--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hırs ve ihtiras...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

İktidar hırsı, iktidarı elinde bulunduranlar kadar, eline geçirmek isteyenler için de ateşten bir gömlektir. İktidarda bulunanlar, yönetimi altındaki kitlenin iktidar ateşini söndürmek, hiç değilse alevini bastırmak için iki yola tevessül eder. Desteğini kazanmayı düşündüğü kitlenin isteğini yerine getirmek ya da sesini kesmek için halka zor kullanmak…

İktidar hırsı, kendisinin ne kadar adalet perest olduğunu delilleriyle ispatlasa da, iktidar sahibini hile ve cebir kullanmaktan beri tutamaz… Hükümet etme hakkını bir realite olarak  daima kuvvetlinin eline veren real politik gerçeği, mesela, Mussolini, dobra dobra şöyle ifade etmiş…    

Niyetim ekseriyetin rızasıyla hareket etmektir. Lakin toplumun rızasını kazanabilmek için de, elimde bulunan her türlü güc ve kuvvetin hepsini kullanmaktan da çekinmeyeceğim. Olursa olur. Toplumun rızasını elde edemesem de kuvvet her zaman kuvvettir, hiç değilse onu elimde tutmuş olurum”…

İktidarların kullandıkları, kullanmak zorunda bulundukları hile  faktörü de aslında çift yönlü bir tehlike küpüdür. Birisi, hileye sapan iktidara karşı yönetilenlerin de bir başka hileyle buna vereceği karşılıklar, diğerinde de, gerçeklerin ortaya çıkmasıyla oluşan iktidar hilebazlığının teşhir aksesuvarları, gibi…

Siyasi iktidarın kaynağının halkta olduğu söylenir… Amma gerçekte kaynağın halkın değil azınlığın elinde olduğu görülüyor. Hiçbir zaman çoğunluğun, iktidarın gerçek sahibi olmuşluğu da görülmemekte... İnsanoğlu ancak kendisine gösterilenleri görebildiğinden, önüne sergilenip kulağına üfürülen hayalleri gerçek sanıyor. Siyasette de sahnede görünen belki padişah belki seçimle işbaşına gelmiş bir parlamento çoğunluğu ve başkanlığı. Lakin sahnenin arkasındaki görünmeyen gerçek iktidar sahibi, elit bir azınlık…

Her ne kadar yargılama süreci bitmemiş olsa da, terör suçuyla onar onbeşer ve otuzar yıl hapis cezasına mahkûm olmuş sanıkları tahliye ettiren azınlık iktidarına karşı, yüzde elliyi aşkın çoğunluğun sandık muhtevasıyla sağladığı güçle iktidara gelen demokrasi, yargı sürecinde Salih Mirzabeyoğlu’na yapılan adaletsizliklerin telafisine kalkışacak gücü kendinde göremiyor-bulamıyor…

Siyasi iktidarın gerçek sahibi elit azınlık ikili bir yapıya sahiptir. Perde gerisinin fiilen iktidar sahibi olanıyla, yine aynı zeminde at oynatarak iktidarı meslektaşlarının elinden kapmaya çalışan azınlık...

Seçimlerle kimin iktidarı alacağı veya iktidarda kalacağının tayini, yönetilen sıradan insan için pek önem taşımaz. Vasat insan eskiden olduğu gibi kendisinden ne istenilirse yine onu yerine getirecek, ne emrediliyorsa, hiç itirazsız onu yapacak.

Amma, iktidarın gerçek sahipleri elit azınlıklar için iktidar gücünü hangisinin sahipleneceğinin önemi daha farklıdır...

Ranta dönüştürülmüş kamu kaynaklarının hali hazırda kullananların elinden alınıp, aynı sınıfın  bir başka azınlık grubuna teslim edilmesi, sıradan vasat halkın ekmeğine peynirine bir mikdar daha vasıtalı vergi salınmasına” benzemediğinden, çok daha büyük önem taşımaktadır…

Demokrasiye inanmadığımdan, sofrasındaki ölü etiyle başlatılan seçim kampanyalarının sonuçlarına da, Allah’ıma şükür, kafamı takmıyorum…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle