15 Ekim 1758: Afîfî (Şâzeliyye Tarikatının Afîfiyye Kolunun Kurucusu)
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onlar, yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Şâzeliyye Tarikatının Afîfiyye Kolunun Kurucusu Afîfî'yi hayırla yâd ediyoruz.
Abdülvehhâb b. Abdisselâm b. Ahmed el-Merzûkī el-Afîfî, Mısır’ın Menûfiye bölgesindeki Minyetü Afîf kasabasında doğdu. Doğum tarihi belli değildir. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Kahire’ye gitti. Ezher yakınlarındaki Sinâniyye Medresesi’nde ibadetle meşgul olduğu yıllarda Mâlikî müftüsü şeyh Sâlim en-Nefrâvî’den ders aldı. Daha sonra hacca gitti.
Burada görüştüğü İdrîs el-Yemânî’den icâzet alıp Mısır’a döndü.
Medresetü’l-Eşrefiyye’de Şahîh-i Müslim okutan Ahmed el-İskenderî’nin hadis derslerini takip etti. Şâzeliyye tarikatının Tayyibiyye kolunun kurucusu Ahmed et-Tihâmî et-Tevvâtî’ye intisap ederek Şâzeliyye tarikatına girdi. Sülûkünü tamamlayarak onun halifesi oldu. Bu arada Şeyh Mustafa Kutbüddin el-Bekrî’den Halvetiyye icâzeti aldı. Sabbâğ diye tanınan hocası Ahmed et-Tihâmî’nin ölümünden sonra Muhammed el-Belîdî’nin tefsir derslerine devam etti. 12 Safer 1172 (15 Ekim 1758) tarihinde vefat ettiğinde Sîdî Abdullah el-Menûfî’nin yanına defnedildi.

1178’de şiddetli bir selin Afîfî’nin kabrini tahrip etmesi üzerine oğulları ve müridleri yeni bir türbe inşa ettiler. Bu türbe bir süre sonra Mısır halkının ziyaret yerlerinden biri haline geldi. Memlük emîrlerinden Muhammed Kethüdâ Abaza orada bir imaret ve ziyaretçiler için bazı binalar yaptırdı. Afîfî adına tertiplenen tören ve ihtifallere (mevlid) Mısır’ın her tarafından büyük topluluklar gelir ve davullu zurnalı bir şenlik şeklinde yapılan bu tören on gün kadar sürerdi.
Afîfî eser bırakmamıştır. Onun tarikat ve tasavvufla ilgili görüşleriyle tarikat silsilesini müridlerinden Abdurrahman b. Süleyman el-Gureynî Risâletü’s-silsile adlı eserinde anlatmıştır.
Tarikatın âdâb ve erkânı ile evrâd ve ezkârı Ahmed Zerrûk tarafından Risâletü’l-uşûl ve Risâletü’l-ümmehât adlı risâlelerde bir araya getirilmiştir. Afîfî el-Vakkād, Gureynî ve Zerrûk’un risâlelerini Hidâyetü’s-sâ’il ilâ mecmû’i’r-resâ’il (Kahire 1316) adlı eserde yayımlamıştır.