Bilgi obeziteliği(1)
Bilgi obeziteliği(1)
Hüseyin Öztürk
Aklıselim sahibi kimselerin gözlemlerine göre dünyanın en kirli “bilgi obezitesi toplumu” olmak üzere birinci sırada yer almaktaymışız.
Bilgi emanettir. Bilgi emek ister. Bilgi bedel ister. Bilgi zihin ister. Bilgi öğrenmek ister. Bilgi araştırmak ister. Bilgi doğru şekilde aktarılmak ve paylaşılmak ister.
Yukarıda sayılan hiçbir eylemin gerçekleştirilmediği ucuz, pespaye, neidüğü belirsiz bir sürü yalan, yanlış, iftira, mesnetsiz, sağlıksız, belgesiz yığınlarla fotoğraflar ve bilgi, tsunami gibi sosyal medyada akmakta ve aktığı her yere zarar vermektedir.
Bunların başını elbet sosyal medyanın en hızlı aracı olan telefonlar çekmektedir! Af edersiniz tuvaletlerde bile cep telefonlarına bakılıyor ve hatta oradan yazışmalar yapılıyor.
Kendisine saygı duyan şerefli bir kimse, çevresindeki insanlara karşı saygı duyan haysiyetli bir kimse, ayrıca bir evi ve ailesi olan bir kimse, böylesine cep telefonlarının esiri olamaz ve kimliğine, kişiliğine sahip çıkar.
•
Hemen kendime şunu söyleyeyim:
-“İyi de bunlardan size ne? Size ne zararı var, sizden bir şey mi isteniyor ki, böyle şeyler yazıyorsunuz”. Ukalaca bir ifade ama kendime dedim.
-Sayın beyler, bayanlar! Bu insanlar toplumun içerisinde yaşıyor ve bilgi obezitesi oldukları için aklı melekelerini sağlıklı kullanamadıklarından; toplumun huzurunu, güvenini, emniyetini tehlikeye sokuyorlar.
Bir soru da muhterem okuyuculara:
-“Sizce bunca olayların ana sebepleri nelerdir”?
Medyanın ve sosyal medyanın; serseri mayın gibi hiçbir hedef ve gaye gözetmeden; “Benden sonra tufan” diyerek, düşmanca kirlettikleri toplumu; sürekli kavgaya, şirretliğe, hileye, hurdaya, maddi manevi gaspa sevk etmesi değil midir?
•
Tıklandıkça milyonlar kazanan fenomenlerin kirlettiği ve çirkinleştirdiği bir arenada; sağlıklı insan, sağlıklı genç, sağlıklı aile, sağlıklı öğrenci, sağlıklı eğitim-öğretim, sağlıklı ticaret ve hayat olabilir mi?
Tıklandıkça obezite gibi şişen; anlamamak, bilmemek, öğrenmemek için bakıp geçen ve sonra da zihnini, düşüncesini, fikrini domura uğratmış şekilde sersem tavuk gibi bulunduğu ortamlarda işe yaramaz fertlerden kime ne fayda gelebilir?
İnsanlık tarihinde helak olan toplumlar dışında, ilk kez o duruma yaklaşıldı. Böylesine ucuz, hızlı ve tehlikeli bir yola girildiği fark edilmelidir.
İnsanlığa hizmet eden sosyal medya platformları yok mu? Elbet var. Olmaz mı?
“Bilgi paylaşma ve özgürlüğü” bakımından çok önemli hizmet yapmaktadır ve esas bunların sayısının çoğaltılması lazımdır.
Sosyal medyayı dürüstçe kullananlar tabii ki hariç tutulmalı. Sözümüz, neyin kastedildiğini bilenleredir.
•
Ezcümle kastımız şudur:
Nasıl sağlıksız, işlenmemiş, kimyasallarla yüklü yiyecek ve içeceklerle hastalanıyor ve sürekli hep suçlu arıyorsak, cep telefonlarına işgal zihniyetiyle akan bilgilerden de zihnimiz arızalanmaktadır.
Yani kendimizi akli melekelerimizle yönettiğimizi sanıyoruz ama esasında sosyal medya yönetiyor. İşte bunun adına bilgi obezitesi deniliyor.