• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

GEZİ NOTLARI Günaydın ve Bayındır aileleri

30 Ekim 2023
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

11 Ekim 2023 tarihinde İstanbul’a gittim. Her zaman olduğu gibi Ordu -Giresun Havalimanından kalkan uçakla. Şimdi, çok şükür 17, 15, 11 saat süren Giresun-İstanbul arası yolculuklarımız bir buçuk saate düştü. O yol hikâyeleri, yolculuktaki arkadaşlıklar, muhabbetler de tarih oldu.

İstanbul’a gidişimizi sağlayan Ordu-Giresun Havaalanı, Suudi Arabistan’ın Cidde Havaalanından daha modern ve görkemli. Bunu bir yere kaydediyorum. İndiğimiz Havaalanı ise ilk kez indiğim İstanbul Havaalanı idi ki; gerçekten muhteşemdi. Gerçekten rekorları altüst eden, depar atan ve ipi göğüsleyen bir yapı idi.

İstanbul’a gidişimin iki önemli sebebi vardı: Biri kızımı ve torunlarımı görmek. İkincisi de kardeşimin oğlu yeğenim Recep Tayyip Günaydın›ın önce söz sonra da nişan merasimini icra etmek.

İstanbul’un bende yedi yıllık bir hatırası var. O hatıra tabii ki her zaman yâdımdan silinmez. İstanbul bir payitaht. İstanbul bir dünya şehri. İstanbul, Kur’an’ı Kerim’in en çok yazıldığı şehir. Ve İstanbul, Müslüman Türk Medeniyetinin en nadide eserlerinin inşa edildiği ve sergilendiği şehir.

İstanbul’da torunum Emir Asaf Bahtiyar’ın okuduğu Mehmet Emin Saraç İmam Hatip Lisesine gidip orada Cuma Namazı kıldım. Lise Müdürü Vedat Karabayır Beyden okulla ilgili güzel bilgiler aldım.

Ayrıca torunumun Ülke TV’de yayınlanan “Ülkenin Çocukları” programını izlemek de İstanbul’a nasip oldu. Bu vesile ile söylüyorum: Her İmam Hatip talebesi ve velisi bu programı izlemelidir. Yani “Ülkenin Çocukları Emir Asaf Bahtiyar” bölümünü izlemelidir. Çekimi yapanlardan ve programa katkı sunanlardan Allah razı olsun. İmam Hatiplere tavsiye edilecek güzellikte olmuş.

Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesini gündüz gözüyle gördüm. İçine girmek, detaylı incelemek nasip olmadı lakin gurur duydum. Temeli ben İstanbul’da iken atılmış ve inşaatı başlamıştı. Gerçekten devasa bir hastane.

Hep söylüyorum: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan, açılış makası onun “Makaslar Müzesinde” bulunan her eser bir devrim niteliğindedir. Kıymetini bugün bilmeyenler yarın mutlaka bilecektir. Ancak Kemalistler, Leaniler ve Safeviler müstesna… Onlar asla razı olmazlar, memnun kalmazlar.

Yeğenimin söz ve nişanı bir başka payitahtımız olan Bursa’da gerçekleşti. Önce I. Murat Hüdavendigar’ın yaptırdığı Hüdavendigar Camiinde toplanıp namaz kıldık. Oradan hemen yanında bulunan Birlik Vakfını ziyaret ettim. Görevliden her gün yüz elli kişiye yemek pişirilip evlerine gönderildiğini, Cuma günleri de öğlen yemeği çıktığını, altı yüze yakın öğrenciye burs verildiğini ve alanında uzman kişilerce sık sık konferanslar tertip edildiğini öğrendim. Başkan ve ekibini tebrik ediyorum.

Hüdavendigar Camii birinci ve ikinci katı cami son iki katı da medrese olarak yapılmış ve aynı zamanda devlet işleri de aynı külliye içinde görülmüş. Kırkın üzerinde savaşa katılan I. Murat’ın sarayına ne kadar uğrayabildiği meçhul. Onun için bildiğimiz anlamda bir sarayı da yok. Babası Orhan Gaziden 95.000 km2 olarak aldığı Osmanlı Mülkünü 500.000 km2’ye çıkarmak ne demektir? O mülkü kendi hanedanından olmayan bizlere bırakmak ne demektir?

Bundan daha büyük babalık, bundan daha büyük dedelik, bundan daha büyük atalık olur mu? Bundan daha aziz ikramı Allah’tan başka kim lütfeder? Allah onlardan ebeden razı olsun.  

Oradan kızımız Zülal Hanımı Allah’ın emri, Peygamberimizin sünneti mucibince istemeye gittik. Çok memnun kaldığımız bir aile ile karşılaştık doğrusu. Kızımızın babası Muttalip Alemdar Bey ve kızımızın dedesi, aynı zamanda Bursa İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Zeki Alemdar Beyden, tüm aile fertlerinden çok memnun kaldığımız bir iltifat gördük.

Bir hafta sonra nişan için gittiğimizde ise nişan merasimini İlim Yayma Cemiyeti Bursa Şubesi Merkezinin çok müsait bir mekânında yaptık. Ayrıca Zeki Beyden İlim Yayma Cemiyetinin Bursa Şubesi faaliyetleriyle ilgili bilgi aldım. Sekiz adet öğrenci yurtları mevcut. Bunlar yüzde seksen oranında dolu. Bundan başka olarak hafız yetiştirdikleri bir mekâna sahipler. Merkezin altı öğrencilerin yemeklerinin yapıldığı bir yemekhane. Yüzlerce öğrenciye burs veriyorlar. Bundan başka olarak diğer kültürel faaliyetleri de hız kesmeden devam ediyor. Rabbim gayretlerini artırsın.

Nişan günü dönüşte Akşam Namazını Bursa Ulu Cami’de kıldık. Bir konuya canımız çok sıkıldı. Ulu Cami’nin halılarında binlerce domuz başı desenleri vardı. Bu halı ve seccadeler ciddi anlamda sorgulanması ve dikkat edilmesi gereken bir mesele haline geldi.

Merinos’un bilerek bu işleri yaptığı söyleniyor. Ne kadar doğru bilemiyorum. Benim de gözüme çok çarpıyor nedense.

Caminin imamına kaç yıldır görevde olduğunu sordum. Müezzinlikle on yılın üzerinde olduğunu söyledi. Domuz desenli kareyi gösterdim. Bunun için kaç yıllık olduğumun ne önemi var, dedi. Ben de belki yeni göreve başlamış olabileceğini ve henüz kendisine böyle bir ihbarın ulaşmamış olabileceğini düşünerek sorduğumu söyleyince: “Ohoo! O kadar çok söyleyen oluyor ki!” dedi. Demek çoklarının dikkatinde. Sinek murdar değil ama mide bulandırıyor. Küçük bir cami değil ki hemen yenileyesin. Vesselam.

Devam edecek.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Elazığ

Ah İdris hocam ah bende çok görüyorum o öküz başlı desenleri çok kızıyorum,hocaya söyleyince hiç ilgilenmiyor

azılı heykelcilerden daha iyidir merak etme

müslümanlardan mı korkuyorsun ?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23