• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI
24 Mart 2019

Allah’ın yardımı gerek 

Dünyada olup bitenleri, olayların açılımlarını ve farklı değerlendirmelerini küresel medyadan takip ediyoruz. Çoğunu kabullenemiyoruz. Çaresizlikten yüreğimiz sızlıyor. Yeni Zelanda’da bir “haçlı terörist” plan yapıyor, Cuma namazı sırasında elli tane Müslümanın canına kıyıp öldürüyor. Küresel teröristlerin İslam’a karşı düşmanlık duyguları dinmiyor.

Bu küresel teröristler, öncelikle barışla tanışmamışlar. Esasında küresel terörizmin arka planı vardır. Bu çok önemli meselenin analizini yapmadan çözüm üretmek mümkün değildir. Tedbir alıp korunmak da mümkün değildir. Çözüm için mantık önermelerini yerli yerine oturtmak gerekir. Hazreti İbrahim aleyhisselam, Museviliğin, Hristiyanlığın ve İslam’ın ortak olarak tanıdığı ve her üçünün yollarının kesiştiği “ulu’l azim” peygamberdir. Bu, ayni zamanda üç büyük dinin ayni kaynaktan geldiğinin de delilidir, belgesidir.

Hazreti İbrahim aleyhisselam’dan sonra gelen peygamberler, kendilerinden sonra gelecek peygamberleri, özellikle son peygamberi de haber veriyorlardı. Tabii bu gelecek peygamberin, Yahudiler de, Hıristiyanlar da, hatta Mekkeli ileri gelenler de kendilerinden olacağı inancında idiler. Sonunda bu peygamberin, kimsenin ihtimal vermediği Mekkeli Abdulmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu olması karşısında afalladılar, kıskançlık hummasına tutuldular. Bu kıskançlık, onların genlerine sirayet etti. Tarihin kanlı savaşlarına zemin oldu. 

İşte küresel bazda bugünki terörizmin kaynağı burada akışına başladı. Son peygamber Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, vatandaşlık anlaşmasına uymayıp ihanet eden yahudileri, “Tevrat’ın hükmü gereği Medine’den temizledi. Yahudilerin kıskançlığı düşmanlığa dönüştü. Malazgirt meydan muharebesi Hıristiyanların inançlarını tarumar etti. Kostantiniye’nin fethi ile kıskançlık ve düşmanlık zirve yaptı. Kalplerine, tedavisi imkânsız korku marazı yerleşti. İşte bugün, özellikle Avrupa’da ve dünyada ayni zihniyetin mensupları İslamofobi marazına müptela oldukları için, insan haklarına ve hürriyetlerine saygı duymayacak kadar saldırganlıklarını sürdürmektedirler. Kin kusmaya devam ediyorlar.

İslam karşısında korku hastası, gerek siyonistler ve gerekse haçlı teröristler hem birbirlerine, hem de İslam sistemine ihanette sınır tanımamaktadırlar. Bu ihanetleri süreklidir. Yeni Zelanda’daki ve benzeri cinayetlerin mimarı ve muharrik gücü, “çılgın haçlılar” ve destekçisi “korkak ve zâlim siyonistlerdir.” Bunun karşısında müslümanların yapacağı, “ah vah” değildir. Artık Müslümanlar, imanlarının gereği için şahlanmalıdırlar. Perişan oluşlarına sebep olan tefrika şirkinden sıyrılıp tevhid sistemine sarılmalıdırlar ve tevekkül ipine sarılarak birliklerini gerçekleştirmelidirler. “Her kim Allah’a tevekkül ederse, artık Allah, ona kâfidir. (Talak:65/3) Buna inanmayanların, Allah’ın yardımından mahrumdurlar.

Yoksa siz ey müminler! Sizden evvelki geçmiş ümmetlerin hali sizin başınıza gelmedikçe cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onları nice şiddetli ihtiyaçlar, hastalıklar kapladı ve sarsıntılara uğradılar. Hatta peygamberleri ve O’nunla beraber iman edenler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek hale geldiler. Biliniz ki Allah’ın yardımı pek yakındır. (Bakara: 2/214) Bunun için de Müslümanların bu ayet ve benzeri beyanlar karşısında silkinmeleri gerekmekte ve aslî hüviyetleri ile mümin ve muvahhit olmalıdırlar.

Bütün bunlara rağmen Müslümanların, kendilerine ait değerlerine sarılıp sahip çıkmaları, Allah Teâlâ’nın yardımına kavuşmalarına vesiledir. Haberiniz olsun ki Allah kendi yolunda, kurşunlu bir bina gibi kenetlenip saf bağlayarak çarpışanları sever.” (Saf:61/4) Şimdi, ey Müslümanlar! Mümin olun ki kardeş olasınız, kardeş olun ki birbirinize merhametli olasınız, merhametli olun ki Azîm Allah’ın merhametine nail olasınız. Zaten herkes biliyor ki, bundan başka bizim yürüyecek yolumuz, takınacak tavrımız yoktur.

Kim Allah’tan ittika ederse, Allah ona bir çıkış kapısı açar. Ve onu hesaba katmadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül edip dayanırsa Allah ona kâfidir. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur. (Talak:65/2,3) Rabbimiz Allah Teâlâ, Yaratandır, Yönetendir, Koruyandır, Kollayandır, Kâdiri mutlaktır, her şey onundur.

Allah, yardıma hazırdır, yeter ki biz layık olalım! Esselamu aleykum.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23