergi şampiyonu olduk. Hangi birini yazalım sayın hocam. Başkalarında gördüğümüzün alası bizde var. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Ona benziyor.Gerçekten dosdoğru yolda mı yürüyoruz? Şeriat mi demokrasi mi? Dosdoğru yol mu dünyevi yol mu? Kullandılar, kullanmaya devam edecekler, durmak yok yola devam derken genel bir uyarı ile kafa karıştırmakla elimize ne geçiyor? La diyemiyorsanız ala diyelim diyenler acaba neyi amaçlıyorlardı? Din tüccarlığı ile dosdoğru yola girilebilir mi? Raydan çıkanlar dosdoğru yolun rayını yol olarak gösterirken ne kadar samimi olabilirler? Acaba dosdoğru yol budur derken biz almayalım buyrun demekle neyi amaçlıyoruz? Demogojiyle uyandırma mı yada sivrilenleri görüp yok etme yolunu mu gösteriyoruz? Sivrilinki ezelim, çamur atalım, yok edelim mi demek istiyoruz? Evet dosdoğru yol budur ama siz yinede bilin ama birlikte yaşamaya çalışma yerine bireysel yaşamaya devam mı edin, diyorsunuz? Şüpheler dağ gibi? Bu bir taktik mi? Kainatı yoktan var eden, fiziki kanunları yaratan, zerrelerden yıldızlara tüm kainata hâkim olan Allah’ın gösterdiği doğru yol olan İslam dininin kanunlarına şeriat kanunları denir. Şeriat hükümleri Kur’an-ı Kerim, hadis-i şerif ve icmaya dayanır. Şeriat Allah’ın koyduğu dini ve dünyevi hükümlerin tümüdür. Sevgili Peygamberimiz(sav) buyuruyor: “Ey amca! Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine de bu davadan vazgeçmem, Ya Allah bu dini hakim kılar ya da ben bu yolda yok olur giderim.” (Bkz. Hâkim, Müstedrek, 3/668; İbn Hacer, el-Matalibu’l-Hasene, h.no: 4227; Sîretu İbn Hişam, 1/266; İbn İshak, el-Magazi,1/284-285; İbnu Seyyid’n-nas,Uyunu’l-eser, 1/132; İbn Kesir, es-Sîretu’n-Nebeviye, Beyrut, 1395/1976, 1/474; Beyhakî, Delail’u’n-Nübüvve-şamile- 2/63; Taberî, 2/218-220; en-Nedvi, es-Siyre, 1/187-188. Ayrıca bu hadisi -benzer ifadelerle- Buhari Tarihinde, Taberani, Kebirinde, Ebu Yala Müsnedinde rivayet etmiştir. Bu ise hadisin bir aslının olduğunu gösterir.) Başımızı iki elimizin arasına alıp samimiyetle: “Ben de ömrümü Rabbime adadım. İnsanlardan, dünyadan hiçbir beklentim yok. Bitmek tükenmek bilmeyen kesintisiz mükâfatı istiyorum.( Kalem 68/3.) Ben sadece Rabbine gitmek isteyene yol gösteriyorum. ‘Sen ölümsüz, diri olan Rabbine güven; onu överek her türlü noksanlıktan tenzih et.’ (Furkan 25/57) emri mucibince hareket ediyorum.” diyebiliyor muyuz? Cevabımız “evet” olmasa bile gelin buna niyet edelim. Unutmayalım ki bütün işler, samimi bir niyetle başlar… “De ki: “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” (En’am 6/162). At izini it izine karıştırıp masumları yakanları görmemek, yaşın yanında kutuyu yakmak, adaleti geciktirir zulüm yapmak, suç zannı tavan yapıp haşa ilah gibi hiçbir suçu olmayanların bile kalbini okuyup kriptodur diyerek hainler yerine vatanseverleri hain ilan etmek, uç maymunu oynayıp maymuncuk gibi her kapıyı açmak ve dini kendimize uydurmak uzaylıların yaptığı yanlışlardan birkaçı galiba. Laf çok, çok bilmişlik çok, kitap yüklü eşşekler gibi davranış çok başımıza taş yağmadığına şükredelim. Mevlam beyler, neylerse güzel eyler. Durmak yok yola devam. Yol akibetimizi belirleyecek. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent5 ay önce
    Sıkıntımızı Yazdığımız Tek Gazete Olan Yeni Akit Gazetesinin Değerli Yazarlarının Yardım Ve Aracılığıyla; Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşu boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 10 yıllık öğretim elemanı olan bir Doçent 5 yıl sonra Profesörlüğe başvurabilmelidir. B-) 15 yıllık öğretim elemanı olan bir Doçent 4 yıl sonra Profesörlüğe başvurabilmelidir. C-) 20yıllık öğretim elemanı olan bir Doçent 3 yıl sonra Profesörlüğe başvurabilmelidir. D-) 25yıllık öğretim elemanı olan bir Doçent 2 yıl sonra Profesörlüğe başvurabilmelidir. E-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış ve emeklilik hakkını elde etmiş bir Doçent hemen Profesörlüğe başvurabilmelidir.
  • EmekliEmekli5 ay önce
    Tarikat hocalarını dinleyip peygamber efendimizin vefatından 300 yıl sonra yazılmış hadisleri Kuran’la eş tutarsanız işinize gelene sünnette vardı işinizede gelmeyene sünnete aykırı derseniz Bediü zaman hocasının kitaplarını kuran la eş değer görürseniz gösterirseniz Allah’a onun indirdiği kitaba da eş koşmuş olursunuz kuran herkese yeter demesini bilirseniz vede Allah’ın dediği gibi bu kitap size yetmiyormu da başka arayışlar içindesiniz ayeti nideanlamak istememiş ..
  • dahilekdahilek5 ay önce
    reis din ve ğitimdebir şey yapamadık diyor. halbuki biz onu yollar köprüler hava alanları yap diye başa getirmedik. bunlarad güzel şeyler ama asıl bu iki alanda icraat yap buraları kötü ellerden kurtar doğruları öğret diye getirdik. ama maalesef bu anlatılanlar gerçek daha fazla kendini din bilgini diye lanse edip konuşan sapıklar var. Aramızda hoca alim bilim adamı kılığında binlerce ajan misyoner var zaman zamanda çıkıp böyle müslümanların kafalarını karıştırıcı fitne çıkarıcı beyanlar vererek tartışma çıkarıyorlar. bilhassa din düşmanı medya bunların açıklamaalrını ganimet bulmuş gibi yayınlıyor. ezan cumanın kaç rekat olduğu, kadın hakları, hayvan hakları, vs. özellikle medyatik olanlar çok tehlikeli bize düşen asla prof hoca şıh mıh deyip birilerine itibar etmemek işi kaynağında öğrenmek efendimiz kuranı kaynağından aldı ve yazdırdı. kitabi olmak. ALi imran 7. ayette bu sapıklarla ilgili "sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar." diyor ve böyle sapık veya misyoner veya ajanların çıkıp bizi kandırmamaları için uyarıyor.
  • şenay doğanşenay doğan5 ay önce
    madem devletler bu mantıkla yönetilemez siz devleti yönetin ben de insanları hiç kopmayan ipe çağırayım allaha emanet olun
  • şenay doğanşenay doğan5 ay önce
    bana kızacağınıza niyetlerinize kızın insanları selamet yurduna çağırmaktan başka her gayeyi ayaklarınızın altına alıp çiğneyin allaha emanet olun
  • şenay doğan şenay doğan 5 ay önce
    allah şu kuranla bazı kavimleri yükseltir bazılarını alçaltır muhammed mustafa sav
  • şenay doğanşenay doğan5 ay önce
    allahtan yardım isteyeceksin neml suresi 93üncü ayettte allah ayetlerini açacağını buyuruyor buna tutunup yardım isteyeceksin madem bunu kendine dert edindin bu derdin sahibi olan allhtan gözünü çevirmeden yardım isteyeceksin insanların allah rızasından daha önemli meşgaleleri var seninle uğrqşacak durumda değiller bir rabbin senden daha önemli bir meşgale içinde değil allah kapısında mücadeleni vereceksin o da seni kuranıyla yüceltecek inşallah allaha emanet ol

Günün Özeti