--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Karadayı ölmüş diyeler… DENGE

Atilla Özdür
Atilla Özdür
14

Balans, denge anlamında İngilizce bir kelime. Otomobil kültür dilinde çok kullanılır. Tekerleğin dingil mili üzerinde yalpalamadan dönüş dengesidir. Balansı bozulan tekerlek dingil üzerinde yalpalamaya başlar. Yalpalama ufki olduğu gibi şakuli de olabilir. Lastiğin dengesi, bir sigara kâğıdının ağırlığıyla bozulur. Onun için, patlayan lastiğin tamirini müteakip tekerleğin balans ayarı yaptırılmalıdır.. 

Sosyal hayatın da kendine özgü balansı vardır. Tabii afetler, savaşlar ihtilaller ve darbeler dengeyi bozduğunda, hayatın tadı da bozulur. Karaborsa başlar, fiyatlar fırlar, fukaralar fakirleşirken zenginler de yolunu şaşırır. Şaşkınlar zalimleştiklerinde politikacıyla birlik olur ve dengesizliği, denge sayar.

Devlet, ihtiyacına binaen mahallenin birinde sağlık ocağı açar. Eczacının birisi de gelir ve orada ekmeğin bol olacağını düşünerek bir eczane açar. Mahalleli de doktorun gelişinden, eczanenin kolayından ötürü rahata konar. Mahallede sosyal hayat dengeye kavuşmuştur. Bu denge kem gözlü bir başka eczacının iştahını açınca, bu da gelip oraya bir başka eczane kondurur. Denge bozulur ve eczacılar kapışır.. 

¥

Askeriyenin de bir zamanlar kendine has kutsal bir dengesi vardı. O dengenin kalıntısıdır “Peygamber ocağı” etiketi. Asker, sivil halk ile kapı komşusudur. Kandillerde, bayramlarda cami kapılarında asker postalı göze çarpar. Selimiye Kışlası’nda ezan okunurken, Kasımpaşa Bahriye Kışlası’nda secdeye varılırdı. 

Dengeli günlerde örtülü annelerle sakallı babalar ve dedeler, Yeşilköy Hava Harp Okulu dispanserinden sağlık ve sıhhat desteği alırlardı..

Günün birinde, tedavisindeki sürekliliğinden ötürü Hap Okulunda görevli bir astsubayın hanımı, her zamanki gibi okulun kapısına gelir. Duyup işitmeden balansın bozulduğunu ..

Kapı nöbetçisi, gelen misafirin yanına yaklaşarak, “Yasak hanımefendi. Başı örtülü hanımların doktora gelmeleri yasaklandı, giremezsiniz”..

Hasta hanım, perişan halde geri döner ve evine vardığında üzüntüsünden yatağa düşer..

Denge bitip gitmiş, bin seneliğine..

¥

Hastanenin baştabibi, mesleğinden ötürü herkesin dostu olduğu gibi, kapıdan geri çevrilen hastanın da müdavi hekimidir. Ayrıca doktora gelen hanımın okulda görevli eşi astsubayın da arkadaşıdır. 

Bir gün dikkatini çeker,

Harbiye’de birlikte görev yaptıkları astsubay, şen şakrak eski yakınlığını kaybederek kendisine karşı soğumuş, küskün bir hali var.

Meraklanarak sorar;

Neden böylesin astsubayım, niye benden kaçınıyorsun arkadaşım?..

Aldığı cevap yıkıcı ve yakıcıdır..

Benim hasta karımı kapından kovdurmuşsun..

¥

Hastanenin baştabibi albay, çocuk hastalıkları mütehassısı albay, doğrudan Harp Okulu Kumandanının yanına çıkar.

“Efendim ben hem doktorum hem de Müslümanım, her iki dalın da yeminlerini ettim. İhtiyaç sahiplerinin, muhtaçlardan hiçbirinin şahsi özelliğine bakmadan her birine elimi uzatırım.

Hastamı kapımızdan kovdurmanıza çok üzüldüm.”

¥

Haftası gelmeden, Hava Harp Okulu Sağlık Birimi Baş Tabibi albay, Kütahya Er Eğitim Merkezine bölük doktoru olarak tayin belgesini eline verirler..

Ömer Okçu ismiyle nüfusa kaydı düşülüp “Minyeli Abdullah” olarak tanınan kişi, bir astsubaydır. Kara Kuvvetlerinden Hava Kuvvetlerine transfer edilen ve İstanbul’dan başka bir yerde de istihdam yeri bulunmayan kıymetli bir astsubay. Kendisiyle aynı kırattaki on üç astsubay gibi, emekliliklerine birer sene kalmışken, disiplinsizlik gerekçesiyle bilgi ve tecrübeleriyle alakası bulunmayan bölge ve görevlere sürgün edilirler.

Gerekçe, hanımlarının başlarındaki örtü..

Karadayı ölmüş diyeler. Olabilir, mümkündür..

Önemli olan, paşa gibi gidebilmek…            

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İsimsiz

28 Mayıs 2020 15:53

Kaleminize yüreğinize sağlık malesef Karadayı bir ülkeye mal olmuş paşa gibi gidemedi dünyada biriktirdiği onu yakacak ateş malzemesi olan odunlarla gitti bu götürdüğü odunların ateşi inşallah onu cayır cayır yaksın ateşi bol olsun .

orhan inan

28 Mayıs 2020 14:18

ELLERİNİZE SAĞLIK.MALUM DARBECİYİ AHIRETE YİNE PAŞA GİBİ GÖNDERDİLER..HATTA RAHMETLİ ERBAKAN'IN DEVAMI OLDUĞUNU SÖYLEYENLER BİLE O NUN HAKKINDA TEK KELAM ETMEDİLER.YAYIN ORGANLARI DA BU SESSİZLİK KOROSUNA DAHİL OLDU..YAZIK..

SADET

28 Mayıs 2020 12:39

Karadayı yı orada bekleyen komutanlar onu merasimle karşılamışlardır Namaz kaldığı için ordudan attıkları çocuklarının diploma töreni ne almadıkları çocuklarının düğünlerini Tel örğü dışında seyredip Takıları telörğüden takanlar Saymakla bitmez inşeallah sağ olanlar ders alırlar

Zıya

28 Mayıs 2020 11:29

Cehennem e kadar yolu var ateşi bol olsun inşallah

Ahmet

28 Mayıs 2020 09:37

Karadayı döneminde asteğmendim.Eşimin rahatsızlığı nedeniyle sağlık karnesi almak için başvurumu yaptım.Başının kapalı olduğu gerekçesiyle tugay komutanı karneyi verdirmedi.Hiçbirine hakkımızı helal etmedik hiçbir zamanda etmeyeceğiz ....

muraD

28 Mayıs 2020 09:11

Sayın Özdür, O astsubayın bilinen ismi Hekimoğlu İsmail dir. Minyeli Abdullah ise onun güzel bir kitabıdır. .. Selamlar, hürmetler...

elazığlı

28 Mayıs 2020 07:41

Bu dünyada "beri gel, topal zorbabaşı" kimse demedi, diyemedi ama, şimdi hesap soran vardır elhamdülillah.

memleketiinn bütün tersaneleeerii düşman tarafındaaaannn işgal altına uğrayabiliirr..

28 Mayıs 2020 07:17

Bir yanda eğilip doğrulmada güçlük çekmesi hasbiyle yanındakilerden yardım alarak lavaboda abdest almaya çalışan Erbakan; diğer yanda ise o anda kapıdan içeri müstehzi bir tavırla girerken; 'aptes mi alıyon hoca?' diye Erbakanı tiiye aldıktan sonra çknü çıkarıp, hemen yandaki pisuara yestehlenen genel kurmay başkanı karadayı! bu üstelik en kibarı biliyo musunuz! Bir de silahçıoğlu var ki tam bir süperkazma oğlu süperkazma! Bunlar Türkiye' nin harbokulu mamülleri!

haa

28 Mayıs 2020 06:58

şimdi aynısı Tüm Kamu Kurumlarında yapılıyor. 2. sınıf vatandaşa kamu hizmeti verilmiyor. Devlet, 2.kısım vatandaşa kapalı. ..şimdilik bir süreliğine kelleler havada uçuşunca dengeye gelecek.

Harun

28 Mayıs 2020 06:48

Güzel bir yazı.Eşim 49 yaşında olduğu için kerpe de kusa dönem askerliğini yapan oğlumu ziyaret etmek istediğimizde kapıdan çevrildiğimiz günü aklıma getirdiniz.Eğer elli yaşında olsaymış eşim başörtüsü de uygun takılsaymış oğlumu görebilecekmiş.Bu kofdayılar yüzünden eşimin nizamiyede ağladığı günü çaresizlik içinde seyrettiğimi hiç unutamam.Kofdayı sana ve senin gibilere hakkımı helal etmiyorum

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle