• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI
18 Ekim 2020

Fatiha suresinin mesajları (21)

Fatiha suresi kısa bir suredir. Fakat nice mana yoğunlaştırılmış ve açıldıkça hikmetler fışkıracak engin hazinedir. Sıfır zamandan sonsuza dek, insan ile ilgili bilgileri ihtiva etmektedir. Peygamberlerin, insanlarla münasebetlerinin bilgilenme merkezidir. Bu bilgiler Kur’an-ı Kerim’de yaygın haldedir. Bir hadisi şerifte; “Sizden öncekilerin ve sizden sonrakiler hakkında bilgi edinmek isteyen Kur’an’ı araştırıp incelesin” buyurulmaktadır.

Bu haliyle Fatiha suresi, Kur’an-ı Kerim’in çekirdeği mesabesindedir. Sanii Hakiki Allah Teâlâ, koca koca ulu çınar olacak ağaçların dal budak ve yapraklarına varıncaya kadar her şeyini küçük bir çekirdekte programlandırmıştır. İşte bunun gibi Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de Fatiha suresinde her şeyin bilgisini özet olarak yerleştirmiştir. Yalnızca peygamberle ilgili bilgi, ansiklopedik hacmi geniş olan eserler yazılsa bitmeyecek kadar çok ve yoğundur.

Yalnızca son Peygamber Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hakkında on dört asır sürecinde yazılan eserlerin haddi hesabı olmadığı bilinmektedir. O şanı yüce, soyu temiz peygamber hakkında Rabbimiz, Nûr suresinde iki ayeti kerime ile nice olayların engin açıklamasını yapmaktadır; De ki: “Allah’a itaat edin ve Resûlüne itaat edin. “Eğer yüz çevirirseniz artık O peygamberin üzerine düşen, tebliğ görevidir. Sizin üzerinize düşen de, size yüklenen itaattir. Eğer O’na itaat ederseniz hidayete erersiniz ve Peygamber üzerine ait olan görev ancak ve ancak apaçık tebliğdir. Allah sizden iman edip ve sâlih ameller işleyenlere vaadetti ki, elbette onları yeryüzünde halife kılacaktır. Nasıl ki, onlardan evvelkileri halife kılmıştı ve elbette onlara kendileri için razı olduğu dinlerini yerleştirip kaaim kılacaktır. Ve onları korkularından sonra güvene kavuşturacaktır. Bunun için bana karşı kulluk görevlerini yerine getirirler. Bana hiçbir şeyi şirk koşmazlar. Bundan sonra kim kâfir olursa artık onlar, suçlu günahkâr fasıklardır. (Nûr:24/54,55)

İman eden her kim olursa olsun Allah’a ve Resûlüne itaat etmesi şarttır. Bu itaat şartına riayet etmeyen mümin değil, kâfir olur. Ey müminler, aranızda Peygamberin davetini, birbirinize yaptığınız çağrı gibi tutmayın. Şüphe yok ki, Allah, sizden (peygambere itaat etmemek için) saklanarak sıvışıp gidenleri bilir. Artık O’nun emrine muhalefet edenler kesinlikle sakınsınlar. Aksi takdirde kendilerine bir fitne isabet etmesinden veya kendilerine acı veren azabın çarpmasından çekinsinler. (Nûr:24/63)  Şeriat sisteminde Peygamberin davetine icabet etmek farzdır, icabet etmemek küfürdür. Herhangi bir meselede tefrikaya düşenler hakkında kudreti, ilmi, hükümranlığı ve hikmeti sonsuz Allah Teâlâ buyurur ki;

Dinlerini parça parça eden ve ayrı ayrı fırkalara ayrılanlarla, sen hiçbir meselede onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra Allah, ne yaptıklarını onlara haber verecektir. (Enam:6/159) Doğal olarak peygamberle, hiçbir ilgisi olmayanlar, din dışı gruplar demektir. Zaten vakıada da gerçek bundan başka bir netice vermemektedir. Hatta Cenabı Hak, daha aşağılayıcı ifade kullanarak onları teşhir eder: (Şefaatçilerin şefaatlerinin fayda vermeyeceği kimselere) ne oluyor ki, Kur’an öğüdünden yüz çevirip uzaklaşıyorlar. İşte onlar, aslanlardan ürkerek korkup kaçan yaban eşekleri gibidirler. (Müddesir:74/49-52)

Bu ilâhî beyanları yazıp ciddi meseleleri dile getirmeye çalışıyorum. Rabbimiz Allah Teâlâ’nın muradına uygun olarak açıklamaya gayret ediyorum. Bu ilâhî beyanları duymak bazılarının işlerine gelmiyor, “bamtellerine” dokunuyor. Tepki gösterenleri anlayışla karşılıyorum. Amma unutulmaması gereken gerçekler vardır. Bu tür gerçekler, Allah Teâlâ’nın “bamtelleridir.” Allah Teâlâ’nın beyanlarının tersine davrananlar tevhidin tebdil ve tahrifine yönelen zihniyetlerdir. Kur’an dışında ne tür zihniyet varsa, hepsi batıldır ve küfürdür. Bu gerçekler karşısında Müslüman tandanslı kişi ve toplumların tamamı, Kur’an beyanlarına yorumsuz uyarlarsa sun’î tanrıcıklarından kurtulur “hakka” dönebilirler.

“Kim Resûle itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, ey Resûlüm seni onların üzerine koruyucu bekçi olarak göndermedik.” (Nisa:4/80) İşte bu beyan, Kur’an ve sünnetin ayrılmaz bütün olduğu gerçeğini ispatlar. Ayırımcıları külliyen red ve tasfiye eder.

Resûle kim itaat eder? Ki, Allah’a itaat etmiş olsun! Esselamu aleykum. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Hasan Tahsin feyizli mealinden BU MESAJLAR KİME? Âl-i Imrân Sûresi / 20 (Ey Muhammed! Buna rağmen din işlerinde kimler) seninle tartışmaya girişirlerse de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a teslim ettim.” (Kendilerine) kitap verilenlerle, ümmîlere (kitabı olmayanlara/müşriklere) de ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer hakka teslim olup İslâm’a girerlerse muhakkak doğru yolu bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen ancak duyurmaktır. Allah, kullarının her halini hakkıyla görendir. Nahl Sûresi / 36. Andolsun ki biz her ümmete: “Allah’a kulluk edin ve (Allah’ın emirlerini yapmaktan men eden ve hevâsına göre dine ait hüküm koyup tanrılık taslayan) tâğûttan kaçının.” diye tebliğde bulunan bir peygamber gönderdik. Onlardan kimine Allah (niyet ve gayretine göre) hidayet etti, kiminin hakkında da (kötü niyet ve amellerine göre) sapıklık (sıfatı) kesinlik kazandı. İşte, gezin dolaşın yeryüzünde de (peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın!1 Âyet-i kerîmede geçtiği üzere bütün peygamberler, insanları Allah’a kul olmaya çağırmak ve tâğûtlardan sakındırmak için gönderilmiştir. Çünkü tâğûtlar, kendilerini Rab yerine koyarak Allah’ın dinine karşılık, kendileri kural ve yaptırımlar koymuşlar ve insanları Allah’ın emirlerini yapmaktan alıkoymuşlar ve yasaklamışlardır. Hatta onları zorunlu olarak kendi din, fikir ve sistemlerine bağlamaya çalışmışlar, reddedenlere hasım kesilmiş ve hor görmüşlerdir; en tehlikeli durum da budur.2 Sahabe-i kirâm’ın çocuklarına ilk öğrettiği kelimelerden biri; “Âmentü billâh ve kefertü bi’t-tâğût” (Allah’a iman ettim, tâğûtu red ve inkâr ettim.) sözüdür. Zümer Sûresi / 17-18. Tâğûttan* ve ona kulluk etmekten kaçınıp da Allah’a yönelenler(e gelince): Onlar için müjde vardır. (Resûlüm!) Sözü dinleyip onun (hayra vesile olan) en güzeline uyan kullarıma müjde ver. İşte bu kimseler Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve işte bunlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. * Tâğût, bir anlamıyla insanları kendine kul olmaya zorlayan Allah’ın hükümlerini yaşanılır kılmaktan men edendir.4 2/256 -Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir. 2/257 - Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.
  • Yanıtla

Mustafa

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır sözünü kınamaya Fâtiha süresine muhalefet ediyordur. Bakara Sûresi 165 - İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar............... Namaz namaz da bu Nasıl namaz. Müslümanları kim bu hale getirdi.? Uydurulmuş dini anlatanlar mı. İndirilmiş dini anlatanlar mı.? Tevhidi anlatmadan tagutu reddi anlamaz anlatmazsanız  şirk ve gizli şirki kim anlayacak. Oruç tutan ve böyle namaz kılan  nasıl bu hale geldi  ? Sağlam itikad, sağlam tevhid, tagutu red ettikten şirk ve gizli şirkten uzaklaş işte namaza başlayabilirsin . Yoksa ayetlerde ki namaz kılanlardan olursun . Müşrik  iman eder mi. Şirk koşanın imanı kabul olmaz iken imanına şirk karıştırmak nasıl bir şey. Nisâ Sûresi 48 ve 116 - Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür. Yusuf Sûresi 106 - Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler (imanlarına az çok bir şirk karıştırırlar) Yusuf Sûresi 103 - Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir. Münafık namaz kılar mı? Nisâ Sûresi 142 - Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar. Böyle namaz kılan varmıdır? 107-MA'UN 1 - Dini yalanlayanı gördün mü? 2 - İşte o, öksüzü iter, kakar. 3 - Yoksulu doyurmaya önayak olmaz. 4 - Vay haline o namaz kılanların ki, 5 - Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler. 6 - Gösteriş yaparlar onlar, 7 - Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler) Bakara Sûresi 165 - İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı 108 - Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23