--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Solcu deyip geçersin…

Atilla Özdür
Atilla Özdür
 Solcu ve feminist deyip geçeriz. Amma bu aculluk ve hatadaki tüm sorumluluk bize mi aittir, orasını hiç düşünmeyiz.
Kuzey Avrupa’da solcularla feministler ortak bir teklifle parlamentolarından bir istekte bulunmuşlar. Bu konuda bendeniz efendim, Cavit Çağlar’ın Bursa’daki gazetesinde çiziştiren bir yazıcısının yalancısıyım. Demişler ki,
Kuzey Avrupalı sosyalist ve feministler, ayakta işemenin  yasaklanmasını istiyorlar…
Gerekçe, ayakta işemenin prostat büyümesine yol açmasıymış…
¥
Anlaşılan, Türkiye’nin dışarısında Atatürk yok. Demek ki, Atatürk’süz topraklarda böylesine sivri beyinlere jandarma-polis ses çıkarmıyor. Oysa sıkı mı Türkiye’de birileri kalkacak da, bu tarzda bir sivri akıl gösterisinde bulunacak…
Valla, yer yerinden oynar ve oynatılır…
Evvela tıp camiası Anıt Kabir’i çelenkleyerek darbe festivaline zemin hazırlar... Ayakta işemeyle prostat olgunlaşması arasındaki doğrudan ilişki dolayısıyle, pozisyon değişiminin sağlık sıhhat sektöründe yaratacağı kesin ciro kaybı ‘Şeriatın gelişine’ bağlanınca, sotada bekleyen  tencere tavacılara  da gün doğar…             
“Ayakta ve ‘şarr’ diye işeme ise, ‘benden sonra tufan’ bakış açısının, bencilliğin, ortak yaşama geçememiş olmanın, kentli olamamışlığın adeta ispatı, vesikası!” imiş Cavit Çağlar’ın yazıcısı Adnan Baştopçu, böyle diyooo…
Yok canım, pek de o kadar değil, hatta hiç değil. Kentlilik ile işemenin arasında ne alaka. Memleketimizde demokrasi yok mu, isteyen istediği yere ve arzu ettiği biçimde işer. Hatta, sıçar bile…
Devlet mülkü oluşlarından ötürü, günümüzde devlet işletmesi konumuna dönüştürülmüş eski Osmanlı camileriyle zamanımızın Cumhuriyet camilerindeki işeme düzeni arasında kıl payı fark yok. Hepsinde de, buralara  gelenler, ayakta işemeye zorlanıyorlar. Ataşehir’de geçenlerde işletmeye açılan ve yarınki günlerde de Çamlıca  ile ‘Haliçport’da açılacak binlerce kişilik camilerde abdest öncesi işeyecek olanlar, kentli sayılmayacaklar mı…
Yok yok, Baştopçu kardeşim işeme işleri bir kültür eseridir. Müslümanın yemesi de, yatması da, büyüklerine saygı gösterisi de, çarşı pazarda uyguladığı alışveriş tarzı da, işerken alacağı pozisyonun şekli ve biçimi de kendi dinine has bir kültür şeması üzerinde yürür ve yürütülür…
Bu şemayı sağlıklı ve doğru okuyamıyanlar işemeyi getirip kentlilikle ilişkilendirme yanılgısına düşerler…
Adnan bey hemşehrimiz de, bu şemayı doğru okuyamadığı için, derin bir yanılgıya düşüyor. Şimdi desek ki, ayakta işemek eşeklere benzemektir. Erkek takımından insanın biri, beş “tane” üniversite fakültesini satın alıp bitirse dahi, eğer ayakta işiyorsa, onca kentliliğine karşın o kişiyi Hz. Allah,
“Kitap yüklenmiş eşşek” olarak tanımlıyor…
İlginç ve tuhaf değil mi…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle