--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarım ve hayvancılık istiklal meselesidir (2)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

Dünkü yazımızda şöyle demiştik:

“Şimdi tarım konusunda geçmişe kısa bir yolculuk yapalım. Sonra söyleyeceklerimiz var onları paylaşalım”.

Bayram vesilesiyle tarım ve hayvancılığın yapıldığı beldeleri görme imkânımız oldu. Tarımla ve hayvancılıkla uğraşan insanlarımızla sohbet ettik.

Bir kere şunu peşinen söyleyelim. Devletimizin tarım ve hayvancılık konusundaki canhıraş çabası, her türlü takdirin üzerindedir. Bu ifademi yanlış yorumlayanlar olabilir. Onlara takılmayalım ama şu kadarını da söyleyelim.

Böyle kimseler, devletin tarım ve hayvancılık teşviklerinden üst düzeyde yararlanan ve sürekli ‘yetmiyor’ diyen hırslı ve bencil zengin kimselerdir. Yani teşvike ihtiyacı olmayanlar.

Devletimizin tarım ve hayvancılık desteğiyle çalışan çiftçilerimizin en büyük şikâyetlerinden birisi, yüksek ücrete rağmen çalışacak insan bulamamaları yönündedir.

Bir örnek: Sigorta, barınma ve yemek hariç, 5500 TL’ye çoban bulunmuyor.

Tarım ve hayvancılıkta her türlü modern tarım aletinin bulunduğu ama üzerine çıkarak çalışacak kimselerin yokluğundan dem vurulmakta.

Köylerden şehirlere “tembel göçü” denilen bir göçten söz edilmekte! “Devlet versin biz yiyelim” diyenlerin sayısının arttığı söylenmekte!

Bu arada, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan sonra en çok sevilen isim olan İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya bir mesaj var.

Derler ki; Valilikler ve Kaymakamlarımızdaki sosyal yardımlaşma vakfından yardım alanların mutlaka iyi irdelenmesi ve denetlenmesi lazım”. Burası çok mühim sayın bakanımız.

Tarıma dönelim ve aklı erenler ne diyor ona bakalım:

“Ülkemizin hiçbir yerinde işlenmeyen bir metre bile toprak kalmamalı. Hisseli tapular tarımın düşmanıdır. Gerekirse bu arazileri TİGEM işlemeli.

Az topraktan çok verim elde edecek formüller imece usulüyle hayata geçirilmeli. Bu geleneğimizin yaşatılması milli birliğimiz için elzemdir.

Osmanlı devrinde tarımı ihmal edenlere ilginç bir yöntem uygulanırmış. Toprağını nadas (herk) dışında 3 yıl üst üste işlemeyen çiftçiden, “çift bozan” adı altında toprağın boş kalmasından doğan zararları ödemek için öşür alınırmış.

Sırası geldi, Teoman Duralı’nın ifadelerini derç etmeli.

“Tarımı ihmal ediyoruz. Yarın bir gün cep telefonu, araba yemeyeceğiz. Besin maddesine ihtiyacımız var. Bilmem kaç bin yıllık yerli tohumu bıraktık. Üretimimizi artırmamız, hayati nesneleri üretmeye ağırlık vermemiz gerekiyor”.

Evet, her şeyi devletten beklemek, ülkemizin bekası ve istiklalimiz için bile bile lades olmak demektir. Devletimiz kalkınma adına istenilen tüm destekleri sunmaktadır.

Bu imkânlar, cüzdan öncelikli değil, vicdan öncelikli kullanılırsa, haram yerine helal tercih edilirse, tarım ve hayvancılıkta kimse bizi tutamaz.

Ezcümle:

Ayağı toprağa değmemiş, topraktan bir ot dâhi koparmamış ama tarım ve hayvancılık konusunda devlete ahkâm kesenlere şu veciz ifadeyi hatırlatalım.

“Ne yağmur görmüş ıslanmış, ne ölüm görmüş uslanmış”. Ciddi meseleler bu çenesi düşüklerin yüzünden heba olmaktadır.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nihat Babaözü

9 Mayıs 2022 16:46

Çiftçinin hakkını sürekli yiyen doymaz ahlak yoksunu bir iktidarın bilerek ve isteyerek işlediği günahlara 20 yıldır şahitlik ediyoruz.

Süleyman Yurddaşer

6 Mayıs 2022 20:09

Önceki yazınıza da bu yapmıştım, size katılıyorum TARIM ıstiklal meselesidir. Ancak, bu istiklalimizi Tarımı TARIM VE HAYVANCILIK diyenler elimizden almıştır. Bize TARIMI TARIMI VE HAYVANCILIK diye öğretenler kullanmazlar sadece TARIM derler!!!

Oğuzhan Tura

6 Mayıs 2022 18:49

Ali Ekber Yıldırım'ın yeni tarım düzeni isimli kitabını okumalısınız.

Tarım

6 Mayıs 2022 15:10

Şeker Fabrikaları Kapandı. Çok büyük bir hata idi. Kâğıt fabrikaları kapandı. Büyük bir hata idi. 

Veli verim

6 Mayıs 2022 13:29

Akp hukumetinin en büyuk hatası köylerdeki ilkokullari kapatması oldu. Koyde çocuklarını okula gönderemeyen veliler mecburen şehirlere tasındı köylerde cocuk kalmadı ancak ne hikmetse boş köylerde bile camilere imam yollandi ve cemaatsiz olan sinop cankıri kastamonu bartin koylerinde camiler açık okullar kapali.

Gülücük

6 Mayıs 2022 12:23

Günaydın. Yalnız yinede bakış açınız bana göre yanlış.

Mustafa

6 Mayıs 2022 09:37

sayın yazar, eski milli eğitim bakanının sözünü hatırlatmak isterim. sen ağa ben ağa inekleri kim sağa. şimdi soruyorum gençlere diplomalı masa başı iş hayalleriyle yıllarını, emeğini, parasını üniversite mezunu olup takım elbise ile iş yapma hayalini kurdurup bu yola sokan politikaların suçu yok mu? kaldı ki diğer bir konu taşımalı eğitim ile insanlar köylerden şehirlere taşınmaya başladı. bu durum beraberinde köyde yaşayan genç nüfusu zihinsel, psikolojik ve sosyolojik olarak köyden, tarımdan, hayvancılıktan uzaklaştırmaya başladı. haklısının herşeyi devletten beklemek doğru değil ama devlet te doğru politikalar ile halkı doğru bir şekilde yönlendirmeli.

GALIP KOSOVALI

6 Mayıs 2022 09:03

AŞIRI NÜFUS ARTISI KISITLI KAYNAKLAR KİMYASALLARLA ILACLARLA KİRLENEN TOPRAKLAR VE TÜKENEN TEMİZ SU KAYNAKLARI TARIMIN EN BÜYUK SORUNU TÜRKİYEDE KÖYLERIN BOSALMASI YANLIŞ TARIM POLİTIKALARI VE VERIMLI TARIM ARAZILERININ MİRAS YOLUYLA BÖLUNMESİ INŞAAT IMARA ACIK OLMASI TARIMI COK ETKILİYOR

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle