Mizaç üzerine
Önümüzde bir seçim var. Cumhurbaşkanı seçilecek. “Cumhur” denilen halk topluluğu, ismiyle müsemma olması için kendi başkanlarını bizzat kendisi seçecek...
Aslında yapılacak seçimde devletin en üst seviyesindeki temsilcisi, kim olursa olsun, sıfatı yine eskiden olduğu gibi “Devlet Başkanı” olacak. Zira “Cumhurun” bu seçimdeki fonksiyonu kendine takdim edilen ve meclisce hazırlanmış isim listesinden bir isim üzerinde tercih açıklamasından öteye gitmeyecek...
“Her insan kendi mizaç ve meşrebine göre seçimini yaparmış.” Sağ gösterip soldan gitmek ya da vurmak-vurdurtmak, mizacıma ters düştüğü için, bu seçimlerde işim yok...
Hüseyin Öztürk, Ekmeleddin beyin pederinden naklettiği mizaç ile seçim arasındaki doğrudan ilişkili bu sözden hareketle, İhsanoğlu’nun başkanlık adaylığıyla ilgili şöyle bir değerlendirme yapıyor.
“Demek ki Ekmel bey de, kendi mizaç ve meşrebine göre seçimini yapmış, CHP ve MHP ortak girişimin müşterek adaylık teklifini kabullenmiş...”
Ne var ki; bu yorumda mizaç ve meşrep kavramları yalın ve sade. Mizaç denildiğinde anlaşılması gereken, hal, edvar ve tutum gibisinden ruhî yapı taşları... Ekmel bey kendisine yapılan teklifi kabullendiğinde halet-î ruhiyesini yapı taşlarını kim ve nasıl okuyabiliyor ki, seçimi mizacına uygun denilebile...
Oysa benim mizacım ortada. Sağ demişsem sağdan giderim. Sol demiş isen soldan gitmelisin. Halbuki bu seçimi hazırlayıp kotaran devletin Anayasası bir yandan beni “Cumhur”dan sayıyor, diğer yandan noter yerine koyarak Meclis’te hazırlanan liste içinden birini “seç” diye elime tutuşturuyor.
Ben bu işte yokum...
Sanırım Ekmeleddin bey, mizacen gözü pek fazla yukarılarda olmayan, elindekilerle yetinmesini bilen ehl-i şükür bir kişi. Ne kendisi tutturuyor “ille de Devlet Başkanlığı” ne de, çevresini yandaşlarını koşuşturuyor bu doğrultuda reklâm ve propagandasını yaptırmaya.
Kendi dünya görüşüne ters düşen birkaç zevatın ortaklaşa önerdikleri “Devlet Başkanlığı” teklifini geri çevirmeyi, teklif sahiplerinin siyasi ve sosyal konumları itibarıyle pek de şık düşmeyeceğini düşünen Rindmeşrep bir mizaç sahibi olabilir de...
Niye böylesi ince ruhlu bir zatın CHP zihniyetiyle, masonlar ve bunlara koltuk değnekliği yapanlara selam sabahı kesmiş olması gereksindi ki...
Netice-i Kelâm... Önümüzdeki günlerde yapılacağı umulan Devlet Başkanlığı seçimi, ülkemize ve milletimize hayırlar ve faydalar getire... Konu mizaç’tan açılınca akla ilk gelen şu oluyor... Bir belediye yüz milyonlarca lira borçlu. Başkanlığı için makam arabası alınıyor, milyon liraya yakın fiatla...
Oy veren kasaba halkı için hayırlı ve faydalı binişler ve hava atışlar olsun...
Tükürülesi Mizaç dediğin bu halde işte...


