--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şeytanla kontralık...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Ademoğlu, şeytanla savaştığı-savaşabildiği nisbette insanlığını kurtarmış oluyor. Cihad denilen savaş da, bir anlamda kişilerin şeytanın tahakkümünden korunup kurtulma savaşı... Kişinin kendi nefsiyle olan savaşı ise, ki Büyük Cihad deniliyor ve Efendimiz Rasulüllah tarafından da tanımı böyle yapılıyor. Nefislerimiz kendi şeytanlarımız demektir...

*

Bankalararası bağımsız kontrol ve denetleme kurumu, yavaştan yavaşa kendine gelme çabasındaki Türkiye halkına 2014 miladi yılı için bir yeni yıl hediyesi sunmuş. Salgın hastalık mikrobuna dönüşen cep telefonlarının kredi kartıyle taksitli satışlarını yasaklamış. Aynen Batıdaki bazı medeni ülkelerde açık havada bile olsa, sigara tüttürmenin yasaklanması gibi...

BDDK’nın bu kararını, tüm şeytani saldırılara karşı Türkiye ekonomisini, onun da yanında Türkiye halkının ar, namus ve ahlaki yapısını tahkim ve koruma amaçlı bir sütreymiş gibi algılayabiliriz.

Şeytan, biliyorsunuzdur, cehenneme yolcu çekebilmek için oraya giden yolu iyi niyet taşlarıyla döşeyerek albenisini güçlendirir. Telefon makinesi satıcıları da, şeytanın bu klasik metodunu kullanarak cehennemin iyi niyet taşlarıyla kendilerini  şöyle savunuyorlar.

Bu yasaklamayla bize denilmektedir ki, dükkanlarınızı kapatın gidin”...

*

Cep telefonlarının yüzde doksana yakın çoğunluğu kredi kartlarıyla ve yirmi otuz ay vadeyle satılıyormuş. Sigara ve uyuşturucu kullanma yaşını ilk mektep seviyesine düşüren şeytanla, cebindeki  telefonuyla arkadaşlarına hava atma çağını yine o seviyelere düşüren de aynı şeytan...

On-oniki yaşlarındaki çocuklar bile arkadaşlarındaki birkaç yıl eskinin telefonunu, menhus iblisin dahi akledemiyeceği iğrençlikle alay mevzuu ediyorlar...

Bu hastalık, bir yandan israfı yasaklayan Allah’a karşı isyanın yaygınlaşmasına yol açarken, diğer yandan da bütçe ve ödemeler dengesi üzerinde meydana getirdiği tahribatla, ikinci ulusal kurtuluş savaşını yenilgiye doğru götürüyor...

*

Demokrasi, ya da halkın kendi kendini yönetme iradesi veya egemenliğin halka aidiyeti gibisinden politik ve sosyolojik söylentiler, pratiğinde hakimiyetin  mutlak anlamda şeytana aidiyeti gerçeğinin üzerine atılmış zahiri bir örtüdür.

Geçenlerde İETT otobüs duraklarının birindeyim. Onbeş-onyedi yaşlarında delikanlımsı çocuk irisi birisi, kıçında rengi süt beyaza dönmüş bir kot pantalon. Her iki paçasında da moda gereği büyük küçük tam dokuz adet atkı ve çözgü ipleri salkım saçak yırtıklar. Ayaklarında da eskimiş lastik keten karışımı spor pabuçlar.

Bir ara cebine saldırdı ve çıkardığı not defteri cesametindeki telefonuyla, aşağı yukarı-sağa sola verdiği kumandalarla tık tıklayıp oynamaya başladı...

Benim ne günahım var ki, bu insan bozuntusunun tık tıklamalarıyla konsolide bütçe üzerinde meydana getirdiği tahribatları onarmak için hükümet, kullandığım istihlak maddelerini zamlandırarak beni cezalandırıyor...

Şimdi şuracıkta bir an nefeslenelim. Cep telefon satışlarına getirilen kredi kartlı taksit yasağı, son günlerin devlet-şeytan savaşındaki dozu yükseltmiyeceğinden emin olabilir misiniz...           

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle