Çay ve simit üzerine gevezelik...
Un fiyatlarındaki artış ekmeği yukarıya zıplatmış. Üç-beş gün sonra İstanbullu ekmeğe 125 kuruş ödeyecekmiş.
Niceliğinde benzerlik bulunan fakat niteliği aynı kalan fiyatlar zemininde bir başka zincirleme tamlama hadisesi simit dünyasında görülüyor. Susamdaki bolluk fiyatları düşürürken, tersine tebbet, simitte fiyat artışına gerekçe gösteriliyor... Oysa, genel kuraldır, bolluk, fiyatları uçururken darlık düşürür.
İyi de, bu çapraz ilişki nereden...
Susamda yerli üretim toplam tüketime yetmiyor. Kural gereği, yerli susam krizi de fiyatları yükseltiyor. Aynen un fiyatlarındaki artışın ekmeği zıplatması gibi. Çünkü yerli susam darlığı yerli susamın fiyatını yükseltmiş...
Serbest piyasanın fiyatları terbiye edici aktörleri ki bunlar, mesleklerini Turgut Özal’dan talim ettiler, Çin diyarına giderek ucuz susam yüklü gemilerle geri döndüler. Böylece Türkiye’de susam krizinin kafasını ezdiler.
Ne var ki yerli susam, verim düşüklüğünden ötürü pahalılaşmıştı. Aktörler yerli ve temiz susamın yüksek fiyatını referans alarak bunu Çin malı yüksek GDO’lu susama bağlayınca, susam da kanatlanıp uçmaya başladı. Netice-i Kelam, simit ters kündeye getirildi ve ters yönden Sultanhamam kuralları gereği, başını bulutlara değdirdi...
Çoğu serhoş edip insan sağlığına zararlı “humuradın” yani alkollü müskiratın azının da haram olduğunu biliyoruz... Elimizde menşemetre ya da menşematik yok... Simitteki susam ile helvadaki tahinin yerliliğinden emin olamıyoruz. Ya çıkarsa Çin işi oldukları! Yüksek dozlu GDO’lu olup olmadıkları şüpheli...
Haydin bakalım. Oturalım kıçlarımızın üzerine... Ekmek peynirle kanaata kalkışsak, biri kazık, diğeri kirli. Peynirdeki kirlilik, ineğin yeminden...
Sade simitle iktifaya kalkışsak, hani bunun sertifikası...
•
İslâmın şartlarını üç-beş ilke ile tamamlayıp gidiyoruz. Sahiden de beş altı kalemden mi ibarettir Müslümanlığın şartları...
Simitte sertifika, helâl sertifikası canım, kimin ve neyin şartlarındandır...
Protestanî Müslümanlık piyasada iyi satıyor.
Niceliğinde benzerlik bulunan fakat niteliği aynı kalan fiyatlar zemininde bir başka zincirleme tamlama hadisesi simit dünyasında görülüyor. Susamdaki bolluk fiyatları düşürürken, tersine tebbet, simitte fiyat artışına gerekçe gösteriliyor... Oysa, genel kuraldır, bolluk, fiyatları uçururken darlık düşürür.
İyi de, bu çapraz ilişki nereden...
Susamda yerli üretim toplam tüketime yetmiyor. Kural gereği, yerli susam krizi de fiyatları yükseltiyor. Aynen un fiyatlarındaki artışın ekmeği zıplatması gibi. Çünkü yerli susam darlığı yerli susamın fiyatını yükseltmiş...
Serbest piyasanın fiyatları terbiye edici aktörleri ki bunlar, mesleklerini Turgut Özal’dan talim ettiler, Çin diyarına giderek ucuz susam yüklü gemilerle geri döndüler. Böylece Türkiye’de susam krizinin kafasını ezdiler.
Ne var ki yerli susam, verim düşüklüğünden ötürü pahalılaşmıştı. Aktörler yerli ve temiz susamın yüksek fiyatını referans alarak bunu Çin malı yüksek GDO’lu susama bağlayınca, susam da kanatlanıp uçmaya başladı. Netice-i Kelam, simit ters kündeye getirildi ve ters yönden Sultanhamam kuralları gereği, başını bulutlara değdirdi...
Çoğu serhoş edip insan sağlığına zararlı “humuradın” yani alkollü müskiratın azının da haram olduğunu biliyoruz... Elimizde menşemetre ya da menşematik yok... Simitteki susam ile helvadaki tahinin yerliliğinden emin olamıyoruz. Ya çıkarsa Çin işi oldukları! Yüksek dozlu GDO’lu olup olmadıkları şüpheli...
Haydin bakalım. Oturalım kıçlarımızın üzerine... Ekmek peynirle kanaata kalkışsak, biri kazık, diğeri kirli. Peynirdeki kirlilik, ineğin yeminden...
Sade simitle iktifaya kalkışsak, hani bunun sertifikası...
•
İslâmın şartlarını üç-beş ilke ile tamamlayıp gidiyoruz. Sahiden de beş altı kalemden mi ibarettir Müslümanlığın şartları...
Simitte sertifika, helâl sertifikası canım, kimin ve neyin şartlarındandır...
Protestanî Müslümanlık piyasada iyi satıyor.


