Tarihin tekerrüründe ne yaparsınız?...
Mahmut Goloğlu’nun Demokrasiye Geçiş, 1946-1950 isimli kitabından yaşanmış hakikatler…
1947 sonundan bu yana sayısı meçhul tekerrürün karşısında ne yapıldı ki, gelenekten yarın için beklenenlere ne yapılabilir?...
Yıl 1947 CHP, tek parti olarak iktidarda. Meclise bir teklif verilir. Mebus aylıkları, baremin ikinci derecesindeki memurlara nispet, çok gerilerdedir. Memurlar, ayrıca temsil ödeneği, çocuk zammı ve her üç senede bir derece yükselme, vs, vs…
Bağımsız mebus Adnan Adıvar, bu teklife karşı çıkar…
“Bu memlekette herkes geçim sıkıntısından muzdariptir. Dolayısıyla ‘elle gelen düğün bayram’ fehvasınca bu sıkıntılara bizim de uymamız gerekir. Belki bu sözlerime katılmayanlar çıkacaktır. Çok mümkündür ki, bunların oylarıyla bu teklif kabul edilecektir. Lakin, bu kanuna uyulması ne kadar doğal ise, bu kürsüden benim gibi bu kanunun aleyhine söz söylemek de o kadar haktır ve doğaldır…
“Bütçeden tasarruf istenildiği bu günlerde halkın üzerimize dönen bakışların ağırlığını sizlere hatırlatmak isterim”…
•
O sıralarda bütçe kanunu üzerinde çalışmalar sürmekte ve tasarruf üzerinde derin tartışmalar yapılmaktadır. DP’li Menderes, savurganlığın ve CHP’li Muhittin Baha Pars da, kırtasiyeciliğin önlenmesini dile getirirler…
İlginç bir politikacı kurnazlığından olsa gerek, Adnan Adıvar, mebus maaşlarına zam teklifine karşı çıkarken, kanunlaşması durumunda payına düşecek artışı alıp almayacağı hususunda sessiz kalmayı tercih eder.
DP’den Osman Nuri Köni teklife karşıdır amma, o da teklifin kabul görmesi durumunda zammı ne yapacağını belirtmemiş. CHP’den Tezer Taşkıran karşıdır, kendi iradesinin dışından gelecek parayı Kars’ın bir köyüne bırakacak…
Zammın Kızılay’a hibe konusunda partiler, ahlaki zafiyet kiriyle lekelenmiş olup çirkinliği de dışarı taşmış düşündürücü bir yarış başlar…
Feridun Fikri Düşünsel zam teklifini savunur. Mebusların şimdiki maaşları 875 liradır. Ele geçeni 560 lira. Artış olduğunda bu 725 liraya çıkacak. Topu temeli bu fark 153 lira gibi küçük bir meblağ…
Memurlarımız ve halkımızın bu küçük meblağı politika dışında görecek kadar olgun ve anlayışlı olduğundan da emindir, Feridun Fikri…
•
Mebus maaşlarına zam konusu Meclis içinde ve haricinde uzun süre gündemi meşgul eder. CHP’li İsmail Rüştü Aksal, partili arkadaşlarının protestolu gürültülerine rağmen teklife itiraz gerekçesini şöyle ifade ediyor…
“Vicdanınıza söylüyorum. Bu meselenin kamuoyunda çıkaracağı yarayı görmüyor musunuz? Ne yaparsanız yapınız, benim demagojiden korkum yoktur, düşüncemi savunacağım. Büyük Meclis’in bu millete layık olabilmek için feragatle çalışması kanısındayım”…
Amma ne çare, mebusların büyük çoğunluğu teklifin lehinde tavır sergileyince, mebus maaşlarına zam teklifi kanunlaşır…
•
40’lı yıllardan bu yana 70 yıldan beri çeşitli partiler tek başlarına olduğu gibi ortaklaşa kurdukları hükümetlerin hemen hepsinin zimmetinde, mebuslarının özlük haklarını parlatma kanunları yer almaktadır…
Partilerden biri ki, genellikle yetkili ve sorumlu iktidar partisidir, öncelikle kendi itibarını koruyacaktır. Utandırıcı da olsa, getirisi itibariyle paralı ve keyifli olan mebus maaşlarına zam teklifi, tasarı olarak hükümet yerine kendini bilir-bilmez, kendi başına buyruk birkaç mebusun adına piyasaya sürülecektir…
Ve de her hükümet döneminde böyle sergilenmiştir millete hizmet icraatları…
Yine her seferinde mebuslar, parti farkı gözetmeden tam kadro halinde zamla abad olurken, hiç birisi, geçim zorluklarıyla başedemeyen halkın, Yüce Meclisin üzerine çevirdiği bakışların ağırlığında eziklik duymamış…
•
Tarih, sık aralıklarla tekerrür ediyor. Geçip giden onaltı yıllık bir zaman sürecinde de yine tarih baba, huyunu ve suyunu değiştirmemiş ve hükümetler de, mebuslarının geçim zorluklarına çeşitli çareler arayıp bulmuştur…
Gelecek günlerde mebuslarımızın maddi sıkıntıları ve geçim zorlukları belirgin hal aldığında, seleflerinin zamanında yapıldığı gibi, önemli ve acil istekleri hiç şüphesiz yine dile getirilecektir. Halkımız ve memurlarımız, ilaveten emekli seçmenlerimiz de, onların bu isteklerini politika konuşu yapmayacak kadar olgun ve anlayışlı olduklarından, bu istekler, mebus maaşlarına zam şeklinde kanunlaştırılacaktır…
Bana sorulsa,
Sizleri bilmesem de, Abdullah Yüce’den, “Kabrime gelme istemem” şarkısıyla kendimi teselliye çalışırım…


