Bu defa durum farklı mı yoksa?
Aylardır emeklilerin eleştirisi vardı. Bunu cümle âlem biliyor. Son zamanlardaki bu “fon” dalgası ve bunun içine bazı iktidara yakın kişilerin adının karışması biraz işin rengini değiştirdi. Hâlâ emeklileri görmezden gelen bir iktidar olursa, ürün fiyatları üzerindeki hoşnutsuzluklar devam ederse, son zamanlarda milletin ağzını gerçekten hiç beğenmiyorum. Buna benzer yazılar bundan önce de yazdım ama bu defa durum gerçekten farklı.
Ak Partili olanlar bile, yapılan güzel şeyleri sayıp döktükten sonra “bu sefer yazık olacak gibi” cinsinden laflar ederek kapatıyor konuşmayı.
Daha ne başörtüsünün saygınlığı kaldı ne dindarlığın. Adeta, belediyelere yapılan operasyonlar ve CHP’nin ikiye bölünüp iktidar umudunun kalmaması o kesimleri yakası açılmamış küfre ve muhalefete zorluyor. Uyuyan hücreleri de uyandı sanki.
Allah’tan ki; hâlâ umut veren bir iktidar adayı yok. Yorgun da olsa pehlivan bizim pehlivan mantığı belki sürüklerse sürükler.
Hükumet, cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı ve İç İşleri Bakanı asla göz açtırmadan fon olayının iviğini diviğini araştırmalılar. Millete de bilgilendirme yaparak.
Mesela aklım hâlâ almıyor: Cumhurbaşkanımıza bu gibi olaylar niye zamanında haber verilmez.
İlla, ekonomik olaylar için de mi bir “MİT” olmalı?
OLAYA BİR BAŞKA CİHETTEN BAKIŞ
Laik ve Batı tarzı Hristiyan benzeri toplumlarda millet hangi cihetten olursa olsun, faize bulaşa bulaşa, her türlü pisliğe bulaşır oluyor.
Çünkü faiz bir başkasının hakkını yemek. İnsan başkasının malını yemekten iyice meşruluk kesbedince, sistem gereği, sonunda her türlü yolsuzluğa bulaşmakta beis görmüyor.
Nasıl olsa burada iki önemli engel var:
1-Faizli siztem Yahudi’nin fonu… Orada hak yiyince problem yok
2-Faizli alışveriş Allah ve peygamberine savaş açmak kadar korkunç olduğuna göre ne biz bu hükumeti böyle bir sistemi hayata geçirmeye zorladık ne de İslam Âleminin din âlimleri ile iktisatçıları bu yönde bir finansman oluşturmak için çaba sarf etti.
Tayyip Erdoğan da bundan rahatsız. O da bi ara “nas” dedi ama o, zamanı tam ayarlanmamış bir çıkıştı.
HUSİLER HUSUSİ BİR MUAMELE Mİ BEKLİYOR?
Müslümanları böyle aldatıp karıştıran, birbirine düşman eden en önemli amil, dış güçlerdir.
Buraya kadar doğru ama bu hırsızın hiç mi suçu yok? Müslümanlar bu zokayı defalarca yuttukları halde neden akıllanmazlar? İşte Husiler. Zamanında Yemeni böldünüz. Anladık, böldünüz. İsrail’e de efelik tasladınız.
O da gayet güzel. Peki, Mekke, Medine topraklarına saldırmak ne? Yahu sizde hiç mi akıl yok, şuur yok? Demek futbolcunun ayağındaki top gibisiniz. Kimin ayağına gelirseniz o tarafa yuvarlanıyorsunuz! Arabistan’ın başka kenti mi yok? O iki kutsal beldeye saldırı ne demek?
Sonra! Sonra iki Müslüman devlet çarpışırken birbirlerinin stratejik üslerine neden saldırır? Sen onu tamir edersin, milletin acından ölsün diye mi?
Husiler ne yapacak şimdi? Belli ki; o topraklara başkasının kuklası olarak geldiniz. İran’ın politikaları gereği onunla hareket ettiniz. Eee! Deveden büyük fil var. Şimdi Mekke İttifakı karşısında ne yapacaksınız? Ölenleriniz çoktan şehit olmuştur. Şehitlik Yemen’de satılıyor sanki?
Bu Mekke İttifakı dilerim büyür. Müslüman ülkeler arkalarındaki ağırlığı bırakabilseler.
Yoksa, Bu ittifakın Nato’dan da Nafta’dan da daha iri olmaması mümkün değil. Yeter ki Müslümanlar şuur eğitiminden de geçsinler. Vesselam.







