• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

O çocuğu arıyorum!

29 Kasım 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Şeyh Esat Erdebili (Allah rahmet eylesin) için derler ki; “Hiçbir amelime güvenmiyorum lakin Allah düşmanlarına düşmanlığım var. Ona güveniyorum” demiş.

El hak; doğrudur.

Ben de hiçbir amelime güvenmiyorum lakin iki amelimden umutluyum: Benim de Allah düşmanlarına düşmanlığım var. Hiç tavizsiz ve hoşgörüsüz. Allah’a inanmayanlara değil. Başka dinlerden olanlara değil. ALLAH’A DÜŞMAN olanlara.

Yahudi’ye değil, Siyonist olana… Kemalist’e değil İslam düşmanı olana… Hristiyan’a değil İslam’ı ortadan kaldırmak için çalışana…

Birinci umudum burada.

İkinci umudumun bir hikayesi var. Anlatayım:

Yıllar önce Ankara’da bir kırtasiye dükkanımız vardı. Bir öğretmen arkadaşla ortak. Bir işçi tutmuştuk ve o ilgileniyordu.

Cumartesi günleri işçi dershaneye gidiyor kırtasiyede de sırayla biz kalıyorduk. Bir hafta ben diğer hafta öbür arkadaş.

Benim kaldığım bir cumartesi günü… Sabah daha erkence. Dükkânı yeni açmışım. İçeriye on yaşlarında bir kız çocuğu girdi. Elinde bir zarf. “İdris Hoca, dedi. Bu mektubu size annem gönderdi. Yazılanları okuyup cevabını da arka sayfaya yazacakmışsınız!”

Aldım, okudum. 

Şöyle yazıyordu:İdris Hoca. Ben mektubu getiren kızın annesiyim. Hamileyim. Az sonra çocuğumu kürtaj yaptırmaya doktora gideceğim. Ulus’a…Fakat bazı kadınlar kürtajın çok günah olduğunu söylüyorlar. Bazı kadınlar da “amaan…ne varmış onda! Git aldır” diyorlar. İçimde bir sıkıntı oluştu. Son kez de sana danışmak istedim. Haram mı değil mi yazıp bana gönderir misin?”

Ben öğretmenliğin yanında Balgat Ehli Beyt Camiinde Cuma vaazları, Ramazan gecelerinde vaazlar yaptığım için çevrede tanınıyordum. Meseleyi de anlamıştım. O yılların modasına uyarak yaygınlaşan “kürtaj” çılgınlığı en mazbut, milliyetçi, dindar aileleri bile sarmıştı artık.

Kağıtın arka yüzüne yazdım. Yazdıklarımın iki paragrafını sizinle de paylaşayım:

“1- Hz. Ömer halife iken bir kadının şahitliğine başvurmak için huzuruna çağırır. Kadın makama çıkmaktan korkusuna çocuğunu düşürür. Halife sahabenin ileri gelenlerini toplar ve sorar: Bunun cezası veya tazminatı ne olmalıdır?

Herkes bir şey söyler ama halifenin suçsuz olduğunu söylemeye çalışırlar. Hz. Ali ise susmaktadır. Senin görüşün nedir diye sorulduğunda Hz. Ali: Bu arkadaşlar hak adına bu karara varmışlarsa yanlış karara varmışlardır. Seni kurtarmak için böyle söylüyorlarsa bu büyük bir vebaldir. Doğrusu, bu kadın senden korktuğu için çocuğunu düşürmüştür. Dolayısı ile diyet gerekir.

Hz. Ömer (R.A) bu görüşe uymuş ve diyet ödemiştir.

Diyet olarak şu miktar belirlenmiştir: Anne karnında canlanan bir ceninin düşmesine sebep olan on beş deve veya karşılığı parayı diyet olarak ödeyecektir.

İslam’ın insanlara verdiği bu haktan daha büyük hak var mıdır? “Bana her hakla gelin ama kul hakkıyla gelmeyin” (Hadisi Şerif)diyen Allah, kulunu korumak için kendi hakkından bile feragat etmiş ve kulu korumuştur.

2- Türkiye’deki Nüfus Planlaması cinayetinin ardında Ermeniler vardır. Bu Ermeniler vaktiyle Sivas’ın Suşehri İlçesinden ABD’ye gitmiş ve orada Watertown (Suşehri) adlı bir şehir kurmuşlar. Bu cinayetin masraflarını şehirdeki hastane karşılamaktadır Ermenilerin buradaki en büyük destekçileri de Siyonistler. Gaye Müslüman Türkün çoğalmasını önlemek. Sakın oyuna gelmeyin. Dikkat edin; tarladan pırasa sökmüyorsunuz. Kendi rahminizi çelik bıçak ve makaslarla kendi bebeğinize lokma lokma mezar yapıyorsunuz!”

Aradan aylar geçti. Ben olayı çoktan unutmuşum. Bir gün okul çıkışı bir grup öğretmen arkadaşla kırtasiyede muhabbet ediyoruz. Vakit akşam yakını. Dükkânın önünde sarı bir taksi durdu. İçinden ortanın üstü boylu, etine dolgun bir bey indi ve direkt dükkâna yöneldi. Kapıyı açıp içeri girince: “İdris Hoca, Allah senden razı olsun” dedi.

İdris Hoca hanginiz diye sormadı. Demek beni tanıyor ki; normaldir.

Allah hepimizden razı olsun ama sebep nedir? Ne gibi bir iyiliğim oldu?” diye sordum.

Adam sandalyeye oturdu. “Sen beni bir oğlan sahibi yaptın!” dedi.

“Ne?” Arkadaşların hepsi bana bakmaya başladılar. Bir sessizlik çöktü.

Yanlış anlamayın, anlatayım…” dedi adam. “Benim bir oğlum oldu. Ben dolmuş taksi şoförüyüm. Allah o oğluma öyle bir sevgi vermiş ki; akşama kadar defelarca eve uğruyorum çocuğumu görmek için. Etimesgut’a yolcu götürsem durağa gitmeden önce eve uğruyorum. Sincan’a götürsem öyle… Sevmeden, görmeden duramıyorum. Bugün yine bağrıma basıp severken hanım dedi ki; Bey, bu çocuğu böyle seviyorsun ya…

Evet.

Biliyor musun bu oğlumuzun sebebi önce Allah sonra da o İdris Hoca var ya; o!

Ne demek bu? Diye sordum. Anlattı hanımım.

Allah senden razı olsun İdris Hoca!”

Ohh!! Meseleyi anlamıştım. Ben de göz aydınlığı verdim ve adam gitti.

Şimdi ben o babayı, anneyi, o kız çocuğunu ve o çocuğu tanımadığım için merak ediyorum. O çocuğu arıyorum. Kimdir, nerededir, ne iş yapar? İnşaallah Allah’a iyi bir kul, vatana millete sadık, ebeveynine layık bir evlattır.

Ve hiçbir amelime güvenmiyorum ama ikinci olarak bu çocuğun yaşamasına vesile olduğum için Rabbimin rahmetini umut ediyorum.

Çünkü, biliyorum ki; “Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir. (Kur’an-ı Kerim:Maide Suresi. Ayet/32)

Vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Biraz geç kalmışsın gibi 

Nücahit

Öyle bir yazmışsın ki mübarek, taksici içeri girince, "gözün aydın, çocuğun hayırlı olsun İdris hoca" diyecek zannettim.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23