--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hukukun üstünlüğü üzerine geometrik şüpheler...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Liberal düşüncede Hukuk’un, ekonomik altyapının biçimlendirdiği din, ahlak, estetik ve benzeri üst yapı kurumları arasında yer aldığı söylenir. Bunun reddedilişi, ya idraki bir yetersizliktendir, ya da dinin dar kalıplar içine  sıkıştırılması veya faşo kapitalistik bir bağnazlıktandır...

Haber Vaktim”in  resmi devairden dolaylı aktardığı günlü tarihli haberlerinden öğrendiğimize göre, ücretli iş hayatına  yeni başlayanları hükümet, otomatik olarak Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) üye yapacak bir sistemi devreye sokacakmış....  

Belirli bir seviyeden bordrolu aylık gelire sahip vatandaşların maaş ve ücretlerinden bir nisbet dahilinde yapılacak kesintiler, isimlerine açılacak banka hesaplarına yatırılacak ve bu kesintiye bir nisbet devlet desteği de eklenecekmiş...

Denilir ki, Cehenneme giden yollar iyi niyetli güzel yapı taşlarıyla süslenmiştir...

Yanılmıyorsak, maliye dilinde verginin bir diğer adı da “cebri tasarruf”tur...

İhdasına lüzum görülen bu yeni salmayı gerekli kılan klasik sebeplerden yola çıkıldığında, kafalarımızda  şöyle bir sual oluşur...

Kadınlara yönelik cebri baş açtırtmak ve ücret geliriyle geçinenleri hedefleyen bu “cebri tasarruf” projesinin, hukukun üstünlüğü ilkesi bakımından12 Eylül ile 28 Şubat yönetimlerinin adalet felsefeleri arasında acaba her hangi bir fark var mıdır ?

Gazetedeki kıymetli arkadaşlarımdan Hüseyin Öztürk ile Serdar Arseven kardeşlerime özellikle sormak isterim:

Varsa nedir, yoksa, bu yokluk, gidişatımızın 12 Eylülleşmeye yöneldiği anlamını verir mi?...

Her türlü beklentilerden arınmış olarak, açık ve net olarak...

Talebelik döneminde en çok sevdiğim dersler arasında mekanik, malzeme, hesap kitap riyaziye ve fizik dersleri bulunmaktaydı...

Cebir denklemleri, otomobil tekerleğinin balans ayarlarına benzerdi. Dengeye gelmiş bir tekerleğin ön tarafına bir tek sigara kağıdı koyduğunuzda denge ayarı  bozulur ve lastik tekerlek, kendi aksı, poyrası   üzerinde ileriye veya geriye doğru kendiliğinden dönmeye zorlanırdı. Yeniden dengelemek için ya konulan sigara kağıdını geri alacak, ya da lastiğin aksi tarafına aynisinden bir başkasını yerleştireceksinizdi...

28 Şubat’ın balans ayarı da, kendi Kemalist felsefesine göre ayni mekaniki mantık temeline oturur. Tayyip Erdoğan seleflerinin konut edindirme ve zorunlu  tasarruf politikalarındaki gerekçe de, bütçe tekerleğindeki balans denilen denge bozukluklarındaydı...

Öyle amma, kokusu dışarıya sızmış bulunan şimdiki zamanın cebri tasarruf vergisinin gerekçesi, Tayyip Erdoğan’lı günlerimizde, aynen eskilerde görüldüğü ve mecbur kalındığı gibi, bütçenin gelir gider kalemlerindekine benzer mali dengesizlik olmamalıydı. 

Bütün dünya gerilerken bizler ilerliyorduk. IMF’lere borçlarımızı milletimizin ak sütünden ödemişken, beş yaşındaki potansiyel zibidi, elindeki bir akıllı telefonla oyuncak gibi oynarken, dünyanın en büyük tayyare meydanı ile Marmara denizinde kurulacak köprü üzerinden İstanbul-İzmir süper otoyoluna ilk kazma vurulmuş ve dağlarla taşlar, artık  AVM’li gökdelenlere dar gelirken...

Değil mi ?... 

Pekiyyy, nedir bu balans tutturma zorunluluğunun gerekçesi,  iktisadi, ictimai ve ahlaki obeziteyle savaş giderleri için, (eğer böylesi bir hayati savaşa gerçekten lüzum görülüyor ise, çünkü her yeri paralelleştiren hareket, her alanı da obezileştirmiş olmalı), finansman yaratma değil ise, nedir...

Sakın ha, paralel kenarlar, tersine bir ahbap çavuş politikasıyla birbirleriyle kesişen doksan derecelik dik açılar meydana getirmiş ve zemine gerilen kamuflaj ağının altında da  tarih, kendini  yeni baştan tekerrür ettiriyor olmasın...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle