--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kim demiş ayranımız yok diye!..

Atilla Özdür
Atilla Özdür

İktisadi anlamda gerekli imkâna sahip olmamasına karşın haddini aşanlar için söylenen ve yerine de cuk oturmuş bir güzelleme…

Ayranı yok içmeye, tahterevanla gider şeylemeye”…

Bu “şeylemeyi” düz yazsak iyi olur da, kimi okuyucu utanıyormuş. Oysa utanılacak çok daha başka, mühimleri var…

Rotamızı değiştirip namaz-niyaz ve okumaya başladığımızda, “Ekmek alacaksan, şarap satmayan bakkallardan al” emir kipinde tavsiyeleri çok duyup işitir ve riayet de ederdik. O alışkanlık, kuruluşları ile birlikte, bizleri muhafazakar marketler zincirlerinin müşterisi kıldı. 

Gerçi o marketlerde de müşteri münasebetleri diğer büyük bakkallar gibi, mekanize soğuk bir hava içinde yürütülüyorsa da, mülkiyet bakımından muhafazakar kanadın kontrol ve denetiminde oluşu, yahut öyle tahmin edişimizden, buraları tercih ediyoruz…

2 Eylül’de bir şubelerine gitmiştim. Raflarının birindeki maden suyu şişelerini gördüğümde, anladım ki, bizim ayranımız da var yoğurdumuz da…

Sanırım, bir zamanlar ekmek almaya gittiğimde, içki satmayan bakkal ararken sarfettiğim enerji, boşuna yorgunluk olarak geriye de dönebiliyormuş…

Hükümet, 100 günlük bir ekonomik program çiziştirmişti. Maddelerinin arasında kamu ve özel kesime tasarruf teklifleri yer alıyordu…

Fransa’dan maden suyu ithal ediyormuşuz. Pek akıllı, insaflı ve düşünceli insanın yapacağı bir iş değil. Bizim bu toprağın yerli suları 0,200 litrelik küçük kapalı şişelerden oluşan altılık paketler halinde satılıyor ve fiyatları da, altı şişesi iki küsur lira idi. Şimdi üç küsurata yükseldi…

Her halde kur farkından olacak…

Muhafazakar marketlerin raflarındaki Fransa toprağının suyu, 0,600 litrelik cam şişeler içinde tek şişe olarak satılıyor, fiyatı da 4,25 lira…

Utandım. Utancımı saklayacak sağlam bir yanımı da bulamadım….

Orta sınıf muhafazakar Türklerdeki bu ayran bolluğu, yol yordam bilen muhafazakar bakkal ve müşterilerine varıncaya kadar yayılarak derinlerde kök tutmuşsa, “ayranı bol liberaller”deki bu “koy anasına” zihniyeti, epeyi millici ve yerlici…

Bu yazı bu kadar… Daha gerisi yok…

Haa, unutmuş olmayayım…

3 Eylül’de bir ekmek aldım, tam buğday, % 1 KDV’li 125 kuruş. Bir lira ve bir çeyrek…

İki gün önce bir lira idi. 100 kuruş…

Dolardaki kur farkı bakınız ekmeğe kadar nasıl inivermiş. İndirenlerin canı sağ olsun!... 

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle