• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

İslam’ın kuruluş ilkeleri (3) 

26 Eylül 2021


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Doğru, haktır, Yanlış, hak olmadığı için zulümdür. Allah Teâlâ’nın emirleri haktır, O’nun emirlerini yapmamak yanlıştır, yanlış olduğu için zulümdür. Zulmün bedeli çok ağırdır.

Her şeyden haberdar olan Rabbimiz, Müslümanların, Allah’ı gafil zannederek görevlerini yapmama ihtimalini bildiği için onların ve diğer zalimlerin hakkında ağır bir ifade kullanır; Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından gafil sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor. (İbrahîm:14/42) İnsanın genelde duyarsızlığı yüzünden nice haktan ve hakikatten gafil kalır. Bu yüzden inandığı Kitabın içeriğinden de gafil kalır. Kur’an gibi manalar, ibretler, hikmetler, uyarılar, öğütler, müjdeler, tehditler ve daha nice kavramları açıklayan bir Kitap, bugün Müslümanların ellerinde olduğu halde ondan yararlanamayarak ondan külliyen ve de her alanda mahrum kaldıkları için perişandırlar.

Kur’an’ın engin içerikli kavramları, insanlara gönderilmiştir. Bununla insanların şahsiyetlerine kavuşmaları hedeflenmiştir. Alak suresinde Hâkimi Mutlak Allah Teâlâ, “oku” emrini verirken Müzzemmil ve Müddesir surelerinin her ikisinde de “Ey örtüsüne bürünen” diye hitaba başlar. Niçin, oku emrini aldıktan sonra kendini pasifize ediyorsun, örtüne bürünüyorsun ve niçin canlanıp eyleme geçmiyorsun, uyarısı yapılmaktadır. Bu önemli manayı, devamında gelen emirden anlıyoruz. Müzzemmil ve Müddesir surelerinin her ikisinde de “Ayağa kalk” emri verilerek insanı mayışmaktan arındırır ve canlandırır.

Müzzemmil Suresinde“ Ayağa kalk” emrinden sonra çok önemli ve gerekli bir eyleme yönlendirir. Gece ibadetine ve Kur’an tilavetine teşvik eder. Bunlarla insanın azmini artırarak iradesini ve basiretini güçlendirir. Müslümana, Mümin şahsiyeti kazandırır.

Kıyam namazın rükünlerinden biridir. Kıyam, sağlam ve güçlü olmanın, ayakta durabilmenin alametidir, benliği ile direnebilme ve varlığını sürdürme azmidir. Rükün de işin olmazsa olmazıdır. Bu kalkış ise hedefsiz, sebepsiz ve hikmetsiz değildir. “Ey örtüsüne bürünen”.

Bu sesleniş rastgele bir sesleniş değil, Sonsuz Kudret Allah Teâlâ’nın seslenişidir. İdrak edebilecek kadar anlayışlı olan insanın tüylerini diken diken edecek bu seslenişten sonra dozu artırılarak “kum= kalk” komutu veriliyor. Böyle bir endişe, böyle bir mana yükü ve böyle bir komut karşısında insan olduğu için önce Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ve ondan sonra bu komutu alan her mümin komutun nerden geldiğinin şuuruna sahip olur. Canını dişine takar, Rabbinin emrini yüreği ile dinler. “Ayağa kalk! İnsanları, (cehennemi hatırlatıp) korkutarak uyar.” Bunun için İnzar, müminin vazgeçilmez görevidir.

Biz, peygamberleri, ancak müminleri cennetle müjdeleyici ve kâfirleri cehennemle korkutarak çekindirici olarak gönderdik. O halde, kim iman edip hâlini ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar, üzülecek de değillerdir. (Enam:6/48) Bu inzâr göreviyle, her âlim re’sen sorumludur. Çünkü Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Benim ümmetimin âlimleri peygamberlerin varisleridir.” Beyanında bulunur. Bu sorumluluğun bilincini idrak eden Müslümanların hiçbir örtü altına girmeden, hiçbir perde arkasına sıvışmadan ve görüş alanlarını daraltmadan görevlerini yapmaları imanlarının gereğidir. Zelil kalmamalıdırlar.

Zillet bataklığından çıkıp izzet mertebesine yerleşmeyi sağlayan görevler, müminleri heyecanlandırma niteliğindedirler. Bunlar; Ey örtüsüne bürünenAyağa kalkİnsanları, (cehennemi hatırlatıp) korkutarak uyar.”! Rabbinin büyüklüğünü zikretElbiseni tertemizle. Maddî manevî kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! (Müddesir:74/1-1)

Yukarıdan aşağıya zikredilen maddeler her açıdan birey ve toplum için taze ve temiz kan niteliğindedirler. Bunlar müstesna bir sistemin atar damarlarıdırlar. İşte bugünkü halimiz bu gerçeği olduğu gibi yansıtmaktadır. Atardamarı tıkanmış bir insanı düşünün! Hayat ile ölüm arasında ki bitik halini bir hayal edin! Düşünün ki, bir sönük nefesten başka hiçbir ümit taşımamaktadır. Çıkmadık canda ümit vardır, diyor ve Hıcr suresi 56. Ayeti hatırlatıyorum; “Sapıklardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümit keser?” Gerçekten kim, Kim ümit keser?

İhtiyacımız, aktif akıl ve kuvvetli imandır. Kur’an dışında debelenmeler, Müslümanlara hiçbir artı değer kazandırmamaktadır. Esselamu aleykum. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cem

Çok önemli tespitler günümüzde yapılan zulümler çesitlenmiştir Kul hakkı mesela insanları istemediği halde zorla vücutlarına sıvı enjekte etmeye zorlamak ve bu sıvı sebebi ile ölümlerin olduğu gerçeğine ragmen ölüme sebebiyet vermek ve bu sekilde katil olanlar bunların namazı ne ise yarar Taksirle adam öldürmenin Allah katında cezası vardır elbet bu konulara da değinmenizi dilerim. islam fikhına göre bugün ki yönetim anlayısı ile insanların haklarını gasbederek işınden rızkından etmek bunlar haram değil midir?
  • Yanıtla

Evet hoca

Kuran elimizde iken hiç yararlanamıyoruz..Babadan duyma ve kulaktan dolma yaşayıp giidyoruz. Din fakiriyiz. Onun içinde tarikatlar ve din tüccarları çok rahat alan buluyorlar. Yarım yamalak bilgilerimiz ile din uleması kesiliyoruz.  
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23