--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Köfteci Yusuf…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Bursa’nın belediye reisleriyle sanayi sermayesi şehri markalaştırmak istiyorlar. Bursa, dünya ölçeğinde bir marka şehir olsunmuş…
Olsun amma, bunun bir mali portresi var. Türkiye’nin bir marka otomobili olsun isteniliyor. Amma para lazım, bilgi lazım, kalite lazım ve müşteri lazım. Destek ve teşvik de lazım. Lakin bunun pek önemi yok. Çünkü, millet hazinesini bu amaçla seferber etmeye teşni hükümet de zaten mevcut...
Önemli olan diğer lazimeler. Sırtını devlet millet hazinesine dayayarak birikim sahibi edilmiş devlet sanayicilerinin bu lazimeleri hazırlamaları kolay değil. İmalat sanayii, müşteriyi velinimet kabul etmediği, hiç değilse edemediği için Türkiye dünya ölçeğinde bir markaya sahip olamıyor... Bir ara İbrahim Tatlıses lahmacunda dünya markası olmaya niyetlenmişti. “Lahmacun evleri” için kendi isim hakkını emanet ettiği bazı kebapçılar markanın geleceğine karşı lakaydiliğe sapınca, bu teşebbüsünden vazgeçmişti, sanırım…
Bursa Osmangazi Belediyesi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın pek tasvip etmemesine rağmen, son günlerdeki milliyetçi duyguların akut alevlenmesiyle, Tatlıses’in başarısızlıkla sonuçlanan girişimine benzer, yeni bir teşebbüsü desteklemeye kalkışmış…
“Köfteci Yusuf’u “Bursa’nın markası” konumuna getirmek, gibi…
¥
Otoparkçılıkta Bursa Belediyesi’ni, İstanbul’un izini takip ettiğini gördüğünde, Osmangazi de, taşı sıkıp suyunu çıkarma konforunun bu yüksek cazibesine kapılarak otoparkçılığa başlamış… Sahipleri tarafından otomobillerinin muvakkaten beklemeye alındığı hastane önleri  gibi kesafetin arttığı önemli noktalarda park yerleri oluşturmuş…
Köfteci Yusuf’un Bursa’daki işletmelerinin birinin önünde hazırladığı bir otoparkın işletme hakkını da aylık bir bedel karşılığında “Köfteci Yusuf Şirketi”ne kiralamış.
Hastane önünde belediyenin bizzat işlettiği otoparkta ücretler dört liradan açılarak beher zaman başına beher birim lira artışıyla devam ederken, kira ücretinin düşüklüğünden olacak zahir, Köfteci Yusuf Şirketi, belediyeden kiraladığı bu otoparkta araç başı bir lira alıyormuş...
Şehir Gazetesi oturmuş bu iki otoparkın belediye bütçesine yıllık katkılarını hesaplayınca görmüş ki, Köfteci Yusuf’a kiralanan otopark geliri, belediyenin hastane önünde bizzat işlettiği otopark gelirinin yanında devede kulak…
Arkadaşlar bana sordular, söz konusu deve ile kulak arası bu farklılığa nasıl bakarsın…
Bendeniz de efendim, şöyle ifade etmeye çalışayım…
¥
Osmangazi Belediyesi reisleriyle birlikte teşkilat olarak milliyetçilik duyguları tam gelişmiş kimselerden oluşma bir ekip. Bunlar, Türkiye’nin hem kültürde hem de ekonomide adım adım  yabancıların işgal edilmesinden rahatsız… Kanunlarımız bu yabancı istilacıları kulaklarından tutup  ‘kanun yoluyla’ hudut dışına atılmasına izin vermiyor.
Milliyetçi duygular da istiyor ki, içeride oluşturulacak aynı sektörden bir başka gücün rekabetiyle müstevlileri kapı dışarı edelim… Bu da ancak istikbal vaad eden bir çekirdeğin teşviklerle desteklenip güçlendirilmesiyle mümkün…
İbrahim Tatlıses’in tamamlayamadığı misyonunu Bursa Osmangazi Belediyesi, hiç değilse bir benzerine  tamamlatmak istiyor. Aslında tebrik ederek kutlamak gerekir...
Yarın da bakarsınız ‘Köfteci Yusuf’tan bir fiş veya fatura getirenlere BUKART ya da BUDO ücretlerinde yarı yarıya bir indirime bile gidiliverilmiş’…
Niye olmasın. Kamu kurumları, devletin küçültülmesi adına ekonomiden el çektirildiyse, mesela köfte gibi, menşei yerli mal ve hizmet üretimini teşvik ve desteklemekten de yasaklanmadılar ya…
Bakarsınız yarın, “Köfteci Yusuf” tabelaları Newyork’da, kendisi de Ankara’da Meclis’de…
Burası Türkiye…         

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle