--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Real Madrit’liyim, İtalyan’ım…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Fenerbahçe ile Galatasaray futbol takımları Avrupa kupalarında epeyi ileri mesafe almışlar. Rakipleri yabancı takımları sahalardan silip süpürdüklerinde yedisinden yetmişine Türkiyeli hop oturup hop kalktı. Millette bir coşku ki, sanırsınız Ankara topraklarında dünyanın en kaliteli ve bitip tükenmeyecek kapasitede yeni petrol damarları keşfedildi… Dünya futbol tarihine adımızı yazdırmışız…

Tabii bu şamatanın bir bedeli olmalıydı. Açık söyliyelim, ben bu bedeli ödemeye razı değilim. Amma inanıyorum ki, bunu bana da ödettirecekler. Bir karambol yaratılır da buralardan bana da bir borç çıkarılırsa, politikacısından amigosuna, tepedeki kumandanından kulübedeki nöbetçisine kadar hiçbir Türkiyeliye hakkımı helal etmeyeceğim.
Hükmü idaresi altında bulunduğumuz kitleler sevdalandıkları renkler itibarıyle geniş bir yelpaze oluşturuyorlar. Spor kulüplerimiz de vergi borcu içinde yüzüyorlar. Bunların idarecileri, bu yelpazeden şefaat için fırsat kolluyorlar. Karar süreçlerindeki yetkililerle pabucu yarım karnı aç amigolar ise kahve döğücüsünün hınk deyicisi misali, bu fırsatçıları gazlıyorlar.
Futbol tarihine yarısı yabancı pasaportlulardan müteşekkil Türkiye tescilli futbol kulüpleri yarınki rakipleri İspanyol ve İtalyanların karşısında bir başarı kazandıklarında, Allah ve Peygamberlerini gerçek anlamda kaale almayan YELPAZE’nin hep bir ağızdan ve elbirliğiyle bu başarıların ödüllendirilmesini isteyecekleri kesindir…
¥
Türkiye’de Kürtlerle Türkler, Araplarla, Lazlar ve Gürcüler, Rum’u, Roman’ı Ermenisiyle Musevisi hep birlikte anayasanın güvencesinde et ve tırnak gibi değil midir? GS ile Fener’i ayırıp diğerlerini mahzun bırakmak, anayasanın eşitlik ilkesine ters düşmez mi…
Ödül olarak alın sizlerle birlikte bütün kulüplere sık aralıklarla yapıldığı gibi birer af, geleceğe de şamil olmak üzere kamuya birikmiş ve birikecek vergi borçlarına peşininden derinlemesine bir af…
¥
Devrimiz ar yılı değil kâr yılı. Herkesin, her partinin, her sektörün, her meslekten insanın, her devletin kendi menfaat ve çıkarına öncelik verdiği gibi, ben de kendi hayatımın geleceğiyle konforonu düşünüyorum. İstemiyorum hükümetin, Genelkurmay’ın, Çankaya’nın, ekranlarda yüksek telif ücretiyle futbol muhabbeti yapanların, futbol kulüplerini çekip çevirenlerin ve dahi aşka geldiklerinde ortalığı savaş alanına çeviren yeşil saha amigolarının sevdalısı oldukları futbol kulüplerine bütçeden milyon ve milyarlarca lira para aktarılmasına “evet” diyerek alkış çekmelerini…
Türkiye tescilli olup yarısı yabancılardan kurulu futbol takımlarının önümüzdeki günlerde İspanyol ve İtalyan takımlarıyla yapacakları maçlarda elde ettikleri takdirde bu başarıları, son tahlilde benim nafakamın üzerinde tahribat yaratacağı için, içtenlikle arzuladığım şey, Türkiye’nin yeşil sahalarda bundan böyle tarih yazabilecek kalem kağıt bulmaması, bulamamasıdır…
Milliyetçilik ve vatanseverlik ile bunların sulandırılmaları birbirlerinden çok farklı kavramlardır. Bunların bilincindeyim, bilesiniz…
¥
Cep telefonuma her gün mektup üzerine mektup gönderiyorlar…
“Tarihe tanık olmak için Kutlu Doğum Haftası’nda Kudüs seyahatı. Mescid-i Aksa’da Cuma namazı. Hem de sudan ucuz 600 Avrupa lirası. Tecrübeli rehberler eşliğinde, koş vatandaş koş, bu fırsatı kaçırma”
Ne çare bu fırsatçı Mekke Medine ve Mescid-i Aksa tüccarları, İsrail askerinin Müslüman turistlerin uçkurlarına kadar ellenmedik bir yerlerinin bırakıp bırakmadıklarından, hiç bahsetmiyorlar, ilanlarında…
Amerikalılar, paraya olan güvenlerini Allah’a güvenle eş tuttuklarını taptıkları “Dolarları” üzerinde açıkça beyan ediyorlar. Biz Müslümanlar ise, gizliyoruz…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle