--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’de küçük mücadele bitti esas büyüğü başladı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

Suriye’de küçük mücadele bitti esas büyüğü başladı

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Müslümanlar bilirler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir savaş sonrası söylediği rivayet edilen:

-“Şimdi küçük cihaddan büyük cihada, nefis ile cenge dönüyoruz” sözü, meseleyi tartışmasız anlatmaktadır.

Suriye’de savaş bitmiş ve “Osmanlı Devrindeki Suriye” kurulma çalışmaları başlamıştır. İşte burada da şimdi devreye nefisler girecek ve nefisle olan büyük cihad başlayacaktır.

Suriye bundan gayrı dıştan ve içten binbir türlü fitne, fesat ve kargaşalarla boğuşacaktır. Boğuşmanın başını dışarıdan Amerika, İsrail ve İran’ın çektiğine dair kılavuza gerek yoktur. Peki, dışarıdan bu kadar mı? Elbet değil.

Suriye’deki başarının temelinde Türkiye olduğuna göre; bizdeki fitne, fesat ve kaos takımları, içeriyi ve dışarıyı devamlı beslemektedirler.

Suriyeli yöneticilerin ve halkının tüm bu fitne fesat ve kargaşa mafyasına karşı çok dikkatli ve titiz davranmaları, istiklalleri ve istikballeri için şarttır.

Suriyeli yöneticiler de halk da bu hakikatleri bilmeli ve sık sık gündemde tutmalıdırlar. Yıllardır süren bir zulümden nihayet çıkılmıştır. Bunun farkında olmalıdırlar.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, MİT Başkanımız İbrahim Kalın ve hükümetimiz ile milletimizin ve devletimizin selameti için çalışan sivil toplum kuruluşlarımızın, 13 yıldır Suriye’de ve ülkemizdeki mülteciler için neler yaptıkları meydandadır.

Dünya halklarına “insanlık nedir” öğreten bu halimiz; muhalefet partileri, terör örgütleri ve besledikleri medya ve sosyal medya tarafından içeride-dışarıda sistemli şekilde kötülenmekte, akla, mantığa, insanlığa ziyan yollara başvurmaktadırlar.

Böylesine kötü olmayı becerenler şimdi oturup sessiz duracak değillerdir elbet. Meslekleri olan fitne, fesat ve karakterlerini kargaşa pazarında alıcılara sunmaktadırlar.

Malum taife; sözünde, özünde, işinde ve halinde; “insan olma ve kalma istikametlerini” kaybetmiş, bilinçaltlarındaki İslam’a olan öfkelerini mazlumların üzerinden kusarak, her meseleyi kördüğüm haline getirerek zevkle seyredeceklerdir.

Bu manada Suriye’de olup bitenlere dair, içten ve dıştan gelen haberleri sorgulamadan, araştırmadan haberin kaynağına inanmamak gerekir. Hâlâ bu tuzaklara düşülmekte çünkü! 

Artık günümüzde hangi haber kaynaklarının ülkemiz için çalıştığı, hangi kanalların bu topraklarda beslendiği, çalıştığı, barındığı halde fesatlıkta azdıkça azdıkları bilinmektedir.

Fitnenin, iftiranın ve sonu ihanetle neticelenen bu karakteri meslek haline getirenlerin tuzağından emin olmak mecburiyetindeyiz.

“Akıl etmez misiniz” ikazına inananlar, akıllarından hesabına çekileceğini bilerek böyle tuzaklara düşmemelidir.

Ezcümle:

Suriye’deki gelişmeler, zulme son verilmesi dünyayı şaşırtmıştır. Devletimiz ve milletimiz adına büyük zaferin, içte ve dışta zor hazmedileceği aşikârdır.

Böylesine bir başarı ve kardeşlik köprüsü, içteki fesat çeteleri tarafından tahrip edilmektedir ve edeceklerdir.

Bunlara müsamahalı davranmak iki ülkenin arasındaki birliğin ve beraberliğin çözülmesi demektir. İnsan olmanın ve kalmanın erdemi, bu hususa azami dikkat etmektir.

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Reis Sevdalısı

3 Ocak 2025 10:09

Suriye'nin kurtuluşu Türkiye'ye ilhak ile olacaktır. reis2in birleştiriciliği ve liderliği olmadan savaş bitmeyecektir. Beştepe'nin 1000 odalı yaptırılma nedeni de budur. Orada Şam için de, Bağdat için de, Gazze ve Kudüs için de, Bingazi için de odalar hazır.

Şeref

3 Ocak 2025 08:49

İsrail tek mermi atmadan Golan tepelerini işgal ederek Suriye'ye girdi...Madem bu eylemerin arkasında ABD var, madem dünya lideri bizde kapat kardeşim bu ülkedeki ABD üslerini... !!!

Okur

3 Ocak 2025 08:29

Batılı emperyalistler 1990'larda Yugoslavya'yı parçalarken bizde ki bazı çevrelerde batılı ülkelerin yanında yer alarak sevinç çığlıkları atmıştı ve Yugoslavya emperyalist ülkelerin istekleri doğrultusunda parçalanmıştı. Suriye ve ırak emperyalistlerce parçalanırken bizde parçalanırız diye sevinç çığlıkları degil "yapmayın, etmeyin" diye ağlama, yalvarma çığlıkları atıyoruz.

Okur

3 Ocak 2025 07:21

Aynı dili konuşan, aynı alfebe ile yazan, aynı dine mensup Arap milletini birleştirmek imkansız olduğu gibi aynı dili konuşmayan "ayrı bir Ulus olduklarını" söyleyen Kürtleri, yaşadıkları ülkelerle (İran, ırak, Suriye, Türkiye) birlikte kalmaya ikna etmek imkansızdır.

Okur

3 Ocak 2025 07:06

Yüz yıldan fazladır Arap milletinin yaşadığı coğrafyadaki yer altı zenginliklerini (petrol, gaz gibi...) sömüren emperyalistler yer üstünde bulunan zenginlikleride (din, mezhep, para, Ulus, insan gibi...) sömürmesini bilecektir.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle