Milli Eğitim Bakanına: Din Kültürü Derslerini Okullardan Kaldırın!
Sayın Bakan!
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, yanında sadece bir kısım dini bilgiyi değil ahlaki bazı duruşları, tavırları da öğretir. Aslında bunlar, halkı Müslüman olan ve bu ahlak ile görgü ile büyümüş nesillerin çoğunlukta olduğu bir ülkede sadece dini öğretim değil aynı zamanda eğitim anlamı da taşımalı iken; gel gör ki; dolandırıcılığın, hırsızlığın, vatan satmanın, insan satmanın, fuhşun her türlüsü hayata geçiyorken, bir de… Evet bir de…
Bugün bir emekli öğretmen arkadaşımdan dinledim. Kendisi Anadolumuzun bir kasabasında öğretmenlik yapmış. Kasabada mezun ettiğim- etmediğim öğrencilerimin yarıdan fazlası hacı diyor. Camiler lebalep… Kültür ve inanç mayası bu denli maneviyatla yoğrulmuş bir ülkenin önemli bir siyaset adamı kalkıyor ve korumasına bulaşıyor, şoförüne bulaşıyor, temizlik yapan hanıma bulaşıyor, daha nicelerine bulaşıyor, onları kapı aralıklarından izliyor, onlar da onu gizli kameradan izliyor…
Buraya kadar her şey anlaşılabilir gibi gözüküyor.
Eşeği istismar eden, keçiyi istismar eden insanların bulunduğu ve hadım edilmediği bir ülke, suç işlemenin cenneti sayılır.
Lakin olayın bir yanı daha var ki; din kültürü ve ahlak bilgisi dersi bu sözünü edeceğim kişilerin şahsiyetlerine, duruşlarına hiç olumlu katkı yapmamış…
Nasıl olur da bir erkek, diyelim ki bir sapık tarafından kendisine sapıkça bir teklif yapıldığında: “Ben Allah’ın kuluyum. Burada rızkımı keserse başka yerden kapı açar. Ben senin personelinim, kulun değilim” diyemez. Nasıl olur da çocuklarının yüzünü yere eğecek, karısını sokağa çıkamayacak bir hale getirir. Bu nasıl Allah inancı. Güya diyor ki; “işimden atılırım korkusuyla kabul etmek zorunda kaldım”
Neyin kaldı geride utanmaz! Şeyinle kazandığın ekmeği mi yemek için sustun.
Bunların hepsi az ya da çok, din kültürü dersi okumuş kimseler.
Bir de bundan daha vahimi var. Bir evlat düşünün ki, babasının tüm fecaatlerini es geçiyor, ona vermediği malın hesabını ifşa ediyor. Yahu, babaya saygı nedir hiç görmedin mi, bilmez misin?
Baba sonuçta senin baban. Şimdi sen, böyle bir babanın oğlu olarak temizlendin mi? Armudun dibine meyvesi düşer. Ne kazandın bununla?
Evet, Sayın Bakan! Bu dersi kaldırın. “puştluk” dersi koyun. O zaman düzgün karakterli öğrenciler yetişir. Çünkü öğretmenleri mecburen fazileti önermek zorunda kalırlar.
Böyle şey görülmüş değil. Bir insan vatanı uğruna canını verip geleceğini, tarlasını, ailesini düşünmüyor; bir başkası da geleceği için her şeyini veriyor. Eğer bu anlayış yayılırsa hanımını isteseler onu da verecek.
Yuuh!
Ama tüm bu pislikler Türkiye’de belli bir zümrenin dünya görüşünü normalleştirmeye çalışmasından kaynaklanıyor. Afyon Meydanına ve Malatya Meydanına dikilen heykellerin benzeri ancak, Epstein Adasında bulunur. Bu heykeller boşuna rejim tarafından korunmuyor.
YORUMLARA BİR BAKIN
Bundan önce yazdığım “Cübbeli Ahmet Prof. Hayrettin Karamana karşı” makalemin yorumlarına bir bakın. Okuyucusu bu derece önyargılı olan yazar ne yapsın, gazete ne yapsın? Memleket doğru dürüst birkaç ilim adamı yetiştiriyor.
Biri de yanmaz terlik satarak yani milleti kazıklayarak hoca rütbesine sahip oluyor. Ooo. Ne büyük alim!
Ben “de çürütmeyen toprak satıyorum” yok mu alan? Ona inanıyorsunuz da bana neden inanmıyorsunuz?
Yalan söylemediğimden mi? Sarığım yok diye mi? Vesselam.







