--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sol, sağ ve din...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Sol, sağ ve dindarlıkla dinsizliğin hepsini birden tek kazanda kaynatınca, al sana bir kalem aşurası. Kısa keselim, solun sağın dinle bir ilişkisi yoktur...

Gece tırnak kesme ve eşiğe de oturma, çarpılırsın derler. Aslı esası bulunmayan bir hurafe...

Gecenin karanlığında tırnakla birlikte parmak da kesilebilir.  Eşiğe oturan da, kapıdan  gelip geçeni çelmelenip yere düşürebilir...    

Eskinin mumla aydınlanma çağında bu kabilden ihtimali tehlikelerden korunma amacıyla yapılan ikazlar etkili olmayınca, başlamışlar dini, eğitici bir silah olarak kullanmaya...

Allah çarpar, günahtır. Cehennemde yanarsın”. Gibi... 

Burada din, uyandırma silahıdır, uyandırıcı bir ilaçtır...

İnsanoğlu işbölümü zemininde topluca yaşamaya mahkum. Terzisi olacak, fabrikatörüyle işçisi, çiftçisi, maden işletmecisiyle  galeri kazıcısı ve bu arada bütünüyle toplumu  hır gürden azade yönetecek bir idareci ekip, hükümet...

Yine insanoğlu, elinde hırs ve ihtiras denilen bir nalıncı keseriyle doğmuş. İşletmeci emniyet tedbirlerini almaz, yönetici Fırat kıyılarında keçisini kaybedenin imdadına koşmaz, fabrikacı da, işçisinin kıdem tazminatlarına karşı ellerini titretir ve bir hır gürdür ki, geçmişten geleceğe sürüp gider.

İnsanoğlu elindeki bu nalıncı keserinin verdiği güçle GSMH taksiminde toplumu ikiye ayırır ve bölünmüşlüğün sürekliliğini korumaya çalışır. İşte tam da bu kertede din silahını kullanmak ister ve kullanır. Sabreden derviş masallarıyla yoksulları hallerinden memnun kalmaya zorladığında, din de uyutucu, afyon etkisi yapan bir silah olup çıkarılır...

Toplum, açlarla toklar biçiminde ikiye ayrılır da egemenlik tokların ellerine geçerse, toplumun kendi içinde ve gayet tabii olarak, dini afyonmuş gibi kullanan puştlara  karşı bir reaksiyon doğar. Bu reaksiyon hem dinin afyonmuş gibi kullanılmasına, hem de kullananlara karşı, al sana kıyamete kadar sürecek olan adaletsiz bölüşüm ve dağıtıma, sağ sol  görünümlü isyan kavgası...

Bu kavgada dini afyonmuş gibi kullanmak isteyen egemenler, açları pasifleştirirken kendilerini dindar olarak göstermek isterler...

Niçin?... 

Egemen toklar, reaksiyonerlerin haksızlığa karşı sokağa çıkmaları halinde, kendilerinin sahte dindarlıklarına aldanarak, haklarında toplum nezdinde dine karşıymış, dinsizmiş gibi bir kanaat uyanmasını önlemek için...

Fox da nereden ve nasıl çıktı diye bir düşünün bakalım...

Türkiye’deki solun cami düşmanı, din düşmanı, ezan ve namaz düşmanı, Allah, Peygamber ve Kurân düşmanı olduğunu iddia etmek yanlıştır. Eğer bu iddialar Erken Cumhuriyet”in tek partili günlerine bakılarak CHP için uyduruluyorsa, bu da yanlıştır. Zira CHP, tarihinin hiçbir döneminde solcu olmadı. Bir defa toprak reformuna kalkıştı, başaramayınca toprak ağaları Demokrat Parti’yi kurdu. Ecevit’in ağzıyla Ortanın Solu’nu seslendirmişse de, onda da başarılı olamadı. Merve Kavakçı’ya had bildiriminde!   kaya gibi sağcıydı. Toprak gerçekten işleyenin ve su da kullananın hakkıdır. Şimdi sularımız sağın elinde meta...

Solculuk ve sağcılık, ya da sağ ile sol düşünceler, gelir dağılımındaki dengesizlik ve adaletsizlikler kabardığında  mayalanıp oluşurlar...

İktisaden ve idareten köşe başlarını tutmuş mutlu azınlıklar, eski şemaya göre mülkiye, harbiye ve tıbbiye ekolleri,  elbirlik etmiş aralarındaki dine karşı lakaydiliği yeğleyenlerle birlikte ve kendileri de sermaye sahibi olduklarından, sermayenin zulmüne karşı çıkanların dinsiz oldukları yalanını bizlere yutturmuşlar. 

Oysa bakarsınız zalimin oğlu hem mazlum hem de alim olur. Dört dörtlük adil ve dindar bir alimin oğlu da, Haccac-a   rahmet okutur... Aslında asıl ezilen tabaka Müslümanlardan oluşur. Bunların da pek çoğu adaletsiz gelir dağılımına fikren de ruhen de karşı olmalarına rağmen, seslerini yükselten isyancıların arasındaki kimi dinsiz ve inkarcı solcuların saldırganlıklarından ötürü, solcu damgası yememek için seslerini kısarak oturmayı tercih ederler...

Şimdinin devlet başkanları Tayyip Erdoğan’ın söylemlerine ve halka yönelik programlarına bakıyorsunuz, bal gibi sol kokuyor. İcraatlarının kemiyetteki değil keyfiyetteki ağırlığına bakıyorsunuz, sağ basıyor...      

Hüseyin kardaş, Menderes’li günlerimizde yapılan Şişli Camii’nin kapısındaki yaptıranların isim listesini bir okuyuver...

Sağın din düşmanlığı, terazide sola bin basar...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle