--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hızlı tren….

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Bursa ile Mudanya arasında dar hatlı projelendirilmiş bir demiryolu bulunmaktaydı. Devlet Denizyolları’na ait her biri Sus-Trak-Marakaz isimlerinde üç gemi de, İstanbul-Mudanya arasında yolcu ve yük taşırdı. Bendeniz de efendim, ilk mektep talebesiyim, devletin bu hizmetlerinden istifadeyle İstanbul’dan Bursa’ya bunlardaki yolcu koltuklarının altına saklanarak tek başıma gidip gelirdim…

Sebebini söylemek istemem. Şu kampanya  çirkinliğinin tam gaz fayrap edildiği bir ortamda tokmakların CHP’nin kafasına acımasızca indirilirken bir de benim,  elinde kazma kürek ortaya fırlamam, insafsızlık olurdu. Onun için, bu yaşımdaki zorunlu seyahatlerimde görüp yaşadıklarımı anlatayım, istedim…

Yolculukta beleşten geçinmenin heyecanı hoş oluyormuş. Bizzat yaşayarak hissettim, görüp öğrendim. Serbest piyasada da bu heyecanı yaşamak isteyenler, anladım ki fıtrat gereği, kaçakçı oluyorlar. Vergi tahsilatının beklenenden düşük olması, bundan…

Bursa’dan İstanbul’a bir somun ekmek ya da bir avuç ev yapımı erişte-kuskus kaçakçılığı yaparken tren ve vapura bilet parası ödemenin iktisat mantığında yeri olur muydu, cancağızım…

Bursa Mudanya hattının ortalarında Geçit İstasyonu bulunuyordu. Katar, bu iki nokta arasındaki yokuşları tırmanırken hemen hemen duracakmış  gibi yavaşladığında, eskilerin anlattığına göre, ön  vagonlardan yere atlayanlar, bağlardan kopardıkları salkımlar ellerinde,  arka vagonlardan trene geri dönermişler…

Bizim boyumuz ve cüssemiz müsait olmadığından kaçakçılığın bu denli tehlikelisine cesaret edemezdik. Teyzemlerin kendi bahçe mahsülü buğdaydan mayaladıkları bir somun ekmekle bir avuç evde yapma erişte ve kuskusu İstanbul’a kaçırmak yetip artıyordu, İnönü’lü karneli günlerimizde…

Ortaklarıyla birlikte Karamollaoğlu, AKP’nin ulaşım politikalarına reddiye düzerken, hızlı tren yatırımlarını işaretlemiş… Anlaşılan, Erbakan hocamızdan selametçiliğin sola yönelik mirasına bir sempatisi falan yok. Çok ayıp. Aksine, sağın tam göbeğine kurgulu. Aşırı sağcı CHP’ye hayati bağlarla bağlanmış. Çok da çirkin…

Bakmayın siz CHP’nin şeker fabrikalarının satılışına karşı sol anahtarını kullanmasına. Ecevit’li günlerin seçilmemiş başbakanı Kemal Derviş, liberal kapitalizmin kitabını yazan adam değil miydi?...

Be mübarek adam, madem ki sağda karar kılacaktınız, ne gereği vardı dünya görüşlerinde detayına kadar paraleliniz AKP-MHP hattından yan çizip, ekmekte karnecilerin yumağına sarılmanın?..

Şunu demek isteriz…

Sağ ile sol’un ayırgacı din değildir. Hele İslam, asla, hiç değil!.. 

Bizde solcu ve sol denilince, bilgi yanlışlığından komünizm ile nikahsızlık anlaşılır. Rahmetli Turgut Özal, solcuları trene, sağcıları da  Mercedes’e bindirmişti…

Günümüzün hızlı trencisi, görüntüde, işlerine ve projelerine bakılırsa, AKP …

CHP’nin solculuğu ise, “Onuncu Yıl” marşına kadarmış.

Pekiyyy, AKP solcu mu?..          

Haydi bakalım, bulmacayı çözelim…

FETO nerede?..

Ne sağcı ne de solcu…

Politik hünsa…

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle