--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Eğreti at üzerine” hezeyanlar...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Eğreti ata binen tez inermiş. Körlerin sağırları ağırlaması misali, gazeteci takımıyla politikacı takımlarının da, anlaşmalı olarak zaman zaman kendi aralarında ödüllendirilmeye layık gördükleri namuskarlık, üstün performanslı, yılın başarılı sopranosu, ihracatta senenin en başarılısı ve bu sezonun gol krallığı vs,vs gibisinden alayı valalı merasimlerle kişilere takılan kulplar, özünde birer eğreti at niteliğini taşıdığından, günü gelip de yarı ömrünü tükettiğinde bunlar, çivilendikleri, muhkem yerlerinden sökülüler...

Hakan Şükür isimli top oyuncusu, Türkiye’nin olduğu kadar dışarıların da epeyi meşhurlarındandır. İsim yapmışlığına biraz da sahalarda amin çekmesinin, gol attığı zamanlarda yeşil çimenler üzerinde secdeye kapanmasının ve namazında niyazında bir Müslüman görüntüsü vermenin Türkiyeliler için tehlikeli olduğu bir zaman diliminde rahatlıkla iftar toplantılarına katılmasının da etkisi şüphesiz düşünülebilir...

Egemenliğin millete aidiyetine olan inanç ve itikadının Başbakan Tayyip Erdoğan’ı, Meclis’i millete açmaya zorlaması sonucu ilk aklına gelenlerden birisi, Hakan Şükür olmuştu. Bu arada topçulardan ayrı olarak popçular, hanende ve sazendelerin isimleri de kendisine önerilmiş olmasına rağmen Başbakanın gözü sanırız bunları pek tutmamış olacak ki, Meclis koltuklarında halktan bir tek Hakan Şükür görülmüştü...

Bu kadirşinaslık herhalde pek yeterli görülmemiş olacak ki, Hakan beyin adına ve mesleğindeki başarılarına, Meclis Koltuğunun yanında bir başka eklentinin daha yapılması düşünülmüş ve İstanbul’un birkaç semtindeki yeni yapılma stadyumlarından bazıları onun adına tescillendirilmişti.

¥

Siyasi kültürün örflerindendir, ikramiyeler, plaketler, senenin adamlığı, medyun-u şükranlık belgeleri ve devlet kuşu anlamındaki hediyeler ve isim levhalarının, her takımın kendi takım elemanlarını kollama ırkçılığından ötürü, birer eğreti at olmanın ötesinde bir kalıcılığı bulunmamaktadır...

Yanlış ata oynandığında, veren eller kırmızı kartlarını çıkarır ve emaneten takdim ettikleri atlarını anında geri alırlar. Ya da iktidarlar değişir, bizim eller gider gelen hariciler gidenlere olan hınçlarını, onlar tarafından lütfedilmiş hediyeleri geriye alarak çıkarırlar...

¥

Buna benzer bir başka eğreti atın geriye alınarak erişilen politik tatmin olayı Bursa’da yaşandı. 28 Şubat günlerinde Devlet Hazinesi tarafından Değirmenönü mahallesinde yaptırılan bir ilk mektebin kapısına isim olarak, Orhan Taşanlar ismi çakılmıştı.

28 Şubat bitip de, o dönemin felsefesine göre en başarılı idarecilerinden Bursa Valisi Orhan Taşanlar bir başka mahalle tayin edilince, yeni gelenler de emanet atı okulun kapısından dışarıya çıkarıverdiler...

¥

Sol ve sağ tarafların gazeteci örgütleri de usuldendir, her yılın kendilerine göre en başarılı gazetecilerini branşlarına göre ayrı ayrı derecelendirip birincilerine birer emanet at hediye ederler.

Ticaretçiler, sanayiciler, sahneciler, bozacı ve ayrancılar, bir tek umumi kadın pazarlamacılarını duymadık, ressamlar ve reklamcılar da ayni ölçümleri yaparak meslekdaşlarını derecelendirirler... Her sene yapılan bu değerlendirmelerle o sektörlerde kimler varsa, gönülleri alınarak her biri iyi günlerde kullanmaları için ayrı ayrı birer çift üzengi ile onurlandırılır...

Büyük ve önemli keşifler yapıp icatkarlıkta bulunan fen ve ilim adamlarının haricindeki henüz aklını başından şaşırtmamış politikacılar, ne kendilerine takdim edilen eğreti atları kabullenmeli, ne de finansman yükünü başkaları yüklenmiş kamu hizmet binalarına kendi isimlerini çaktırmalı...

Bir ara Yaşar beyin Çalışma Bakanlığı sırasında SSK tarafından Yalova’da bir işçi hastanesi yaptırılmış ve kapısına da “Yaşar Okuyan SSK Hastanesi” tabelası çakılmıştı. Sonra hastaneler birleştirilince tabela da değiştirildi. “Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi” oldu çıktı...

Galiba bir de Rize’de “Tayyip Erdoğan Üniversitesi” varmış. Günün birinde isminde bir değişiklik yapılırsa, başkalarını bilmem amma, şahsen üzülürüm. Hem de gerçekten ve de pek çok...

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle