• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Kur’an’a direnmeler bitmese de!

09 Mayıs 2021


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Kur’an’a karşı direnmeler, en çok Avrupa kökenlidir ve daha çok haçlı direnişçilerin kışkırtmalarından kaynaklanmaktadır. Buna Siyonist çetelerin fesat yuvalarının da katkıları inkâr edilemez kadar çoktur. Bu tabloda, en çok zararlı olanlar günümüz müslümanlarıdır!

Müslümanların bir kısmı İslamî hayatı yaşamak istediği halde Kur’an içeriğinden haberi olmayanlardır. Ya da inadına Kur’an dışı bir hayatı kabul edip şirkten medet umarak tevhid sistemine yanaşmayanlardır. Daha açık ifade etmek gerekirse Tevhid şuurunu kabullenmeyenlerdir. Bu, kuru bir iddia veya müslümanı haksız suçlama bahtsızlığı değildir. Bunun gerçekliği Kur’an delilleri ile sabittir. Bugün biz müslümanlar olarak hep basit olanı tercih eder, kendimize bir hedef kitle seçer, onları yerme ve suçlama taktiği ile vaziyeti idare ederiz. Böylece dünya hayatımızı sürdürür ve böyle bir hizmet imajı ile tükenir, gideriz. Perde kapanır. Arkadan gelenler daha da basitleşirler. Bir devir de böyle israf edilir, geçer gider.

Oysa artık müslümanlar, şirkten tamamen arınmalı ve tevhid sistemi ile küfrün etki alanından çıkmalıdırlar. Direnişi başlatan haçlı güruhlar İslam’ın ilk yıllarında başlamak üzere müslümanların bu açığını aradılar. İslam düşmanlığı yapmaya başladılar. Bu açığı bulamadılar. Haçlılar Mute savaşında alabora, Malazgirt savaşında nakavt oldular. Bizans’ın kalesi Konstantiniye fethi ile yatağa düştüler. Çünkü o günün müslümanları, Kur’an’ın bütünü ile şahlanarak cihad ediyorlardı. Allah yolunda ölmek şehid olmak onlar için bulunmaz bir aşk ve hasret dolu vuslat idi. Onların cihadı nefis cihadı ile başlar, ilim ve irfanla takviye alır, güç kazanır, Kur’an’ı tebliğ ile zirve yapardı. Zorunlu hallerde cihad savaşları yapılırdı. İslam ordularının karşısında tutunamayan ehli salip Viyana kapılarına kadar çekilirler. Yiğitlik duygularını iyice kaybederler, işi sinsiliğe dökerler. Şeytanca savaşırlardı.

Yiğitçe savaşlarda hep yenilen ehli salip, müslümanların zaaflarından faydalandılar, kalleşçe kinlerini kustular. Özellikle İslam medeniyetini ve bin yıllık tarihini, yazısını, kültürünü, dinî değerlerini, devlet düzenini bütün ahlâkî değerlerini velhasıl müslümanların Kur’an kaynaklı neleri varsa hemen hepsini yerle bir ettiler. İçerdeki dönmelere görev verdiler ve istediklerinden fazlasını da yaptırdılar. Bunların arka planında fanatik yahudiler vardı.

Yahudiler onlardan aşağı kalmadılar. Fanatik yahudiler şirretliği daha derinden ve sinsice yürütüyorlardı. Yahudi Siyonistler, İslam düşmanlığı fitnesi içinde yerlerini aldılar.  Onlar şeytanca fitne kazanını kaynatırken müslümanların dava ruhu da kendi içinde tevhid bağından kopmuş ve mecrasından kayıp çıkmıştı. Müslümanlar o gün toparlanamadılar. Kur’an’ın beyan ve hükümlerini uygulama feraset ve cesaretini gösteremediler. Kader böyle tecelli etti. Çünkü Allah Teâlâ her şeyi inceliklerine varıncaya kadar bildiği için Kur’an’a karşı direnmeleri kolayca püskürtecek her tür saldırı ile ilgili açıklamasını yapmıştır. Bunu müslümanların inanarak uymaları yeterliydi. Şu gelen ayet, müslümanları büyük güç ile donatmaktadır; Bize itaat uğrunda cihad ederek düşmanlarla savaşanlara, elbette biz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah muhsinlerle beraberdir. (Ankebut:29/69)

Müslümanların çeşitli yerde levha olarak astığı ayetlerden; “Allah kuluna kâfi değil midir” umut yüklü beyanına bakar mısınız? Mutlak Hâkim Allah, teminat üstüne teminat verdiği müslüman kullarını, bilinç, güç ve azimle donatmaya devam ediyor; Ey Resûlüm sen onların aralarında bulunduğun müddetçe Allah onlara azap etmez ve onlar istiğfar ettikçe de Allah onlara azap edici değildir. (Enfal:8/33) Yaratıcımız, Mevlâ’mız, Rabbimiz Allah Teâlâ tahkimat dozunu artırıyor; Şeytan, sizi dostlarından korkutuyor. Siz onlardan korkmayın. Benden korkun eğer iman ediyorsanız? (Ali İmran:3/175) Ey müminler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O, size zafer kazandırır ve ayaklarınızı kaydırmaz sabit kılar. (Muhammed:47/7) Sonuç olarak müslümanlar bu beyanlara gerçekten uymalıdırlar.

O kâfirler, Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Allah ise nûrunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz. İsterse kâfirler hoşlanmasınlar. (Tevbe: 9/32)

Baki olan Allah’tır. Yeter ki imanında sâdık olan “öncü yiğitler” toparlansın ve görev üstlenerek asaletlerine dönsünler. Sahi ne dersiniz? Esselamu aleykum.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dede

Kuran a direniyor dediklerimiz iman etmeden kuran in dedekleriyle ayni yonde yasiyorlar. Farkinda olmadan. Bir de iman etselermis elimizdeki argümanı teslim alirlar di bize laf dusmezdi. Temizlik.. hak hukuk. Adalet. Insan basta olmak uzere canliya deger verme. Bize on basar. Musluman toplumuz diye kendimizi avutmayalim .
  • Yanıtla

Dost

Şü süresiz nafakadan başlayalım.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23