İhanet planları 

17 Mart 2019 Pazar

Fener Rum Patriği 5. Gregorius, yüz elli sene önce ihanet tezgâhı kurmuş ve projelendirmiş. Yüz elli senelik bir süreçte hemen hemen birçok tahripkâr faaliyetlerin mimarı olmuş. Düşmanı tanıma hususunda çok zekice ya da çok şeytanca bir tasarlamada bulunmuş: “Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler.” 

Bu tesbit gerçekten manidar bir vakıadır. Üstelik ehli salibe, verecekleri mücadelede kiminle savaşacakları hususunda ustaca bir ayarlama vardır. Bunun için olaya yoğunlaşıp derinlemesine düşünmeye çalışıyorum. Gerçekten milletçe çok ciddi düşünmemiz ve gereğini mutlaka yapmamız gerekiyor. Bir an için beynimize vurulmuş olan paslı prangaları söküp atmamız ve ezilmişlik psikozundan arınmamız gerekiyor. Aşağılı, bizim biçilmiş kaftanımız değildir. Hiç olmazsa papazın bizi tanıttığı kadarı ile kendimize gelmemiz zaten bizim imanımızın gereğidir. Papaz, devamla bizi anlatırken daha ne özelliklerimizi dile getiriyor?

“Bu hasletleri de dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden ananelerinin kuvvetinden, padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine olan itaatlerinden gelmektedir. Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar.” Allah aşkına şu ifadelere dikkat eder misiniz? Şimdi kim ne düşünürse düşünsün. Bugün Türkiye altyapıda çağ atladı. Ekonomik alanda dışa bağımlılıkta direnebildiği kadar direniyor. Askerî alanda sessiz bir inkılap gerçekleşti. Özellikle savaş sanayiinde gelişme karşısında Trump bile şizofrenik nöbetler geçirmektedir.

“Dost ve müttefik” devlet başkanı, anlaşma ilkelerini hiçe sayıyor. Gümrük anlaşmalarını tek taraflı feshediyor. “Sizi yakarım, yıkarım, mahvederim” havasına giriyor ve para silahını kapıp üzerimize doğru şaha kalkıyor. “Sizi, dize getiririm, sizi, pişman ederim” külhanbeyliğini taslıyor. Paranın gücünü ön plana çıkarıyor. Dostluğa ve dürüstlüğe uymayarak “minder dışı” çırpınıyor. Hâlâ siz bunlara dost deyin ve dostluklarına güvenin! İşte yeni Zelanda katliamı, ibadet yapan müminlerin mabedine girip ibadet halinde iken kırk dokuzunu öldürüyor ve otuz dokuzunu yaralıyor. Kim bu katil? Avrupa’daki faşist katillerinin bir uzantısı. Bunun gibi Avrupa’nın ırkçı katilleri de eylem peşindedirler.

Osmanlı Devleti, Avrupa’nın belli bir kısmını yüzlerce yıl yönetti. Osmanlı Devleti yalnız Hristiyanları değil yetmiş iki buçuk milleti idare etti. Onların hiç birine kalleşlik yapmadı, asimile etme teşebbüsünde bulunmadı. Osmanlı medeni bir devletti. Aynı zamanda dostunu da düşmanını da tanıyan yüksek bir irade idi. İhanete karşı otoritesini yerinde kullanır ve ağırlığını hissettirirdi. On beş temmuz olayında da Osmanlı torunları mukavemetleri ile dünyanın aklını bloke ettiler, dünya şer güçlerinin kalplerine korku saldılar.

Bütün bunlara rağmen bugün bizi içten vurmaya yelteniyorlar. Hamurlarının mayası birbirine zıt partileri topladılar, R. Tayyip Erdoğan’ı ve yönetimini yıkmaları için yönlendirdiler. Bunların hepsinin oturup düşünmeleri gerekiyor. Irak’ın başından Saddam’ı indirip ülkeye, demokrasi, hak, adalet ve özgürlük getirme va’di ile gelen coniler, milletin namusunu kirlettiler, vatandaşları birbirlerine düşürdüler, yüz binlerce insanın kanını döktüler, memleketi harabeye çevirdiler. İncirlik Üssünü de biz unutmadık, unutmayacağız.

Temel Karamollaoğlu’nun uykusundan uyanması gerekiyor. Hiç olmazsa Doğu Perinçek kadar salim düşünmelidir. Ötekilerinin de intibaha gelmelerini ümit ediyoruz.

Şimdi, sıkı durun ve okuyun. “Ey müminler, kâfirlerin gücü yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmalarından geri durmazlar. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, bu gibilerin yaptığı hayırlar, dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir ve onlar cehennem ehli olup orada ebedî olarak kalırlar.” (Bakara: 2/217). “Ey iman edenler! Eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir topluluğa uyarsanız, sizi imanınızdan çevirirler, kâfir yaparlar.” (Âli İmran: 3/100). İşte, çözümü çok zor düğüm de budur!

Netice olarak, geçici siyasî sataşmaları bırakıp, dünyaya dik duruşumuzu bir daha isbat etmeliyiz ve ihanete geçit vermemeliyiz! Esselamu aleykum.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • nostaljinostalji3 ay önce
    Türk ayrı Müslüman ayrı bi şey. Ben TÜRK üm bununla gurur duyuyorum ama Müslümanlıktanbahsediyorsan Allah din kitap dersen (Kesin bundan rant elde edilecek demektir !) benden uzak durun. Babam bile olsa benden uzak dursun . bana 100 metre ötemden geç lütfen. Canın cennete , bana uzak inandığın Tanrına yakın ol!
  • receprecep3 ay önce
    karacamış çamurun içine girmiş debeleniyor camışların en mutlu ve keyif aldıkları yerse bataklar vede çamurlardır sopa ile vursan derisi kalın olduğundan çıkmak istemez
  • sincarsincar3 ay önce
    Temel karamolaoğlu uyumuyor ki uyansın.! O Uyanıktır ve bile bile şer güçleri le işbirliği içindedir. Ya gözleri kin bürürmüş, haset içinde boğulmuş ya da bir yerlerden gelen emirler doğrultusunda hareket etmektedir diye düşünüyorum. Uyanması gereken; iyi niyetli, saf kalabilmiş ve halen saadet içinde kalan kardeşlerimizdir.

Günün Özeti