• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Necip Fazıl’ın Makalesine Devam-4

24 Kasım 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

BATILILAŞTIKÇA

“…Ve ortaya bir sürü sahte kahraman çıktı… Kendi halkına %10, yabancıya %3 gümrük tanıyan 1838 İngiliz Ticaret Antlaşmasına bastılar imzayı ve sonra aynı hakları Batılıyım diyen her devlete verdiler. Böylece hayat kaynaklarımızı kuruttular. “Bundan böyle hiç kimseye adaletsiz muamele yapılmayacaktır” diyerek geçmişinin zulüm devirleri olduğunu ilanla geldi Tanzimat!. Ve sonra açıldı kapılar. Batı patenti taşıyan her şeye: Gel 1856 Islahat Fermanı! Gel Arazi kanunnamesi! Gel efsunkâr hürriyet! Gel Meşrutiyet! Gel meclis! Gel ferdiyetçi! Gel Batı hukuku!. Artı uygarlaşıyorduk. Direnenler mi? Onlar yobazdı, gerici idi… Gık diyene “söyletmen vurun” dediler. Çağdaş uygarlık düzeyi aşkına darağaçları kuruldu. Halkın sözcüsü ULEMAYI İPTE sallandırdılar. Şehirleri topa tuttular ve sindirdiler halkı. Yabancılaşmış aydın galipti. İktisadi hayattan kadınlığa dek özgürdü artı her şey. Talan edilebilirdi bir medeniyet. Topraklarından insanına, vakıflarından adetlerine kadar her şey Batıya peşkeş çekildi ve sonra da yetişen nesilleri eğitimleri ile uyuttular, beyinlerini yıkadılar; Batıcılığın emrine verdiler. Geçmiş karanlıktı onlar için. Padişahlar kendi keyiflerine bakmışlardı. 950 yıl Arap kültürü, dili ve adetleri altında ezilmiştik. Osmanlının zulmü altında esirdik. Kadınlar kafes arkalarında çürümüşler. Ama Batılılaşmakla Türklüğümüzü bulduk ve kurtulduk. Vahşi idik, Medeni Kanunu kabul ederek uygarlaştık. Batı aksırsa biz de aksıracaktık. Çünkü onlar ne yaparlarsa doğrudur. Biz düşünemeyiz, ancak tercüme edebiliriz. 950 yılı harfi ile kelimeleri ile daha doğrusu ruhu ile reddettiğimize göre gelsin tercüme eserler… Her şey için Batıdan parafe arar olduk. “Aman Batı bizim falan liderimiz hakkında “Ne büyük adam de”. Filan romancımızın eserini tercüme et ki; bizim ahmak halkımız kıymetini bilmedikleri bu adamların büyüklükleri hakkında kanaat sahibi olsun. Ey Batı! Nasıl sana benzedik mi? Bak şehirlerimizi bile yerle bir edip sana benzer binalarla donatıyoruz. Kılığımız, kıyafetimiz ve şarkılarımızda hep sen varsın. Gençlerimiz caz müziği ile evleniyor, ölülerimiz Mozart’ın ölüm marşı ile kalkıyor. Çelenk bile taşıyoruz mezara. Ne olur Batı. Artık bizi de kendinden kabul et. Ey Ortak Pazar! (Bugün Avrupa Birliği İ.G) Bizi üyeliğine al. Biz Tanzimat’tan beri Avrupalılaşalım diye çalışıyoruz. Bu AET (Bu gün AB, İ.G) son tren. Bu treni kaçırırsak /***-/ne olur halimiz? Biz İslam âleminin liderliğinden çoktan istifa ettik. Biz lider değil Batının kuyruğu olmak istiyoruz. Ne olur bize kıymet verin. Bu kompleksi solcusu da sağcısı da taşımıyor mu? Türkiye’de bir sol lider kendisini batının sevdiğini, partisini desteklediğini göstermek için Avrupa’dan parlamenterler getirip afişe etmiyor mu? Yabancı dil bildiğini, tercümeler yaptığını yardakçıları sık sık tekrarlamıyor mu? Avrupa’nın sol dergilerinde kendisi hakkında methedici yazılar gene yardakçıları tarafından yazdırtılmıyor mu? (Bülent Ecevit. İ.G)

İşte mesele sağcısı ile solcusu ile batılılaşan bir memlekette kendi medeniyetinin sesi olabilmektir. Bu demek değildir ki Batının güzel buluşlarına gözlerimizi kapatalım. Bilakis “Hikmet mü’minin yitik malıdır, nerede bulursa alır.” Biz Batıyı ve Batılılaşmayı yenebilmek için onlardan daha çok batıyı bilmek zorundayız. Biz imanını kaybetmiş bir tavırla Batıya yaklaşmıyoruz. Kulluk etmek için öğrenmiyoruz. Bilakis kendi medeniyetimizle Batı arasındaki farkları görmek için öğrenmek zorundayız. Ama aslolan insanın saadetidir, ihtiyaçların çoğalması değil… Bizi Batılılaştırmak isteyen batıcılarda bir şahsiyet eksikliği görülmektedir. Vakur ve asil bir medeniyetin çocukları bu kadar zorlanamaz. Tarihi şahsiyetimizi neden inkâr edelim?

Bizim mazimizde emperyalizm lekeleri yok. Batı utansın kendinden…

Burada solcu gençlere seslenmek zorundayız: Mesele Batının son uzantısı Amerika’nın 10/15 üssüne “hayır!” demekle bitmiyor. Mesele hücrelerimize kadar sinmiş BATILILAŞMA MİKROBU’na karşı çıkmaktır. Mesele hastalığımızı kökten teşhis ve BATININ ruhumuz üstüne konmuş 200 yıllık MANEVİ ÜSLERİ’ne “Hayır!” demektir.”

Onurlu milletler başkasının izini sürmezler. İz sürenin izi olmaz. Müslüman Türk Milleti 1000 yıldır dünya milletlerinin gıpta ettiği bir iz sürmüş ve örnek alınmıştır. Bunca kazanılmışlık dururken başkalaşmaya çalışmak maskaralaşmaktan başka bir şey değildir.

Unutmayalım ki; bizim dışımızdaki dinler ve milletlerin tamamı bize düşmandır. Kiminin alacağı öç var kimi bizim doğrulmamızı istemiyor. Biz doğrulursak bizimle doğrulacak sürüyle ülke var. Düşman bunu çok iyi biliyor da bizim içimizdeki cehl-i mürekkepler ne zaman bilecek, anlayacak?

Yoksa anlamak için bizimde bir tufana mı ihtiyacımız var?

Doğrusunu Allah bilir, vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SÖYLE

ayaktakımı KİMİŞ ONLAR KARNINDAN KONUŞMA AÇIK AÇIK SÖYLE UYDURUKCU

Mutmain Mutmain...

Güney Kore teknoloji dünyası, idrisi bitlisiyi alıp da oraya gitmek lazım....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23