--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zor zenaat...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Muhafazakârlık oldukça zor. Türkiye bağlamında ele alırsak, Muhafazakârlığın yerine Müslümanlık da diyebiliriz. Haylice zor ve disiplinli bir meslek. Bir de  laik bir rejim altındaysanız, hepten bunaltıcı...
Bir kere Müslüman iseniz, yalana dolana ve  çarpıtmacılığa sapamazsınız. Hoş, rakipleriniz sizin açığınızı yakalamış ve hatalarınızı yüzünüze vurmuş, hatta bununla yetinmeyip hakkınızda mahkemelere dahi baş vurmuş olabilir. Uçkur erkekleri tarafından el kiri olarak görüldüğünden, bunları musluğun altında yıkayıp temizleyebilirsiniz... Asıl zorluk, yakaların, İlahi denetimden kurtarılamazlığındadır...
Farz ediniz ki CHP iktidardadır ve Müslüman muhafazakârlar da, onu alaşağı etmek için sudan çarık bir meselenin istismarından faydalanacak. Ortalığı birbirine katarak hedefe varmayı, kafaya koymuşlar...
Siz, Müslüman kimliğinizle bu kahpeliğe sapamasanız da, haydi diyelim ki, oku da yaydan çıkarmış oldunuz bir kez...
Aynen Gezi Park’çılar gibi ortalığı yakıp yıktınız. Ertesi gün üzerinize gelen lanet oklarından temize çıkma yollarını ararken, önderlerinizden bir emir geldi. “Masum çocuk rolü oynanacak”...
Hemen elinizde bir süpürge faraş, belediye temizlik ekibinin yanında gazetelere poz vererek, akşamki haydut pisliklerinin masum çocuk görüntüsüne girmiş gönüllü temizleyicisi rolünü ustalıkla oynamaya başladınız...
Puştluğun dik alasını oluşturan bu çarpıtmanın Allah indinde hesabını veremiyeceğinizden, kitabiyatta, böyle bir kahpeliğe tevessül edemezsiniz...
Çünkü siz, Müslümanlığın muhafazakârısınız, muhafazakâr liberal, muhafazakar sosyalist ya da kemalizmin ‘biz de Müslümanız’ diyen Müslüman muhafazakâr kanadından değilsiniz.

Çağdaşlığın Çakma Müslümanlığında durum çok farklıdır. Burada ilahi nitelikte bir hesaba, kitaba çekilme söz konusu olmadığından, gerçekte Müslüman kimliğinizle yapamıyacağınız her türlü şaklabanlık, çarpıtma ve puştlukları rahatlıkla sergileyebilirsiniz. Çünkü, amaç için her yol meşrudur. Bir de rejimin hukuksuz hukuk kuralları, gelenekleri, normatif ahlak ve estetik ilkeleri sizinle ayni paraleldeyse, “Bursa’daki hanım kalemin” yaptığı gibi, gece eşkıyasını, zalim polisin işkencesinden kurtarabilmek için onların idrarlarını camilerin secde mahallerine kurduğunuz gönüllü sağlık istasyonlarına dahi  boşaltabilirsiniz.
Bu kalemin ağzına bakarsak, eşkıya karşısında nutku tutulduğundan sesi soluğu kesilen hayali imam gerçek bir Müslüman olduğundan, gecenin bi nısfında yaralı protestoculara camisinin kapılarını açıvermiş...          
Dedik ya, Müslümanlık, özellikle muhafazakâr Müslümanlık zor zenaat. Bir yanda İlahi kanunların denetimi, diğer yanda da rejimin, maksatlı boşluklarıyla malûl insan elinden çıkma hukuksuz kanunları, objektiflikten yan çizmeyi kesinlikle zora sokuyor...
Müslümanlık zor iş, hem de çok zor...

Zor olduğundandır ki, Müslüman kalemler, Hz. Ömer’i hayali bir figürmüş gibi görüyor, O’na benzemekten korkup çekiniyor ve pandomino koptuğunda da, bütün kabahati, kahrolası komünistlere, Siyonistlere ve alkoliklere yüklemeyi yeğliyorlar...
Başbakan, reklam yoğunlaşmasının hayra alamet olduğu inancında, oysa Müslümana düşen, bu inancında yanıldığını kendisine açık açık haykırmak olmalıydı...
Öyle olamayınca da, böyle oluyor işte...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle