Patates helal midir, yenilir mi?...
Peygamber Efendimizin günlerinde sigara yoktu. Ayrıca Yüce Yaradan Allahımız, biz kullarına yiyip içmeyi serbest kılarken, israfa sapılmamasını emrediyordu. Yenip içilirken bunlar helalinden temiz şeyler olacaktı. Pis ve haram olanlar ise genelde faydalanılan tüm varlıklar olup sahiplenilmesinde emek ve ter dökülmeyenleriydi. Ayrıca domuz ve alkol gibi ismen ve cismen belirtilenler de vardı…
Büyüklerimizden duyup işittiklerimiz ve kitaplardan da okuyup öğrendiklerimiz böyle idi…
Helal ve temiz olanlar ismen ve cismen sayılıp gösterilemeyecek kadar çeşitli olup her şey ve var olan her nesne idi. Eğer elde etme, kazanıp tencereye koyma sürecinde helalinden ter dökmüş ve emek sarf etmiş isek, patatesi de yiyebilirdik. Temiz idi helal idi…
Gel velakin, Kur’an-ı Kerim’de helalliğine dair bir kayıt görülmüyordu…
Patatesin bunca helalliğine rağmen yine de pisliği ve kendinden menkul olmayan haram sayılabilecek halleri de yok değildir…
Mesela, diyabetli bir hasta için…
Peki, sigaranın çok bilinen, tespit edilmiş, ispat edilmiş zararı nereye konulacak?
¥
Diyanet İşleri Başkanı sigarayı haramlar arasında zikretmişler…
Küçük büyük olsun, insan sağlığına zararları, devlet Hazinesini, milli menfaatlere zarar verecek biçimde etkilemesi ve çeşit türlü yangınlara sebebiyeti başta olmak üzere bin bir türlü zararlarından ötürü, sigaranın haram olacağına inanmış ve bu inanışın geleceğimiz yönünden umut ışığı olacağını istiyor ve bekliyor…
Lakin Kur’an-ı Kerim’de bununla ilgili kesin bir hükmün yer almadığını ileri sürenler, Başkan’a ilahlık iddiasını yüklüyorlar…
Amma mısırın, hatta doğal yapı karakteri bile değiştirilmiş kahpe mısırdan devşirme nişasta bazlı şekerin, helalliği haramlılığı hiç sorgulanmadan hem tüketiliyor, hem de ticari amaçla üretilen unlu sütlü tatlılarda gönül rahatlığıyla kullanılıyor…
Tıpkı salt patates yemeklerinin yanında kimi ahlaksızların ürettikleri patates katkılı kaşar peynirlerinde de…
¥
İnsan bu, et kemik bileşiğidir. Yıllar boyu kâh aniden zuhur eden psikolojik baskılarından, kâh çevresine havalanmadan ötürü başlayıp süren alışkanlıklarından kolay kolay sıyrılamıyor. Kur’an-ı Kerim’deki delilli içki yasağının taksit taksit indirilmesindeki hikmet de, Allah bilir, insanın bu fıtri özelliğinden değil midir?...
Tiryakiler, irade zafiyetinden paçasını kurtaramadığı sigara köleliğini meşrulaştırma yolunu bulamadıklarından, kalkıyorlar KUTSAL KİTAPTAN SİGARA AYETİ aramaya…
¥
Farzedelim ki, Diyanet İşleri Başkanının sigarayı haramlaması net olarak kitabi delili bulunmadığından, tütün karşıtlığını günden güne ilerleten hükümete şirinlikten öte bir anlamı yoktur…
Başkan’a karşı çıkanlarının söylentileri de böyle zaten…
Eskiden, geceleri tırnak kesmeye kalkan gençler, buna mani olmaya kalkışan büyüklerini dinlemediklerinde, “günah” denilerek dinden faydalanılırmış…
Görülüyor ki, dünyevi, hukuki, tıbbi ve insani gerekçelerle yürütülen sigara savaşı, etki bakımından hava-cıva. İlk mektep çağı, durduk yerde tiryaki üretip duruyor…
Diyanet İşleri Başkanı da, HARAM diyerek dini kullanmış…
Kime ne?...


