--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Simit üzerine...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Ekonomi politikalarında hesap kitap yanılgısına düşmemek için itibari değerler sağlam kazıklara bağlanır. Erken cumhuriyette buğday fiyatları çapa olarak kullanılmıştı. Fiyatlar genel seviyesi için buğday fiyatları çapalaştırıldı…

Demokrasiyi çok partili dönemin tek parti yönetim sitiliyle denediğimiz yıllardaysa, sağlam kazık niyetiyle yabancı parayı kullanmaya başladık. Yakamızı IMF”ye kaptırdığımız dönemin de başlangıcıdır bu çok partili olup da tek partiymiş gibi memleketi çekip çevirdiğimiz yıllar...

Yollar ve köprülerle donattığımız Türkiye yavaştan yavaşa kapitalizme yönelince, komünizmin asal simgesi olarak görülen demiryolu politikamızda bir gevşeme hasıl oldu. Kamyonla taşıma komünist nakliyeciliğine nisbet daha pahalı olduğundan, buğday fiyatları da, üretimdeki artışlara rağmen haylice yükselmeye başladı...

Söz konusu olan seçimlerdeki başarı ise, bu durumda da politikacı her dönemeçten kendine pay çıkarmanın yoluna bakar. Baba Süleyman da bundan istifadeyle fiyatlar genel seviyesindeki buğdaya nisbet artışları kullanarak başlayıverdi, yeniden buğdayı çapa olarak kullanmaya;

Bizim bir önceki evrede köylümüz bir traktöre bir ton buğday verirken şimdi ayni traktöre beş ton buğday ödüyor. Öldürdükleri köylümüzü yine biz dirilteceğiz”, gibi...

Baba Süleyman”ın öle dirile ve götürüle getirilesiyle, zaman geldi çattı 28 Şubat”a...

Bu safhada şiddetli fırtınalardan ötürü daha fazla dayanamaz hale gelen gemiyi batmaktan kurtaracak sabit bir çapa aradılarsa da bulamadılar. Gemi battı...

Batan gemiyi yeniden yüzdürme iddiasıyla ortaya fırlayan lostromolar, tahlisiye simidine yapıştılar. Hırkalarla şalvarlar çıkarıldı, takke ve külahlar atıldı ve ekonomi de simide çapalandı...

Bir simidin bir asgari ücretin kaçta katına tekabül ediyor oluşu” politik bir mesele olarak meydanlarda tartışma konusu yapılınca, 28 Şubat tokmağının tepelerine vurarak uyuttuğu beyinler aniden kendine geldiler...

Ortalık güllük gülistanlığa döndü. Aynen Turgut Özal-Süleyman Demirel-Kenan Evren Triosunun dozu arttırılan faiz serbestisi yoluyla memleketi kurtardıkları günküsü gibi...

Amma Baki olan bir Allah idi ve gerisi hep fani. Trio”nün gülistancılığı gibi simit politikasının da memleketi düze çıkartışının bir sonu olması gerekirdi ki, tarih hep tekerrür etsin...

Simdi yeniden simit mevsimine geldik...

Bugün bir simit bir lira. Tek kişilik asgari ücretle önümüzdeki yıl “binikiyüz” simit alınacak. Üç kişilik asgari ücretli ailede kişi başına düşecek simit sayısı kaç olacak...

Bu dönem, ikinci simit dönemidir Eğer birinci simit dönemine nisbet yerli susamı bol hayırlı rakamlar çıkarsa, AKP bir dönem daha garantide... Yok, susamı Çin’den ithal olup da eski değerlerin altında kalırsa, yandı gülüm keten helva...

HAMİŞ: Son patlamaların joker olarak kullanılabilirliğini göz ardı etmeyelim...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle