--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Helal dekor…

Atilla Özdür
Atilla Özdür


Korkarız helal sertifikacılığı, kaygan bir zemin üzerine oturtulmaya doğru götürülüyor…
Bilindiği gibi, “yeni sağcılık”, devletin ekonominin içinde aktif rol almasına karşı. Bundan amaç, üretim ve tüketim ile fiyatların pazarda kendiliğinden dengelenmesini sağlamak…
Kağıt üzerinde hiç tereddütsüz şapka çıkarılmaya değer bir inanış gibi görünse de, beri taraftan hayat da, helal haram çizgileri arasında kendine meşru bir yol arayıp bulmaya  mahkum…
Düzenleyici otoriter bir çobanın bulunmadığı bir toplum formasyonunda hayatın akışı, bu zıtlıklar keşmekeşinde arayıp bulmakla  mükellef olduğu hak yolunu nasıl bulacak…
GİMDES, gönüllü özel bir kuruluş olarak bu yolun önünü açmak üzere ortaya çıktıysa da, peyzaj mimarisinin el sürmekten men edildiği sosyal araziyi de, görüyorsunuz, kara çalılar kaplamış. İşte zorluk da burada. Mesela;
Coca cola haram mıdır helal midir. Helal ise, Cola Turka’nın da helal olması gerekir. Haramlık durumunda her ikisi de haram olmalı. Çünkü muhtevaları birbirlerinin aynısı değil mi?  
Şimdilerde sertifika pazarında TSE de tezgah açmış görünüyor. Haber Türk’ün demesine göre, helal sertifikalı nesnelerin taşınması, tanıtılması, depolanması ve bu kademelerde  istihdam edilecek personelin kılık kıyafetleri de helallik denetimine tabi tutulmalıymış. Hazırlıklar başlamış bile…
¥
Yıllardır devletin vatandaşın başörtüsü üzerindeki acımasız dayatmasından şikayet edip duruyoruz. Vatandaşların resmi ya da özel hayatlarındaki kıyafet tercihleri karşısında saygılı davranmasını istediğimiz devletin, dondurmacının, otomobil lastiği üreticisi ve milli piyango biletçisiyle gazozcunun satış mahallerindeki personeliyle reklamlarında kullanacağı canlı cansız insan figürleri üzerinde kıyafet dayatmacılığını hoş görebilir misiniz…
Bırakınız yapsınlar, lastikçiler reklamlarında anadan doğma canlı cansız çıplak kadınları metaymış gibi kullanarak müşterilerini kendilerine çekmeye çalışsınlar…
Buna karşı çıkacak olanlar, hemcinslerinin şeref, haysiyet ve itibarlarının korumak üzere meydanlara inecek olan, inmeleri gereken kadınların bizatihi kendileri olmalıdır…
Denilecek ki, “dernek olarak kadınlar”, kadın bedeninin sermaye tarafından metalaştırılarak istismar edilmesine karşı değiller. Hepsi süper çağdaş Kemalist…
İyi de, “nerede kamuda başı örtülü kadının çalışma hakkı için onbir milyon imza toplayanlarla bu toplama işine ön ayak olanlar, işlerinin bittiğini mi sanıyorlar”…
¥
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan alınacak fetvalara istinaden nesneler üzerinde helallik haramlık hükmü kurulabilir mi?… Kurulabileceğine akılları kesiyorsa, fetva almak amacıyla buyurup sorsun sertifika ihraç kuruluşları,
“Sermaye tarafından üstlenilmiş siyasetin finansörlüğü, politikacıya helal midir haram mı?…
“Parti liderlerinin kararıyla mebusluklarına icazet verilenlerin sandık yoluyla halka mebus seçtirilmesi, icazet veren ve alanların her iki tarafına da helal midir haram mı?”…
¥
Görülüyor ki, safiyeti bakımından daha işin başındayken helallik-haramlık zemininde siyaset sürecinin bizatihi kendisi, kendisiyle çelişkilidir. Yürürlükteki mevzuat muvacehesinde üretim ve pazarlanması meşru görülen otomobil lastiğindeki reklam unsurlarının giyim kuşam bakımından helalliği ve haramlılığını kurallara bağlamanın, müesses rejime karşı bir kalkışma olarak yorumlanabileceği de düşünüldüğünde,
Acaba, Haber Türk’te yer alan bu haberle ilgili girişimlerin, heykel taşlamanın artık gündemden düştüğü şu zaman dilimindeki amacı,
İslam’ın ilk var olduğu günden bu yana Şeriat’a yan bakanları harfiyen kopyalayacakları kesin günümüz  Ergenekon artıklarının “biz demedik mi, bunların gizli niyetleri şeriata giden duble yola taş taşımaktır” yaygarasına çanak tutmak mı…
Ne dersiniz…
 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle