--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yolsuzluk denilince...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Yolsuzluk denildiğinde, kazığa maruz kalacaklar bağlamında akla ilk gelecek olan, sıradan halk kesimidir… Türkiye’de bu kesimi, iyi kötü, sadece Müslümanlar temsil eder. Dolayısıyle, yolsuzluk lafı telaffuz edildiğinde, müslümanlar dikkat kesilmeli…

Durduk yerde bir yolsuzluk çığırtkanlığı başladı. Eğer doğru idiyse bu şamata, Müslüman halk ekmek ve peynirine ilaveten ödemeye zorlanacağı yüksek vergilerin endişesiyle, çevresine gözlerini açmalıydı.

Bununla birlikte elit tabakanın yanında vasat halkı korumakla mükellef hükümetin yapması gerekenler de vardı sıradan halk adına. Mesela, “Nedir bu şamatanın aslı esası” gibi…

Şamata dedikleri şey, adliye, maliye ve zabıta kendi aralarında işbirliği yapmışlar ve devletin tepesine haber vermeden kulaklarına çarpan kanun dışı akçalı organizasyonların üzerlerine gitmişler… Ve bunlarla ilgili hazırladıkları dosyaları ortaya dökmüşler…

Kanun dışı çetevari soygun ve yolsuzluk organizasyonlarının, “adam, madam ve birkaç da masadan” ibaret üç bacağı bulunmaktadır. Şamataların çetelesinde, doğru veya iftira, bu bacaklar sebil gidiyor. Beri tarafta da vasat halk, bu sebil gidişin yaydığı korku ile titreşip duruyor. Öyle ya, “üç gün içinde Türkiye”nin borsalarından yüz milyarlarca doları çekip götürenler, giderken imansız beyaz peynirin kilosunu da otuz bin liraya uçurursa”, gibi…

¥••

Şamataların belki de aslı esası yok idi. Önümüzdeki seçimlerde hükümeti ters kündeye düşürüp iktidarı elinden kapmak isteyen uzun vadeli planlama yeteneğine sahip yerli ve yabancı bedhahlar, çok öncelerden hazırladıkları kumpasları şimdilerde açıvermiş de olabilirdi.

Hükümet bu ikinci şıkkı düşünmüş olmalı ki, tahmin üzerine kurulan kumpasların üzerine gitti. Halk da tabii, hükümete olan itimad ve sevgisi gereği, umudunu imansız beyaz peyniri otuz bin liradan yeme endişesini izale edecek bu kumpas çözümüne bağladığından, yolsuzluk şamatalarına alışarak, şerbetlendi gitti…

¥••

Bendeniz efendim bilmiyordum. Yenilerde öğrendim. Hz. Allah-ü Azimüşşan, Kuran’ı Kerim’ini bölüm bölüm inzal ederken, yolsuzluk yapan bir sahabe için Hazret-i Peygamber Efendimize Nisa Suresindeki birkaç ayetini indiriyor…

Nisa Suresi, hem yasakçılar hem de hürriyetçiler tarafından yıllardır dillendirilmekteydi. Hep sanılıyordu ki bu sure, münhasıran kadınların örtünmeleriyle ilgilidir… Meğerleyim Hazreti Allah’ımız bu surenin birkaç ayetinde, yolsuzluk yapanlara “HAİN” damgasını vurmaktaymış…

Şimdi bu nirengi noktasında, hükümete deriz ki, sıradan vasat Müslümanın, şamatanın başrol oyuncusu hainlerin ihanetinden savsaklanmadan tez elden kurtarılması lazım. Hz Allah’ın “Niye kumpas adını verdiğiniz dosyaları devralıp açmakta acele etmediniz” tarzındaki sorgu sual faslı, hükümetin kumpasçılara yönelttiği “Üç yıl önce hazırladığınız dosyaları bugünlere kadar niye savsakladınız” tarzındaki sorgu sualine benzemez…

Çarptı mı fena çarpar…

İmansız beyaz peyniri otuz bin liradan yemek istemiyorum… 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle