--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Namaz ibadetinde dil meselesi…

Atilla Özdür
Atilla Özdür
9

Peygaberimizin nübüvvetine dek indirilen semavi dinler hep İslam imiş. Bu, hepimizce bilinen bir gerçek. Haliyle bütün insanlığa şamil…

Dindarlar, o demlerdeki geçerli dinlerini asli yapısından dışarı taşırıp, kendilerini tanrılaştırınca, Allah-ü Azimüşşan bir başka peygamber gönderip var olan dini biraz daha genişletiyor. Dönemin insan psikolojisi ve davranışlarına uygun ve niteliğinde yine İslam olan yenileştirilmiş yeni bir din gönderiyor…

Böylece İslamiyet, her seferinde bir sonraki evresine aktarılarak Peygamberimizle birlikte, Allah’ın indindeki tek ve son din haline geliyor...

Son peygamber Efendimize gelinceye dek hep böyle oluna gelinmiş…

Dinler, indirildiği topraklardan çevreye yayıldıkça, oraların insanları bunları kendi dillerine adapte ediyorlar. Mezhep farklılıklarına pek ellenmeksizin mesela, Ermeniler Ermeniceyle, Rumlar ve Slavlar İslamiyete itibar etmeyince, hristiyan olarak yine kendi dilleriyle tapınıyorlar.

Bu mantığa vurulduğunda, Türklerin de Türkçe tapınması lazım gelecektir…

Nitekim, Papa Eftim’ci Türk Ortodoksları elbet kalkıp da İspanyolca istavroz çıkaracak değillerdi. Kiliselerinde de Türkçe gidiyorlar…

İslam dinini Yüce Mevlamız Arap diliyle indirmiş. Müslümanlar dinlerini sırtlanıp Uzak Şark’lara, Avrupa’nın İberik Yarım adasına doğru yayılarak, kimi yerde kendilerine has devletlerini bile kurmuşlar…

Mesela, Endülüs Emevi devleti gibi. Allah Azze ve Celle, bu dili seçtiğini özellikle belirtmesinden midir bilmiyorum, Müslümanlar ibadetlerinde Arapçayı kullanıyorlar…

Atla deve değil, namazlarda dudaklardan dökülecek Arapça kelime yekunu cem’an bir sahifelik. Anlamını bilsen de bilmesen de, ezberinden seslendirildiğinde de, namaz ibadeti yerine getirilmiş oluyor…

Ne var ki, namaz dediğimiz hareket ya da iş, kullarının Sahib-i Azam’a hal arzı seanslarıdır. O’na şükranlık ifadesi olup, bütün namazlarda tek format da değil…

Bazı ibadetler var ki, mesela Cuma ve bayram namazları. Hatta bunlara cenaze namazlarını dahi katabiliriz…

Musallanın başına geçen imam efendiler, memleketimizin saygın ilim ve bilim adamları vefat eden kişinin özelliklerinden bahsederlerken, namazla dua etmeye gelen cemaate insanlığın güzelliklerinden bir seri tavsiyelerde bulunurlar…

Cuma namazlarında da böyledir. Üç beş dakikalık hutbe konferansında amaç, cemaatin yetkili kişiler tarafından çevredeki hal ve ahvalden haberdar edilmesidir. Yenilerde patlayan salgına karşı korunma tedbirleri, kuraklıkta su tasarrufunun önemi gibi. Zira camiler mekteptir mektep. Uyumayalım…

Bizim bol kepçe yaşayan düşüncesiz müsrif insanımıza hangi dilden anlatabileceksin bu önemli meseleleri…

Gayet tabiidir ki, Türkiye’de Türkçe, Yunanistan’da ise Rumca…

Arapçadan gitsen, ne imamını bulursun öğretici olarak, ne de cemaatin içinden anlayabileni?... 

Haa, belki aramızda namazın da Türkçe kılınmasını, eda edilmesini isteyenler vardır. Olabilir…

Mademki Allah’a yaklaşıyor, içimizi döküyor ve şükranlığımızı ifade ediyoruz. Niye kendi dilleriyle tanrılarına yaklaşamasınlardı?...

Meşreb-i Kalenderanın Vezneciler’de camileri vardır da, modern Atatürkçülerin de, Kemalist Türk Müslümanlarına has bir tapınakları niye olmasın, olamasındı?...

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Doğrusu...

2 Eylül 2019 17:39

En son hem Pâdişâh hem Halîfe yi Müslimîn olan zât ı muhterem Osmânlı Sultânı Vahîdüddîn Hân' dır. Ama en son sâdece Hâlîfe yi Müslimîn olan zât ı muhterem ise Abdülmecîd Efendi'dir. Tashîh etmiş olalım...

Doğrusu...

2 Eylül 2019 14:51

@NUSRET: Bu millet 30 Ağustos'da bir çok zafer kazanmıştır. Maksadınız 30 Ağustos 1922'deki zafer ise, o zaman Başkomutan M.Kemal Paşa'nın da sadâkat yemini ettiği son Osmânlı Pâdişâhı Sultân Vahîdüddîn'i de muhakkak zikrekmek lâzımdır çünkü, onu Anadolu'ya gönderen o son Halîfe yi Müslimîn' dir..!

Maksad, Allâh t.'ya ubûdiyettir..!

2 Eylül 2019 13:54

Ubûdiyet'in en mühim rüknü olan "ibâdât"in dili bellidir. Duâ, gâyet tabîi ki arzu edilen dilde edilebilir..

NUSRET

2 Eylül 2019 13:12

sema emine aydınelli nankörüne 30.Ağustos'ta ordumuzun başkomutanı kimdi: Mustafa Kemal'di. Diyanet bu zaferden bahsederken bu zaferi gerçekleştiren komutandan bahsetmedi ise nankörlüktür yaptığı...

Mustafa

2 Eylül 2019 12:06

Bu âyet mealinden ne anladık. (Ahzab 33/36) Allah, yani (O’nun sözlerini içeren) Kıtab’ı[1*] bir işi kesinleştirmişse inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, o konuda bir tercih hakkı kalmaz[2*]. Kim, Allah'a yani (O’nun sözlerini içeren) Kıtab’ına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. [1*] Resul (رسول), “gönderilen”demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur’an’daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah’ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebîmiz’in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan  resul, Kur’an olduğu için bu âyetteki resule başka anlam verilemez

Eray ZN

2 Eylül 2019 11:02

Slm Aleykum, Namaz Allahin kullarina bir nimetidir. Önce bunu anlamaya calisalim. Namaz kilan insan Allahin Rahmet ve nurlariyls ihya olur, kabi kötülpklerden arinir ve seytanin o insandaki etkisi azalir. Allahin melekleri o insana daha cok yardim eder. Sadece bu kadsr degil Vücudu da Ruhuda Namaz nimetinden nasibini kendisini verebildigi ölcüde alir. Lakin Burda su var Allahin sözü kanundur yani bir ayeti okursan bunun fiziksel etkilerinden ve faziletinden süphe edimez. Peki bu Ayeti Türkceyr yada baska dile cevirince Ayni etki ve fazileti gösteriyormu bence asil konu bu bunu test etmke de mümkün. Allah Selamet versin Vesselam.

sema emine aydınelli

2 Eylül 2019 07:39

Sayın, "helal Ali abi" rumuzlu yorumcu, neden Diyanet e haksızlık ediyorsunuz, 30 Ağustos Cuma günü, hutbede, Mustafa Kemal Atatürk ün adını anmayarak ne de güzel koydu tavrını....

Mustafa Başoğlu

2 Eylül 2019 07:00

... Müslüman ; Müslümandır. Öylesi böylesi olamaz.

helal Ati âbi,

2 Eylül 2019 03:38

Bu memlekette diyanet işleri var; başkanı var; ki onun din konusunda öyle bir konuşması lazım, öyle bir konuşması lazım ki çatır çatır: onun konuştuğu yerde, birinin çıkıp konuşmaya ancak thomson gibi yürreği olabilsin! ama diyanet o kadar sessiz, o kadar suskun, o kadar terbiyeli, o kadar sakin ki; haliyle iş atila abiye kalıyor, o da vermiş ayarı tabii..(sayın diyanet, haftaya bi zahmet ağaç dikmenin faziletlerinden bahsetseniz, bak tam da zamanı, kaz dağları falan, chp ne sevinir be! hadi amaa)

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle