--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İre has bir özellik

Atilla Özdür
Atilla Özdür

“Yemin töreninde ne işleri varmış”, olur mu!…

Şahsi hukuk ile kamu hukuku arasında yargılama safhasında olduğu gibi, infaz sürecinde de şekli farklılıklar bulunuyor. Kişilerin kendi aralarındaki özel küslük ve düşmanlıkların süresi, ıslatılmış bir tülbenti kurutabilecek bir zaman boyutuyla eş tutulmuştur…

Politik alanda ve siyasetteyse, özellikle protokol geleneğinin kurallaştırıldığı resmi toplantı ve merasimlerde de maalesef, kişilerin kendi politik tercihlerine bağlı kan uyuşmazlığı, ayıp-mayıp demeden hem de şiddetle yaşanmakta…

Mesela, Devlet Başkanlığının yemin merasimine katılan muhalefetteki karşıtları, iktidar taraftarlarının hurufatlı hakaretlerine maruz kalıyor…

24 Haziran’da genel mebus seçimleriyle birlikte devlet başkanlığı seçimi de yapıldı. Her ikisi de Atatürk’ten bu yana süregelen sistemlerde köklü değişimler içeriyordu. Bu arada seçimlere katılan partiler de, kendi çıkarları doğrultusunda birbirleriyle dayanışmaya girdiler…

İnsanoğlu fıtraten şaşkınlıkla malül yaratılmıştır. CHP’de görüldüğü gibi, Erbakan’ın takipçileri de, reislerinin şahsında yollarını şaşırıverdiler… Her şeyin mübah addedildiği siyaset pazarının kampanya döneminde, Temel Karamollaoğlu, Erdoğan ve partisine demediğini bırakmadı…

Ve sıra geldi Başkanlığı kazananın, işbaşı yeminine…

Kamu kurumlarındaki teamüle göre yerine getirilen resmi kutlama, başarı ve yemin merasimleri; kurum yöneticilerinin özel hayatlarında meydan bulan değişim ve başarıları için tertip edilen kutlamalara benzemez. Birincisinde merasimler, resmi devaire has özellik taşıdığından, protokole dahil rical, özel kişiliklerinden sıyrılarak temsil ettikleri kurumları adına merasimlerde behemehal yer alırlar… Kişilerin özel hallerindeki şahsi tekamül, oluşum, kutlama ve başarıları adına düzenlenen düğün dernek ve benzeri toplantı ve merasimlerdeyse, davete icabette bir zorunluluk bulunmasa da, küslük ve düşmanlıkların izalesi için bu merasimler bulunmaz birer fırsattır…

Devlet başkanlığının yemin merasimindeki Tayyip Erdoğan, kişi olarak sıradan vatandaş Tayyip Erdoğan değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başkanı sıfatını taşıyan bir kişidir. Protokolde yer tutan Temel Karamollaoğlu da, vatandaş bir kişi değil, Saadet Partisinin Genel Başkanıdır. Elbet gidecek ve diğer gidenlerle birlikte, Tayyip Erdoğan’ın Başkanlığına görgü şahitliği yapacaktır… 

Kampanya sürecinde partililerinin, partileri adına yaptıkları handiyse analı avratlı sinkafçılıklarına rağmen, kampanya sonrasında bunlar nasıl gülbeşekerli oluyorlarsa, protokole has yemin merasimlerinde de öyle olunur. Bu bir nezaket ve politik zerafet kuralıdır ve iştirakten kaçınılamaz…

Şimdiye dek hiçbir politikacı hesabından, Temel Karamollaoğlu da dahil olmak üzere, ne yemişliğim ne de içmişliğim olmuştur. Temel bey, sonsuz saygı sevgi ve hürmet gösterdiğim Erbakan Hocamızın çizgisinde bir siyasetçi kimliğinden çarketmediği sürece, kendilerini sever sayar ve hürmet ederim…

Ne çare, Meclisten bir iki sandalye koparabilme aşkına 24 Haziran’da CHP’nin kuyruğundan umutlanması, şahsiyetine laf etmeksizin, politik alandaki sevgi, saygı ve güvenimi, askıya kaldırıverdi…

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle