--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çorap...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Çorap, bilindiği gibi sıradan bir çeşit ayak giyeceğidir. Ayak bacak melbusatı da denilebilir. Örülmesi, başa bela getirirken, eksikliği de yoksulluğa delalet eder... Çorap söküğü gibisinden üretilmiş bir deyim ise, belaların ve olumsuzlukların peşi peşine devamlılığı ifade için kullanılır...

Son günlerde ülkemizin üzerini kaplayan kara bulutlar, çorap söküğü gibi birbirlerini kovalıyor. Haberler hep bu minvalde, dolayısıyle insan tebdil havada hayır umduğundan, ferahlamak amacıyla biraz değişiklik arzuluyor. Mesela şöyle Maldivler’e kadar uzayıp sere serpe tabiatın oksijenleriyle güneşlerinden sıhhatlana...

Tebdilhava yoluyla sıhhatlanmanın ülke insanı için ne hayati bir ihtiyaç olduğunun idrakiyle bir takım işadamlarımız, bu ihtiyacı karşılayacak tabii mekanizmaların memleket dışındaki bolluğunu dikkate alınca, Maldivler’e takıldılar.

Maldivler’in biraz Endonezya ile Malezya’ya mesafe bakımından yakınlığından ve biraz da oraların Müslümanlı-Müslümansız halklarının bir arada sulh içinde yaşıyor olmalarından, Türkiye Müslümanlarının oralarda pek de yabancılık hissetmiyeceklerini düşünerek, çapayı atacakları noktayı oraya ayarladılar.

Yedi yıldızlı Maldivler İslami Tatil Köyü”...

Hemen kollar ve paçalar sıvandı, oralarda arazi ayarlandı, projeler çizilerek devre tatiller satışa sunuldu...

Amaç, Maldivler’i Hindular, Katolikler, Budistler ve gayri İslamilerden temizlemek ve Hind sularını Müslümanlaştırmaktı...

Biraz değişiklik, biraz ferahlamak isteğiyle tebdilhava mekanı arayan Müslüman Türkiyeliler de, bir aylık kısa bir zaman içinde bu projeye olumlu cevap vererek 90.000 adet devre tatil biletini satın almış denildi. 

Gidiş geliş bedava, ye iç, projeyi duala, oh ne ala mualla...

Geçenlerde bir gazete küpüründe rastladım. Jet-Fadıl nam yatırımcımız, Muhafazakar Müslüman Türkiye’sinde popülaritesi oldukça yüksek bir müteşebbis. Daha evvelini bilmediğim için otomobilcilikle işe başladığını zannediyorum. Kara talih ve olumsuz politik atmosfer, bu kişinin otomobil üretim projesini doğmadan öldürdü.

Sonraları Ege kıyılarından yükselen sesini duyduk. Padişahlara yakışır otelleri, capris sarayları devre mülkçülerle devre tatilcilerin yoğun talebine mazhar olmuşlar. Derken İstanbul Bayrampaşa’da yeni bir yedi yıldızlı olup, yatırımcıya açık devre mülkler pazara çıkarıldı.

Yatırımcı Müslümanlar capris’ten aldıkları devre mülklerini yine capris’in kendisine kiralamışlar. Capris de bu mülkleri daha önce tiko para pazarladığı müşterilerinin adına otele çevirip, kazandığı parayla capris’ten devre alan hisse sahiplerinin alacak hesaplarına yatıracak...

Gazetelerin, devre sahiplerine atfen yazdıklarına bakılırsa, bunların her biri yarıda kalmış. Alacaklı devre sahipleri de yedi sekiz aydan bu yana avuçlarını yalamışlar...

Bunlar bizi ilgilendirmiyor, kim bilir hangi din düşmanı Allahsız kitapsız dış güçlerin iftiraları da olabilir. Bu arada capris müştemilatından kendi yanında üç bin kişilik düşünülen bir müşteri caminin temeli de, madencilere  Bu ne biçim Müslümanlık’ diye haykıran Cübbeli Ahmet Hoca’nın eliyle atılmış...

Eskiden, tek partili dikta döneminde çoraplarımız kaçtığında analarımız dikiş kutularındaki tahta yumurtaların yardımıyla yırtık ve kaçıkları tamir ederdiler...

Şimdi modernizm devrindeyiz, çok partili demokrasinin nimetlerini gevişliyoruz. Analarımıza yumurta kullanmayı ayıptan saydırtan muhafazakarlık, çoraplarımızdaki kaçıklarla baş edemiyor...

Belki de Müslümanlıktan saydığımız Müslümansızlığımızdan...

Hamiş:

Capris, tabidir ki Türkiye’nin bir şirketi, yansın batsın istemeyiz. Sahipleri de Müslüman, müşterileri de. Kardeşlik hukuku ileri sürülüp de bankalara yapıldığı gibi hükümetten bir destek isteği vaki olduğunda, şiddetle karşı çıkarım.

Geçenlerde doktor üç kuruşluk bir aspirin yazmıştı. Elimizde iki tablet var diye hükümet, devlet, hazine her kim ise o Amir-i ita, hayır çekti, vermedi...

Zinhar haaa. Kimseler ırkçılığa kalkışmaya...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle