• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI
05 Mayıs 2019

Akıl yeterli olsaydı   

Aslında akıl, duyduğunu, gördüğünü ve düşündüğünü anlamaya uygun yaratılmış mekanizmadır. Fakat bunun için aklın sağlam altyapısı olması gereklidir. Bu akıl, net doğruyu bulma kalitesinde değildir. Eğer böyle olsaydı, bütün dünya insanları aynı değerde buluşur ve ortak bir sistemi kabul edip paylaşırlardı. Ancak bugüne kadar bu hiç gerçekleşmedi.

Genel hatları ile dünyada ne kadar insan varsa o kadar görüş farklılığı vardır. Demek ki akıl evrendeki hakikati bulup kavrama ve sahiplenme yeterlilikte değildir. Ben bazen kendi aklıma sorular soruyorum. Aklım, sorduğum, sorularım karşısında susuyor ve bana cevap vermiyor. Benim maddeten bir varlığım var, bedenimin varlığını duyu organlarımla dış görünüş olarak tanıyorum. Amma aklım, seni tanıyamıyorum, ne olduğunu anlayamıyorum. Senin hakkında bilgi toplamak istiyorum, bulamıyorum. Sen nesin, nerden geldin, nasıl geldin beni nasıl buldun? Benim bitkilerden, tuzdan, sudan inşa edilmiş bedenime nasıl girdin? Bana anlat diyorum, anlatmıyorsun. Sorularımı dinliyorsun aldırış etmiyorsun. Ciddiye alıp cevap vermiyorsun. Cevabını, bana bırakıyorsun. Yoksa sen ruh musun? Seni nasıl tanırım, diyorum kimseye sırrını vermiyorsun! Hiçbir şey değilsin, desem çok şey yapıyorsun.

Herkes akıllıyım, diyor, hiç kimse, bir başkası ile anlaşamıyor. Bu insanların hepsinde var isen, aynı şey isen, niçin insanları birbirine düşürüyorsun? Kavga yaptırıyor, onlara kan döktürüyorsun. Eğer sen cevher isen, beni, insan olarak gösteren bedenimi niçin terk ediyorsun? Ben mezarda toprak olurken, sen nerelere kaybolup gidiyorsun? Sen vefasız mısın? Seni bir ömür boyu üzerinde taşıyan bedeni, görmez, duymaz, yemez, içmez, kımıldamaz halde bırakıp kendini kurtarırcasına niçin kaçıp gidiyorsun? Gittiğin yeri de bildirmeden sessiz sedasız kayboluyorsun? Huzur ve güven içinde yaşamak isteyen insanlara en öldürücü silahları yaptırıyor kitleleri birbirine düşürüp imha ettiriyorsun.

Bre akıl, her insan seni kullanıyor, birbirlerine yapmadık kötülük, çektirmedik işkence bırakmıyorlar, sen müdahale etmiyorsun. Sen insanların ortak değeri değil misin? Her insan seninle temayüz ettiğini, seninle güçlendiğini, seninle kazandığını ve seninle iyi olduğunu anlata anlata bitiremiyor. Sen ise onların kıskançlığını körüklüyor, kendilerine zarar veriyorsun. Çocukları, anne ve babalarına isyan ettiriyorsun, onları gönlü kırık bırakıyorsun, müdahale etmiyorsun. Hakka hukuka tecavüz edenleri engellemiyorsun. İnsanlar her kötülüğü senin sayende yapıyorlar. Neden onları doğrulara yönlendirmiyorsun da geri çekiliyorsun?

Bre akıl sen neyin peşindesin? Sen olmazsan insanlar çıkarcılık yapamazlar. Dededen toruna dava bıraktırıyorsun. Hâkimin de yargılama sistemini alabora ediyorsun. Ne olduğun belli olmadığı gibi ne yaptığın da belli olmuyor. Klişeleşiyorsun. Karı koca arasını açıyorsun. Ebeveynin ve evlat arasını açıyorsun, evlat, ana babasını terk edip uzaklaşıyor, onları derin hüzne gark ediyorlar, onları uyarmıyorsun. Bre akıl, seni de insanı da yaratan Allah, kuluna faydalı olman için seni görevlendirmiş, sen buna da aldırış etmiyorsun. Âlimleri birbirine düşürüyorsun. Onların yüzünden hizmete muhtaç insanları sahipsiz bırakıyorsun.

Ey akıl, anlaşıldığı kadarı ile sen Rabbimizin bize verdiği en değerli potansiyel bir hazinesin. Ancak senin verimli olman için merkezine bağlantıyı kurman gerekiyor. Sana temiz kanı veren ve senin de bedeninde besinini durmadan pompalayan kalbin aklından kopmuşsun. Senden önce seni besleyen kalp özürlü olmuş ve bozulan kalp seni de arızalandırmış. Evet, seni verimli çalıştıracak kalbi yeniden revize etmek gerekmektedir. Çünkü kalpleri değiştiren âlemlerin Rabbi aklı da değiştiriyor. Çünkü O diyor ki;

“Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, onunla akıl edip anlayacak kalpleri, kendisi ile işitecek kulakları olsun. Doğrusu yalnız gözler kör olmaz; esas göğüslerde olan kalpler kör olur.” (Hac; 22/46) Öyle ise her yanlışın kaynağı bozuk kalptır. Kalbi düzeltmenin tek yöntemi ve ilacı “Allah’ı zikirdir.” Desteği fikirdir ve dayanağı infaktır. Bunların temelinde ilim, irfan, ibadet, ihlas ve sadakat vardır. Hepsinin temelinde hak vardır. Hakkı kabul etmeyen akıl yeterli olsaydı işlerimizde sıkıntı olmazdı. Belki de bencil insanlardan sen de kaçıyorsun!

Bu akıl yeterli olsaydı bütün bunlar olur muydu? Esselamu aleykum. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23