Torba dolsun için...
Bu yazımızın her hangi bir anlamı yok. Ayrıca faydası da…
Bankaların, taktıkları kulplarından tutarak musluğun altına oturttukları kazanlarını dolmak bilmezcesine doldurmalarına karşı, sesli sessiz ‘Öff beee’ haykırışını koyvermeyenimiz kalmadı.
Bakanlarla bakamayanlar, hükümet üyeleri, sıradan vasat halk ve dahi bendeniz, sesli sessiz öfkelerimizi sallayıp gidiyoruz…
Al Baraka Bankası’ndan otuz küsur liralık haksızcasına, ya da sehven kesilip kendi gelir hanelerine aktarılan ‘hesap işletim ücreti’ alacağım, hâlâ küçük cari hesabımdaki yerine iade edilmedi…
Onu istiyorum…
Bankanın, Al Baraka Bankası’nın katılım hesabı sahiplerine dağıtacağı ‘faizsiz’ etiketli kâr payları içerisinde benim bu bankadan otuz lira kadar alacağımdan da bir miskal bulaşıklık bulunacaktır… Banka bana olan bu borcunu ödemediğinde, ben de bunu banka ile kârda ve zararda müteselsilen ilişkili Müslüman mudilerinden ötede talep edeceğim…
Söz konusu otuz küsur liralık alacağım nereden doğuyor...
Faizsiz İslami banka ile yapmış olduğum faizsiz küçük cari hesap anlaşmasını imzalamamdanmış…
¥
Bursa şubesinde sıramı bekledim. Tevdiattaki vazifeliye isteğimi bildirdim. Kimlik ve adres bilgilerimi verdim. Sırada bekleyen müşteriler çoğuldaydı. Banka görevlisi küçük puntolu dört sahifelik anlaşmayı uzattı. Okumaya kalkıştığımda ise, aceleci bekleyenler itiraza kalkıştı. Oradaki sakallı bekleyenlerle sözlü yumruklu kavgaya girişeceğime, uzatılanı imzaladım…
Koskocaman Müslümanların bankasına itimad etmeyecektim de, elin yabancılarını mı tercihleyecektim.
Şimdi Al Baraka Bankası’nın müşterilerinden istirhamıma gelelim. Bankanın nezdinde beni destekleyici, otuz küsurluk alacağımın tarafıma iadesi için bankayı ikaz bombardumanına tutmaları…
¥
İstanbul’da Kocamustafapaşa İş Bankası’ndaki küçük cari hesabım ikiyüz lira civarında bir bakiyeye sahip. Faturalarım oradan ödeniyor. Zaman geliyor bakiye yetmeyince bu banka, İş Bankası, hiç haberim olmadan benim açığımı kapatıveriyor…
Geçen ay hesabımdan beş liralık bir hesap işletim ücreti kesmiş. Ertesi gün ayılınca yanlışını düzeltmiş. Hem paramı iade etti, hem de telefonla özür beyanında bulundu…
Bu da beni utandırıp mahcup ediyor. Şimdilerde çarşı pazara çıktığımda, sakallı dükkancıların yanına yaklaşmıyorum. Günah mı acaba…
Bu yazımız hikaye sayılacak. Hiçbir anlam taşımayacak ve kimseye de bir faydası dokunamıyacak...
İş olsun torba dolsun için yazdık işte. Okuyan da okumayan da sağ olsun…
Bankaların, taktıkları kulplarından tutarak musluğun altına oturttukları kazanlarını dolmak bilmezcesine doldurmalarına karşı, sesli sessiz ‘Öff beee’ haykırışını koyvermeyenimiz kalmadı.
Bakanlarla bakamayanlar, hükümet üyeleri, sıradan vasat halk ve dahi bendeniz, sesli sessiz öfkelerimizi sallayıp gidiyoruz…
Al Baraka Bankası’ndan otuz küsur liralık haksızcasına, ya da sehven kesilip kendi gelir hanelerine aktarılan ‘hesap işletim ücreti’ alacağım, hâlâ küçük cari hesabımdaki yerine iade edilmedi…
Onu istiyorum…
Bankanın, Al Baraka Bankası’nın katılım hesabı sahiplerine dağıtacağı ‘faizsiz’ etiketli kâr payları içerisinde benim bu bankadan otuz lira kadar alacağımdan da bir miskal bulaşıklık bulunacaktır… Banka bana olan bu borcunu ödemediğinde, ben de bunu banka ile kârda ve zararda müteselsilen ilişkili Müslüman mudilerinden ötede talep edeceğim…
Söz konusu otuz küsur liralık alacağım nereden doğuyor...
Faizsiz İslami banka ile yapmış olduğum faizsiz küçük cari hesap anlaşmasını imzalamamdanmış…
¥
Bursa şubesinde sıramı bekledim. Tevdiattaki vazifeliye isteğimi bildirdim. Kimlik ve adres bilgilerimi verdim. Sırada bekleyen müşteriler çoğuldaydı. Banka görevlisi küçük puntolu dört sahifelik anlaşmayı uzattı. Okumaya kalkıştığımda ise, aceleci bekleyenler itiraza kalkıştı. Oradaki sakallı bekleyenlerle sözlü yumruklu kavgaya girişeceğime, uzatılanı imzaladım…
Koskocaman Müslümanların bankasına itimad etmeyecektim de, elin yabancılarını mı tercihleyecektim.
Şimdi Al Baraka Bankası’nın müşterilerinden istirhamıma gelelim. Bankanın nezdinde beni destekleyici, otuz küsurluk alacağımın tarafıma iadesi için bankayı ikaz bombardumanına tutmaları…
¥
İstanbul’da Kocamustafapaşa İş Bankası’ndaki küçük cari hesabım ikiyüz lira civarında bir bakiyeye sahip. Faturalarım oradan ödeniyor. Zaman geliyor bakiye yetmeyince bu banka, İş Bankası, hiç haberim olmadan benim açığımı kapatıveriyor…
Geçen ay hesabımdan beş liralık bir hesap işletim ücreti kesmiş. Ertesi gün ayılınca yanlışını düzeltmiş. Hem paramı iade etti, hem de telefonla özür beyanında bulundu…
Bu da beni utandırıp mahcup ediyor. Şimdilerde çarşı pazara çıktığımda, sakallı dükkancıların yanına yaklaşmıyorum. Günah mı acaba…
Bu yazımız hikaye sayılacak. Hiçbir anlam taşımayacak ve kimseye de bir faydası dokunamıyacak...
İş olsun torba dolsun için yazdık işte. Okuyan da okumayan da sağ olsun…


