--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkcell’e

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Özellikle ticari zemindeki beşeri ilişkilerden edindiğim tecrübelerden, çılgınlık kertesine getirilen kampanya gürültülerinin arkasında behemehal çıkar amaçlı örtülü  projelerin saklı olduğu gerçeğini öğrendim…
Günün birinde çağrı merkezinizin kızlarından birisi,  onbeş-yirmi yıldır yüksek tarifeden ücret ödediğimden bahisle bana, ‘sizi her yöne bir saatlik tarifeye alalım’ dediler… Telefonumu aylık azami altmış dakika kadar kullandığım için, teklif edilen  ondokuz küsur liralık tarifeyi kabul etmiştim. İyi kötü iki yıldır vergileri dahil yirmi, yirmiiki liralardan yürüyüp gidiyorduk.
Birkaç aydır tarifemiz yirmisekiz lira doksandokuz kuruşa yükseltilmiş. Üzerine vergisi algısı falan filan, bizim fatura otuz liraları deviriyor. Bu cebri artış yüzdesini ne patronlarımdan alabildiğim telif  ücretlerinden, ne de devletin yirmiyedi yıllık hizmetime karşılık hak ettiğim emekli maaş desteğinden görebiliyorum…
Haddimi aşıyor olsam da şunu belirtmeden edemiyeceğim. Matematiki sosyolojik dengenin bozulmaması için eşitliğin bir tarafını etkileyen girdi çıktı yüzdelerinin karşı tarafa da aynen yansıtılması gerekirdi diye düşünüyorum…
Şikayetimi çağrı merkeziniz kanalıyla aktarmak istediysem de, karşıma hep  elektronik bantlar çıktığından başaramadım…
Mecbur kaldım ammeye ait bu köşeyi kullanmaya… Bu işe bir çare lütfen…
                               xxxxxxx
Ayrıca hiç tanışıklığımın bulunmadığı ve  isimlerini duymadığım çeşitli Hac ve umre şirketleri, her şey dahilci turistik otelciler, doktorluk taslayan sahtekar otçular, faizci tefeci brokarlar (neredeyse kadın pazarlamacıları da devreye girecekler), üç kuruşluk menfaatları için mesajlarıyla sürekli olarak beni rahatsız ediyorlar… Zaman zaman sizlerden de bu şekilde meta-hizmet pazarlama tacizleri olmuyor değil…
Ankaralılar bir de diyorlar ki, “Biz vatandaşımız için varız” Kuyruklu yalan, hiç birine inanmıyorum…
Türkiye’de en fazla kazananlar telefon şirketleriyle bankalar. Eskiden bizim kumbaralarımız vardı ve  üç beş kuruş birikince bankaya götürürdük. Bankacı da bunları açar, içindeki parayı sayar ve bila ücret defterimize işlerdi. Şimdi kumbarayı götürüyorsunuz bankacı açıp sayıyor ve para sayma ücretini düştükten sonra tasarrufumuzu defterlerimize işliyor. Bankaların kazanç kaynaklarını öğrendik. Merakım, telefon şirketleri nasıl oluyor da bu kadar çok kazanıyorlar. Haklı değil miyim…
Şu bizim mesajcı mütecavizlerin saygısızlıklarıyla sizin de konuşma konuşturma hizmetlerinize bindirdiğiniz cebri zammın halline bir yol bakıverin…
Bendeniz efendim, çok zor şartlar altında   az kazanan ve de çok az konuşan bir insanım…
Lütfen, biraz da bizim gibileri düşünün…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle