--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Erbakanname...

Atilla Özdür
Atilla Özdür
Bu yazı benim özgün eserim değil. Politikanın ince kılcal damarlarıyla hiçbir zaman ilgilenmediğimden, hadiseleri derleyip toparlayıp burada sizlere sunamazdım.
Ağırlıkla Metin Hasırcı ağabeyimin vefa yüklü hislerinden bir demettir, bu yazı. Buyurunuz...
*
“Benim dikkatime çarpan husus şudur. 28/Şubat MGK tutanaklarının, 28/Şubat ile alakalı davaya bakan heyeti hakime önüne geldiğinde, bizim Milli Gazete de dahil, bütün yazar çizer takımının hep birlikte şu hayret nidasını koyvermeleri;
“AAA! Şu işe bak ayol,  Vallaha imzalamamış hoca, hayret !”... 
“Elbette ne sandınız ya?... Dört koalisyon kurmuş ve sonuncusunda makam-ı başvekaleti kendi uhdesine almış, Bülent Ecevit’le bir, Süleyman Demirel’le iki koalisyon kurup, bunların hepsinde Ekonomik kurul başkanlığını yürütmeyi bırakmamış bir Erbakan, ömrünün gece ve gündüzünü ülkemizin günü ve geleceğinin mükemmel olmasını düşünmek, çare bulmak ve en küçük fırsatta yürürlüğe koymakla yıllarını harcayan bir adamdı...
“Kendi süfli çıkarları için ilkelerinden ters yüz ederek vatan ve milletini üç paraya mı satsındı...         
“Erbakan Hoca’ya itimat edenler onun kabullenmediği bir şeyi imzalamayacağını bilmeleri gerekiyordu....
*
“Saadet Partimiz geçtiğimiz Pazar günü Sancaktepe’de İstanbul İl Divan toplantısını yaptı. Salonun kaç kişilik olduğunu tahkik ettim, 300 kişilikmiş. Ancak salon tamamen dolmuş ayakta kalanlar bir o kadar daha vardı. Bu çelik çekirdek asla siyasi hayatımızdan eksik olmayacak İnşaallah. Sayın Kamalak ayağında çarık elinde demir bir asa, bitmez tükenmez bir gayret, yorulmaya vakit bulamayacak süratle her yere koşuyor Allah yardımcısı olsun.
“Kendileriyle kapıdan girerken karşılaştığımızda, hafta içinde yaptıkları meşhur Trilyonluk dava için müdahil olacağız. En azından tarihe not düşmek için beyanlarının yapılmasının büyük bir isabet olduğunu, meseleyi küçümsemediğinin, ciddiyetinin ehemmiyetini sadece hukuki bakımdan değil, vicdanen de öneminin farkında olması, her türlü takdirin üzerindedir.
“Bu dava açıldığında Sayın Müftüoğlu bakanım ve fakir, ‘Eyvah bu büyük bir komplodur’ demiştik. Hocamızın vefatı senei devriyesinde bir iftarda Sayın Genel Başkan Mustafa Beyefendi’ye, “Hocam, bu siyasi bir davadır, çok uzun sürer, bundan dolayı parayı ödeyip davayı öyle sürdürelim” dediğimde, kendileri, “O zaman biz bu işi yaptık manası çıkmaz mı?” diye sormuştu. Orada bulunan diğer hukukçu arkadaşlar, “Yok hocam, bundan bir şey çıkmaz” dediler ve bizim teklif yerine getirilmedi diye naklettilerdi. Şimdi partide olup duran da, kopuşlarla gitmişlerde de çıt çıkmıyor...
“Buradan soruyorum, Mardin İl Başkanı kardeşimizin mahkumiyet kararını temyiz mahkemesi bozmuştu. Çünkü o arkadaşımız İl başkanı olmayıp, idare heyeti azasıydı. Yanlış yargılama yanlış kişiye hüküm! Bu bozulmasın da ne olsun? Bu hamur daha çok su kaldırır...”
*
Metin Hasırcı’nın yukarıdaki Erbakannamesine cabasından bir eklenti de bizden olsun...
Şener Şen’in “Namusluymuş namussuz” isimli bir filmi vardı. Pek hatırlayamıyorsam da, her türlü namussuzluğun belgeli gerekçeleri üzerine yapıştırılan adam, bir de bakmışlar ki, gerçekten namuslu olup, tüm etiketler de sahte imiş...
Demek ki gerçekte namussuz olanlar, Erbakanlarla Mirzabeyoğullarını namussuzlukla etiketleyenlerdir...
Şeksiz şüphesiz bu böyle. Hocamızın mekanı cennet olsun...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle