Mustafa Özdal’ın Afyonluya bakışı...
İnsanlar sevdikleriyle haşrolunacaklar. Merak edilenler için de denilir ki, ‘Dostlarını söyle, kim olduğunu söyliyeyim’ Bu itibarla, tek boyutlu dostluk, yandaşlık ve güven, insanı insanlığından eder…
Mustafa Özdal kardeşimiz, Cavit beyin Bursa’daki sırça köşkünden şu mealde yazıyor…
“Atatürk’ün Başkumandanlık Meydan Muharebesi’ni ‘Atma bre, din kardeşiyiz’ tarzıyla küçümseyenlerin bir kısmı katıksız vatan haini, bir kısmı da, katıksız cahil cühela imiş”…
Devam ediyor, yine mealen…
“Bir sergide bu savaşla ilgili ayaküstü gösterime sunulan fotoğraflardan birinde Yunan askerlerinin, Afyonkarahisar meralarından aşırdıkları koyunları nasıl kebaba çevirdikleri gösteriliyormuş”…
Yaparlar kardeşim yaparlar, haklarıdır. Çünkü, çalarak mideye indirilen kebaplık etler, düşman malı… Siyonist öğretide de İsrailci olmayanın, yani düşmanın malı, canı ve ırzı siyonlara helal değil mi… Sen, Türkiye’deki servetin dağılımına baktığında, genel anlamda mülk sahiplerinin temiz olduklarına gerçekten inanabiliyor musun…
Oysa aralarında Mustafa’nın da yer aldığı seksen milyon Türkiyeliyi halen yakıp kavuran pahalılığın, bereketsizliğin, beş liralık benzinin yoğunluğunu giderek daha da ağırlaştırıp yükselten yalan dolan üzerine kurulu ahlaksızlığın ana sebebi, son yılların karanlık Türkiyesi’ndeki banka bataklarıdır. İlginç, acı ve tuhaftır ki, batakçılar ve politik, bürokratik işbirlikçileri de kısmen yerli ve kısmen de muhacirandan Sultanhamam sertifikalı Türkler…
Mukayese edebilir misiniz, bunların hangisi hangisine nisbet daha namuslu…
Mustafa beyin resimli tarih yorumuna devam edelim...
“Bir başka fotoğrafta da Afyonlu kadınlar, işgalci ve hırsız Yunan askerlerinin çamaşırlarını yıkamaktaymışlar”…
Unutma… yıkayanın karşısında bir de silahlı yıkattıran vardır mutlaka… İkna odalarında ikna edilenlerin karşılarında da iknacı icra-infaz cellatlarının dineldikleri gibi…
Mustafa beye göre, bu resimlerin;
“İşgalci Yunan askerlerinin, Türk köylüsünün varını yoğunu elinden alışına ve binbir türlü işkence altında onları rezil kepaze edişine karşılık, bunlarla savaşmak yerine cepheden kaçan Türklerin kurdukları çetelerin de, Yunan subaylarının emirleriyle hareket ettiklerini ortaya koyduklarına göre, anlaşılıyormuş ki, bugün İstiklal savaşını değersizleştirmeye çalışan vatan hainleri, o zamanki cahil ve hainlerin torunlarıdır”…
¥
Bakınız Mustafa …
Yedi düveli kızgın damdaki kediye çeviren Kurtuluş savaşı günlerinin Türkiye’si, iktisaden per perişan. Düzenli ordunun yetersiz kaldığı yörelerde çeteler işe karışır. Efeliğin şanındandır bu karışma. Çetelerin ikmal kaynağı aç ve yoksul köylüdür. Bunlar, köylere dalar ve atına arpayı, efesine de ekmeği köylüden zorla alır. Başka çaresi yoktur… Yunanlı ise geldiğinde, karnı tok sırtı pektir ve yoksul köylünün anbarı yerine, kadınlarına zorla yanaşarak kurtlarını dökmeğe çalışır…
Direnenin de karnını süngüleyerek şehid eder...
¥
Magazin dünyasına baktığında gördüklerini umuma sıvamaya kalkışırsan, Türkiyeli kadınlar hakkında yanlış yargıya düşersin, evladım. Savaş zamanı Koreli kadınlar, şartların zorlamasıyla gece yatağından kalkıp iki dolar karşılığı yabancı askerlerin koynuna dalıyordu. Koreli kadınlar da en azından Kurtuluş savaşı günlerindeki istilacı ırz düşmanı yunanlı tarafından karnı süngülenerek şehid edilen Türkiyeli kadınlar kadar namusludur ve masumdur…
Bunda asla şüphe duymayasın…
Özel maksatla üretilmiş fotoğraflara bakıp Türkiyeli kadınlar ve ağırlıkla da haklı sebeplerle askerlikten kaçanlar hakkında sui’zana kapılma... Tek boyutlu düşünce yapından ötürü, özrünü beyan et ve,
Türkiyeli Müslümanlardan, namusuna düşkün Afyonkarahisarlılardan af ve helallik dile…
Ve tavsiye ederim, çok yönlü oku ki, tarihini doğru yorumlayabilesin…
Mustafa Özdal kardeşimiz, Cavit beyin Bursa’daki sırça köşkünden şu mealde yazıyor…
“Atatürk’ün Başkumandanlık Meydan Muharebesi’ni ‘Atma bre, din kardeşiyiz’ tarzıyla küçümseyenlerin bir kısmı katıksız vatan haini, bir kısmı da, katıksız cahil cühela imiş”…
Devam ediyor, yine mealen…
“Bir sergide bu savaşla ilgili ayaküstü gösterime sunulan fotoğraflardan birinde Yunan askerlerinin, Afyonkarahisar meralarından aşırdıkları koyunları nasıl kebaba çevirdikleri gösteriliyormuş”…
Yaparlar kardeşim yaparlar, haklarıdır. Çünkü, çalarak mideye indirilen kebaplık etler, düşman malı… Siyonist öğretide de İsrailci olmayanın, yani düşmanın malı, canı ve ırzı siyonlara helal değil mi… Sen, Türkiye’deki servetin dağılımına baktığında, genel anlamda mülk sahiplerinin temiz olduklarına gerçekten inanabiliyor musun…
Oysa aralarında Mustafa’nın da yer aldığı seksen milyon Türkiyeliyi halen yakıp kavuran pahalılığın, bereketsizliğin, beş liralık benzinin yoğunluğunu giderek daha da ağırlaştırıp yükselten yalan dolan üzerine kurulu ahlaksızlığın ana sebebi, son yılların karanlık Türkiyesi’ndeki banka bataklarıdır. İlginç, acı ve tuhaftır ki, batakçılar ve politik, bürokratik işbirlikçileri de kısmen yerli ve kısmen de muhacirandan Sultanhamam sertifikalı Türkler…
Mukayese edebilir misiniz, bunların hangisi hangisine nisbet daha namuslu…
Mustafa beyin resimli tarih yorumuna devam edelim...
“Bir başka fotoğrafta da Afyonlu kadınlar, işgalci ve hırsız Yunan askerlerinin çamaşırlarını yıkamaktaymışlar”…
Unutma… yıkayanın karşısında bir de silahlı yıkattıran vardır mutlaka… İkna odalarında ikna edilenlerin karşılarında da iknacı icra-infaz cellatlarının dineldikleri gibi…
Mustafa beye göre, bu resimlerin;
“İşgalci Yunan askerlerinin, Türk köylüsünün varını yoğunu elinden alışına ve binbir türlü işkence altında onları rezil kepaze edişine karşılık, bunlarla savaşmak yerine cepheden kaçan Türklerin kurdukları çetelerin de, Yunan subaylarının emirleriyle hareket ettiklerini ortaya koyduklarına göre, anlaşılıyormuş ki, bugün İstiklal savaşını değersizleştirmeye çalışan vatan hainleri, o zamanki cahil ve hainlerin torunlarıdır”…
¥
Bakınız Mustafa …
Yedi düveli kızgın damdaki kediye çeviren Kurtuluş savaşı günlerinin Türkiye’si, iktisaden per perişan. Düzenli ordunun yetersiz kaldığı yörelerde çeteler işe karışır. Efeliğin şanındandır bu karışma. Çetelerin ikmal kaynağı aç ve yoksul köylüdür. Bunlar, köylere dalar ve atına arpayı, efesine de ekmeği köylüden zorla alır. Başka çaresi yoktur… Yunanlı ise geldiğinde, karnı tok sırtı pektir ve yoksul köylünün anbarı yerine, kadınlarına zorla yanaşarak kurtlarını dökmeğe çalışır…
Direnenin de karnını süngüleyerek şehid eder...
¥
Magazin dünyasına baktığında gördüklerini umuma sıvamaya kalkışırsan, Türkiyeli kadınlar hakkında yanlış yargıya düşersin, evladım. Savaş zamanı Koreli kadınlar, şartların zorlamasıyla gece yatağından kalkıp iki dolar karşılığı yabancı askerlerin koynuna dalıyordu. Koreli kadınlar da en azından Kurtuluş savaşı günlerindeki istilacı ırz düşmanı yunanlı tarafından karnı süngülenerek şehid edilen Türkiyeli kadınlar kadar namusludur ve masumdur…
Bunda asla şüphe duymayasın…
Özel maksatla üretilmiş fotoğraflara bakıp Türkiyeli kadınlar ve ağırlıkla da haklı sebeplerle askerlikten kaçanlar hakkında sui’zana kapılma... Tek boyutlu düşünce yapından ötürü, özrünü beyan et ve,
Türkiyeli Müslümanlardan, namusuna düşkün Afyonkarahisarlılardan af ve helallik dile…
Ve tavsiye ederim, çok yönlü oku ki, tarihini doğru yorumlayabilesin…


