--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Faiz nedir, hele bir zahmet, hocam…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Hocaefendiyi okuyorum, hoşuma da gidiyor, bilmediklerimi de bu vesileyle öğrenmiş oluyorum. Delilli ispatlı demesine bakılırsa;

Fa-iz-le uğ-ra-şan-lar, alın te-riy-le ça-lı-şıp ka-za-nan-la-rın me-sa-ile-ri-nin se-me-re-siy-le ra-hat-ça ge-çin-dik-le-rin-den dün-ya ha-ya-tın-da gev-şek-lik için-de ya-tar, ça-buk-ça uya-na-maz, sen-de-le-ye sen-de-le-ye kalkarmışlar…”

Hocamızın kaynakları çeşitli Ayet-i Celileler ve bunların yanında da, “ez-Zevacir, el-Mu’cemü”l-Kebir kitapları, İbni Hacer el-Eytemi, Alusi  ve Hazin tefsirleri ile Peygamberimiz Efendimizin, “Faiz yiyen kişi kıyamet günü deli olarak diriltilecektir”mealindeki kutsal sözleri ve değişik sahabe-i kiramdan sahih rivayetler...

Cübbeli hocamızın bu kaynaklardan yaptığı aktarmalara göre Allah-u Teala kıyamet günü insanları dirilttiği zaman herkes kabrinden çıkarak süratle mahşere koşacak, ancak faiz yiyenler koşamayacak. Onlar ayağa kalktıklarında kah yüzleri üstüne, kah yanları üstüne, bazen de sırtları üstüne  düşecekler ki bu hal, dünyada sara hastalarında görülmekteymiş…

Dininden az buçuk da olsa haberdar olan Müslümanlar, faizin büyük günahlardan  biri ve dünyada devletleriyle birlikte insanları zalimlere kul köle eden bir eşkiyalık olduğunun bilincindedir. Kabaca olarak faiz, ihtiyaç içinde kıvrananların belirli bir zaman için ariyeten aldığı nesneyi bilahare bir mikdar fazlasıyla geri ödeten günümüzde de geçerliliğini koruyagelen kadim eşkiyalıktır…

Cübbeli Hoca, yarın mahşer yerinde toplanacak insanlardan faiz yiyenlerinin nasıl kör topal dirildiklerinden bahsettiği yazısında bu eşkiyalığın nicelikli izahını gerekli görmemiş. Her halde üzerinde biraz fazla durulsa, Müslümanların hemen hemen tümünün kendilerini faiz yiyenlerin arasında göreceğini tahmin etmiş olacak ki, kitleleri ürkütmek istememiş. Amma neye patlarsa patlasın, hocaefendi, alttan girip üstten çıkarak, eşkiyalığın, taksitle peşin arasındaki fiat farkından oluşan tek boyutlu bir eşkiyalık olup olmadığını anlatması, gerektiğinde günler süren yazılarıyla bu konuda Müslümanları tenvir etmesi, hocaefendilik borcu olarak boynuna dolanmış olmalıdır…                

Mesela iskonto denilen ticari kıyakçılığa gelelim. Birisi  dostluk adına bir dostuna faizli faizsiz bin lira borç verdi veya mal sattı, beş aylığına… Bir süre sonra, “Yahu Ahmet beş ay dedim amma, acele ihtiyacım oldu, istersen borcunu hemen öde yüzde on-onbeş yada yirmi eksiğine” dese ve de öyle yapılsa, aradaki bu nisbi fark, faiz olur mu olmaz mı?. Olursa neden, olmazsa neden?…

Faiz ise, büyük şirketler çok mal alana iskonto yapıyor. Yapan da yaptıran da faiz yiyor demektir. Faiz değilse, büyük satanlarla büyük alanlar, ellerindeki bu iskonto silahıyle ortak hareket ederek mahalle bakkallarının canlarını çıkarıyorlar… 

Bu eşkiyalık da, adıyla sanıyla çetecilik demektir, gibimize geliyor…

Muhterem hocam, bakıyorum, Mebusların arasında hiç mahalle bakkalı yok, berber bile yok… 

Hepsi büyük, onun için söz vermelerine rağmen  MARKETLER KANUNU bir türlü çıkmıyor ve yoksulluk sınırı da, ha babam günden güne yükseliyor...

Ne dersin bu çarpık işlere, Cübbeli hocam…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle