• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Suriye’nin devlet olma ve kalma kimliği

02 Eylül 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Suriye’nin devlet olma ve kalma kimliği
HÜSEYİN ÖZTÜRK 

Suriye ve civarı, yerkürede kurulmuş ilk devletlerden birisidir. Yunanca Mezopotamya denilen bölgenin Türkçesi, “İki Nehir Arasıdır”. Fırat ve Dicle olarak anılır.

“İki Nehir Arası” denilen coğrafyaya İngilizler, “Ortadoğu” dediler ve kabul ettirdiler. Oysa bizim kültürümüzdeki adı “Ön Asya’dır”.

Bugün Ortadoğu denildiğinde akla hangi (Osmanlı olarak 402 yıl tek devletti) ülkeler geliyorsa, hepsinin coğrafi alanının adı Ön Asya’dır”.

Madem kimlikten söz ediyoruz, bu bilgileri de tazelemekte fayda vardır. İlk hayat ve ilk insanın başladığı bu topraklarda yine ilk devletlerden birisi Suriye’dir.

Tarihine uzunca bakıp, zihinleri yormadan günümüze dönelim. Çünkü dünyada kaç adet uygarlık gelip geçmişse, bu topraklarda doğmuş ve ölmüştür. Doğan ölecektir.

Bu bölgelerde devletler kurulup, yıkılırken; Amerika’sı, İngiliz’i, Fransız’ı, bilmem nesi henüz toprağa bile düşmemiş, can verilmemiş, yaratılmamışlardı.



*

Geçmişe uğramayalım dedik ama yine daldık. Efendim Suriye’nin insan merkezli devlet oluşu, Yavuz Sultan Selim’in 1516 fethinden, 1918 yılına kadar geçen 402 yıldır.

Ne bu yıllardan önce ne bu yıllarda sonra istikrar yüzü ve istiklal yüzü görmemiştir. Çok kadim ülkedir ama tüm kadimlikleri yerle bir edilmiştir.

Günümüze geldiğimizde Suriye’nin devlet olma ve kalma ihtiyacı vardır. Bunun için de Türkiye ile omuz omuza vermek gibi tarihi bir borcu yerine getirmek zorundadır.


Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın sıkça vurguladığı; “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz” demesi boşuna değildir.

Suriye halkı ile Türkiye halkı, “amentü kardeşliğinde” bütünleşmiş Müslüman halklardır. Birbirimizin malında gözümüz yoktur.

Birbirimizle kardeş olarak birlikte kazanmak, birlikte çalışmak, birlikte başarmak ve birlikte büyüyerek bağımsızlığımızı korumak mecburiyetindeyiz.

*

Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi başkan ve üyeleri ile işadamlarının Suriye ziyareti, iş birliği adına önemli gelişmelere sebep olmuştur.

Şam’da halk bazında yaptığım gözlemlerde biraz umutsuzluğa kapılsam da Halep’e geldiğimizde umudumuz yükseklere çıkmıştır.


Biz oradayken, PKK bağlantılı YPG/SDG feshedildi. Bu fesih bile Suriye’nin artık bağımsız bir devlet oluşunun önemli adımlarından birisiydi. Lakin şu gerçeği unutmamalı.


Eğer hakikaten Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara, Suriye’yi devlet olma ve kalma kimliğine kavuşturmak istiyorsa, bir zamanlar kendisinin şeytan ilan ettiği Haçlılara aldanmaması gerekir.

Şara’ya ne kadar güvenilir, inanılır bilemem. Bunu en iyi bilecek isimlerden birisi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan ve MİT Başkanımız İbrahim Kalın’dır.

Suriye ile kopmaz ve inkâr edilemez tarihi bağlarımızla, kopmaz ve inkâr edilemez kültürel ve inanç bağlarımız vardır.

*

Ezcümle:

Suriye ile ticari olarak ne kadar büyük başarılara imza atarsak, bu bağlarımız öylesine güçlenecektir.

Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın atardamarıdır. Bu damar zarar görmemelidir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23