Sırbistan seçimlerinde Boşnaklar
Sırbistan’da 25 Ekim’de gerçekleştirilen erken genel seçimde, Aleksandar Vuçiç’in lideri olduğu, Sırp İlerleme Partisi-SNS öncülüğündeki “Aleksandar Vuçiç-Birleşmiş Sırbistan”, 14 yıl sonra “Öğrenci Listesi” karşısında ağır bir yenilgi yaşadı. Sadece o değil, Bosna Kasabı Slobodan Miloşeviç’in mirasçısı İvitsa Daçiç liderliğindeki Sırbistan Sosyalist Partisi de “Ivica Dacic-İstikrar Faktörü” adıyla katıldığı seçimde barajın altında kalarak, hezimete uğradı.
Bu seçimlerde Sırbistan’da yaşayan Sancaklı Boşnakların siyasi temsilinde de ciddi bir güven krizi yaşandı. Boşnaklar arasındaki siyasi bölünmüşlük, bu seçimde oldukça yıkıcı sonuçlar doğurdu. Bugüne kadar Boşnakların seçimlere katılan üç partisi ve parlamentoda 6 temsilcisi vardı. Bu seçime de üç parti katıldı ama sadece 3 sandalye kazanılabildi. Bir başka ifadeyle, Boşnaklar neredeyse oylarının yarısını ve buna karşılık gelen 3 sandalyeyi Öğrenci Listesi’ne kaptırdılar.
Aslında bakılırsa, 53 sandıkta yaşanan sorunlar sebebiyle, 1 Kasım’da yeniden oylama yapılana kadar bu sayı iki idi. Bir önceki seçimde 200 oyla baraj altında kalan Usame Zukorliç liderliğindeki Adalet ve Uzlaşma Partisi-SPP, yenilenen seçimde barajı geçerek, parlamentoda bir sandalye kazandı.
Böylelikle, Öğrenci Listesi’nin Sırbistan Parlamentosu’ndaki sandalye sayısı 140’a düştü. Aleksandar Vuçiç-Birleşmiş Sırbistan, 103 sandalye ile ikinci sırada yer aldı. Seçim barajından muaf tutulan Arnavutların “Arnavut Koalisyonu” ve Macarların “Voyvodina Macarlar Birliği”, ikişer sandalye kazandı. Arnavutların ve Macarların, iki sandalye kazanıp, üçüncüye çok yaklaşmalarının formülü ise elbette bu seçime koalisyonla tek çatı altında gitmeleri oldu.
Yeniden Boşnaklara dönelim.
Boşnak cephesinde ise Rasim Lyayic liderliğindeki “Rasim Lyayic-İnsani SDP/CDP”, Suleyman Uglanin liderliğindeki Sancak Demokratik Eylem Partisi-SDA “Sancak’ın Bekçileri” ve son anda Usame Zukorliç liderliğindeki Adalet ve Uzlaşma Partisi-SPP “Birleşme Hareketi”, birer sandalye ile parlamentoda temsil hakkı kazandılar. Bunlar, yıllardır Sırbistan ve Boşnak siyasi hayatının ileri gelen aktörleri arasında yer alan partiler açısından üzerinde uzun uzun düşünmeyi gerektiren ağır sonuçlar.
Boşnak partilerinin elde ettiği bu neticenin temel sebepleri; on yıllardır süren karşılıklı rekabet, ayrışma ve güvensizlik ve ortak çıkarlarını ilgilendiren meselelerde birlikte hareket etme kabiliyetinden uzak olmalarıdır.
Sancak Demokratik Partisi-SDP, Sancak Demokratik Eylem Partisi-SDA ve Adalet ve Uzlaşma Partisi-SPP farklı siyasi söylemlere, tarihsel miraslara ve bugüne kadarki iktidarlar ile farklı ilişkilerle sahip olan üç büyük siyasi oluşum. Fakat bu partilerden hiçbiri sahip olduğu seçmen kitlesini kendi siyasi hedefleri doğrultusunda yeterince harekete geçirmeyi başaramadı.
Bütün bunların ötesinde, Sırbistan siyasetinde değişim arzusu, geleneksel Boşnak partilerinin de ağır bir darbe almasını sağladı. Toplumsal değişime katkıda bulunmak isteyen Boşnak seçmenlerin önemli bir bölümü, kendi geleneksel siyasi temsilcilerine oy vermediler.
Gelinen noktada asıl sorun, Boşnakların Öğrenci Listesi’ne oy vermiş olmaları değildir. Mesele, Boşnakların bu tercihi yaparken, ulusal siyasi temsilin artık gereksiz olduğu düşüncesine kapılmış olmalarıdır.
Mevcut verilere göre: Öğrenci Listesi, Yeni Pazar’da oyların yaklaşık yüzde 41’ini, Tutin’de yüzde 22’sini, Syeniça’da ise yüzde 28’ini aldı. Bir başka ifadeyle Öğrenci Listesi, Novi Pazar’da oyların neredeyse yarısını, Tutin ve Syeniça’da dörtte birini aldı.
Bu sonuçlar, Sancak’ın üç büyük şehri Yeni Pazar, Tutin ve Syeniça üzerinden okunduğunda, Boşnak seçmen kitlesinin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecine girdiğini işaret etmektedir.
Öte yandan, Sırp İlerleme Partisi-SNS öncülüğündeki liste de bu üç belediyede küçümsenmeyecek bir oy oranına ulaştı. Novi Pazar’da yüzde 19, Tutin’de yüzde 14 ve Syeniça’da yüzde 29 oranında oy aldı.
Dolayısıyla, Boşnakların yoğun olarak yaşadığı bu bölgelerde, oyların kayda değer bir bölümünün Aleksandar Vuçiç etrafında birleşen listeye gitmiş olması da üzerinde düşünülmesi gereken bir başka durumdur. Bu durum, iktidarı destekleyen seçmenlerin siyasi motivasyonlarının sorgulanmasını gerektiriyor. Ayrıca Boşnak seçmen kitlesinin devlet politikalarını değerlendirme biçimi ve kendi çıkarlarını yorumlama açısından da yekpare olmadığını gösteriyor.
Özetle; Boşnak siyasi partileri ve bu partilerin başında yer alan siyasi liderler, artık şapkayı önlerine koymalılar. Kendilerini ve siyasetlerini, toplumun talepleri doğrultusunda güncellemeliler. Sırbistan İslam Birliği Riyaseti ile Sırbistan İslam Birliği Meşihatı’nın, Yeni Pazar’da imzalanan ortak bildiriyle, yaklaşık 20 yıllık bölünmüşlüğe son vermeleri, Boşnak siyasi liderlere de örnek olmalıdır. Aksi halde, Boşnak toplumu kendine bir başka yol bulabilir. Neticede, biri veya ikisi değil, hepsi birden siyasi tarihin tozlu raflarındaki yerlerini alabilirler.







