--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstikbal göklerdedir

Atilla Özdür
Atilla Özdür
AKP, kumardan kazanıyormuş. Gazetenin manşeti öyle söylüyor. Milli Piyango, totolar, motolar, lotoların envai türlüsü, AKP’nin kazanç kaynaklarıymış.
Tek partili dönem ile, günümüzün mihverinden kaymış olsa dahi, çok partili devlet yapısını birbirlerine karıştırmış olmalı ki, bu cahil, “AKP kumardan kazandı” diye manşet atıyor.

“İstikbal göklerdedir” demiş Atatürk. Geleceğini göklerden uman devrin devleti de, hükümetleri eliyle “göklere” sevdalanınca bakmış ki, bu sevdayı kuvveden fiiliyata çıkarabilmek için eldeki kaynaklar yetersiz.
Memlekette halk fakir, sanayi yok derecede, dolayısıyla ticaret de hafif, vergi hasılatı Türkiye’yi uçurabilecek güç ve kuvvetten yoksun.
Devlerin adamları düşünüp taşınmışlar “Milli Piyango’ya” karar vermişler.
Ve “Tayyare Piyangosu” biletleriyle halktan para toplayıp “göklerin fethine” hazırlanmışlar.
Demek istediğimiz tek partili devlet kumar işletmeciliğinden epey âbad olmuş.

Zaman geçmiş futbolun spor olmaktan çıkarılışını müteakip, 27 Mayıs hükümetleri, bomboş olarak ele geçirdikleri Hazineyi doldurmak için “Milli Piyango’dan” ayrı daha başka şans oyunları aramaya girişmiş.
Devlet-i Vükela, uyanıp da “Arşimet” gibi “buldum, buldum” avazeleriyle meydana fırlamış, buldukları ise, spor olmaktan çıkarılan futboldan “mano” toplamayı denemek.
“Spor Toto” Türkiye’yi göklere uçurmada etkili olmuşsa da, yeterlilikte zayıf kalmış.
Devlet adına işlem gören hükümetler varsıldan vergi alacağına halkın ekmek ve peynirinden pay kapmayı daha kolay, ucuz ve acıtmasız görünce, “toto”ları çeşitlendirmeye kalkışmış. Ve böylece memlekette klasiklerden niteliği ve niceliği ile çok farklı bir iş kolu doğmuş.
“Krupiyecilik”
Aklına esen, resmi ve meşru kumar sektörünün piyasa temsilciliğine soyunmuş.
“Totoculuk” gibi.
Şimdi yer gök kumarhane. Moda tabiriyle “hepimiz kumarbaz” olmuşuz.
AKP bakmış ki, bu kumar salgını pek yaygın. Ayrıca “bir alana bir de bedavacılıkla” millet israfçılığa ve müsrifliğe zorlanıyor, işin sonu bataklığa varacak. Karar vermiş, vatandaşın boğazına haram lokma girmesin diye devletin elindeki tüm kumar enstrumanlarını ihale yoluyla özele devretmeye.

İstikbali göklerde aramaya kalkışımızın ilk yıllarında taksi işleticisi bir şoför bakmış ki her ay aldığı “tayyare biletleri” boş çıkıyor. Ertesi gün için niyetlenmiş, sabahleyin sokağa çıktığında gözüne ilk çarpan numaraya, sayıya şansını bağlamaya.
Sabah olur dışarı çıkar, görür ki çöpçüler sokakları süpürüp temizliyorlar ve hepsinin de pantolonlarının oturaklarında iri iri, yuvarlak yuvarlak yamalar.
“Hahh” demiş, “adamın kıçında iki yama”. O zamanlar Arap alfabesi kullanılıyor ve yuvarlak figürler de “beş” sayısını simgeliyor.
Adam gitmiş şansını bağladığı son iki rakamı “beş, beş“ olan bileti arayıp bulmuş.
Piyango çekilir sonu elli beş olan biletler hava alırken beş yüz elli beş ile biten iyi para kazanır.
“Tuhh” der adam. “Vermeyince Mabud neylesin Mahmud” yakınmasıyla feryada başlar.
“Çöpçünün oturaklarındaki iki yamayı gördük de bunların arasındaki adamın gerçek “beş”ini göremedik”

Devletin kumar işletmeciliği, “istikbali” göklerde aradığımız günlerin mirasıdır.

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle