• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Ha Halep Ha Antep

03 Eylül 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Ha Halep Ha Antep

HÜSEYİN ÖZTÜRK 

Bilmem nedendir. Söz ile izah edemem ama ruhumun hissiyatını şöyle anlatayım.

Şam’dan sabahın 5’in de bir minibüsle hareket ettiğimizde, bizi nasıl bir Halep’in beklediğini bilmiyorduk.

Şam’da hissettiğimiz yarı huzur yarı endişe, acaba Halep’te de devam edecek miydi? Bu sorularla üç saat süren yolculuğumuzu, coğrafyayı seyrederek, Halep’e vasıl olduk.

İlk saatlerden itibaren “Ha Halep Ha Antep” sözü aklımıza geldi durdu. İki gün boyunca bu başlık altında gözlemler yaptık.

Halep ile İstanbul’un, Gaziantep’in, Urfa’nın, Mardin’in dahası bütün bir ülkemiz şehirlerinin bir farkı yoktu. Onlar ve biz kavramı ortadan kalkmıştı ve “Biz idik”.


Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin; Halep sanayi bölgesinde incelemelerde bulunup, ağırlığı Güneydoğu vilayetlerimizden gelen işadamlarımızla çalışma yemeğinde buluştuğumuzda, “Ha Antep Ha Halep’teydik”.

Bir ara gözüme Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin ilişti. Daha önce Gaziantep intibalarımda kendisine “Hayme Ana” ismini vermiştim.

Hayme Ana, Halep’in de anasıydı ve yine analık yapmış, işadamlarıyla Halep’e gelmişti. Gelmeliydi elbet!


Heyetler arasında gözlemler yaparken, aklımdan şunlar geçiyordu:


-“Acaba Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Fatma Hanımı (Hayme Anayı), “İki Nehir Arasındaki” bu kutlu coğrafyanın özel temsilcisi yapmaz mı?

Vallahi muhteşem olur. Fatma Şahin’deki samimiyet ve çalışkanlık örneğine çok nadir rastlanır. Maşallah Rabbim nazardan korusun.

Bu düşüncelerle hemhal iken Ticaret Bakanımızın Basın Müşaviri Bekir Kaplan, Ömer Bey’in basın mensuplarıyla sohbet yapacağını söyledi.

Dünyada böylesine nazik, temiz, ahlaklı “insan” denilince bütün tariflerin üzerinde neşvünema bulduğu birisini göster deseler, Sayın Bolat derim.

O yüksek nezaketiyle hepimizi selamladıktan ve hoşbeşten sonra Türkiye Suriye ilişkileri üzerine konuştuk.


Evet, Suriye Türkiye’siz. Türkiye Suriye’siz olamaz, olmamalıdır. Sayın Bolat’ın ön sezgileri, yıllardır sahadaki tecrübelerle hep bütünleşmiştir.

Meseleye bardağın dolu tarafından bakar. Şam ve Halep’te ticari ortaklıkların her geçen gün yukarılara doğru çıktığını, çıkacağını ve çıkması gerektiğinin bir ödev olduğunu söyledi.


Halep veya diğer şehirlerle yaklaşık 108 yıldır fiziki sınırlarımız var ama duygulara sınır yoktur. Yıllardır bayramlarda, seyranlarda, düğünlerde sınırlar aşılmıştır.

Fiziki sınırlar, ticari sınırları engellemeli. Halep, Hama, Humus ve diğer şehirlerin kalkınması için ülkemiz ile işbirliği; “komşuluk, akrabalık, müminlik” bağları münasebetiyle insani ve imani bir zorunluktur.

Ezcümle:

Halep ve mücavir alanı dışındaki topraklar çok bereketlidir. Tarım ve Hayvancılık başta olmak üzere hele tekstil için mükemmel bir bölgedir.

Su sıkıntısı var ama Fırat ve Asi Nehri, Suriye topraklarından geçmektedir. Bizim de GAP gibi bir tecrübemiz vardır.

Fırat ve Asi üzerinde GAP projesi gerçekleştirilirse, Suriye yüz yılların fakirliğini zenginliğe dönüştürür vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23